HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

25.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

 “Kurumsallaşmış” sorunlar hayatı dar ediyor!

Eğitim, sağlık, sivil toplum, siyaset… Konunun ne olduğu fark etmiyor. Ada’nın üzerindeki çözümsüzlük bulutu, sis gibi her kurumunun üzerine çökmüş durumda desek; yanlış olmaz… Vatandaşlar hem Kuzey’de hem de Güney’de gündelik hayatlarında pek çok sıkıntıyla karşılaşıyorlar… Birikmiş kurumsal problemler irade gösterilip aşılamadığı için çoğu kez çözüm aramak dahi gerekmeyecek basitlikte sorunlar, vatandaşa hayatı dar ediyor…

Bir okur mektubuyla ulaşan “kan bulma” sıkıntısı da böyle problemlerden biri… Bu gibi sıkıntılarını dile getirmek isteyen tüm Adalılara bu köşenin her daim açık olduğunu hep söylüyoruz… Aradan çekiliyor, sizleri bizzat sıkıntının ceremesini çeken vatandaşla baş başa bırakıyorum:
Kan meselesi…

Anlaşılan kan meselesi Ada’nın ortak sorunudur.

Kuzey’de kan sorunu olduğu sürekli dile getirilir. Hükümetlerin ömrü kısa süreli olduğu için Sağlık Bakanları sürekli değişir. İstikrar olmadığı için de sorunlar sürüncemede kalır. Bu nedenle de durum daha kötüye gider. Şimdiki Sağlık Bakanı da işi avcılara havale etmeye çalışır. Dolayısıyla yine bir şey olmayacağını söylemek hayalcilik olmaz.

Sağlık Bakanları sürekli değişmesine rağmen Thalassaemia (Türkçesi Talasemi) Derneği yönetimi neredeyse hep aynı kalır veya hep aynı kişilerin etkisinde kalır.

Onlar da kendi çaplarında siyaset güttüğü için kendilerini hiç sorgulamazlar. “Bu kadar yıldır bir arpa boyu yol alamadık, biz bırakalım da belki başkaları gelir de bir şey yapar” diye düşünmeyi de beceremezler.

Demokrasi, çıkar çatışması nedir bilmedikleri gibi, Dernek Tüzüğü’nden de haberleri yoktur. Hekim tarafından mağdur edilen üyelerine sahip çıkacaklarına, kendi kişisel çıkarları doğrultusunda hekime arka çıkmayı yeğlerler.

İşler böyle olunca, tabii ki, gelişme olması beklenemez…

Kuzey, Güney her yer aynı!

Kuzey’de işler böyleyken Güney’de durum nedir?

Kalp sorunu olan bir arkadaşa yeterince kan verilmediği için Güney’deki Talasemi Merkezi’ne başvurduğumuzda, benim dikkatimi çeken ilk husus hastaların kan bankası ile hiç muhatap olmamalarıydı.

Kuzey’de hastalar kan bankası ile muhatap bırakıldıklarından sürekli “Kan yoktur, kan yatırın” talepleri ile karşı karşıya kalıyorlar.

Güney’de de kan sıkıntısı olduğunu biliyordum. Ancak kan günlerim yılda ancak bir yada iki kez aksıyordu. Özellikle de kan bankası ile muhatap olmadığım için bu durum kötü değildi.

Bu yılın başlangıcında da yine benzer bir durumla karşılaştım. 2017’nin ilk haftası kan almaya gittiğimde, kan olmadığı söylendi. Bu arada, Merkez’e fakslanan listeden birçok kişinin kan alamayacağını anladım.

Talasemi hastalarının suçu ne?

Fakat aynı günlerde, Cyprus Mail Gazetesi’nde çıkan bir yazıda, Güney’de rekor sayıda kan toplandığından bahsediyordu. Yani kan vardı, sadece Talasemi hastalarına verilmiyordu. Yazının bağlantısını bir tweet ile Sayın Anastasiadis’e duyurmaya çalıştım. Ancak dikkate alınmadı.

Dün kan almaya gittiğimde söz konusu yazıyı birkaç Talasemi hastasına gösterip derneklerinin bir şey yapmasını talep etmelerini istediysem de bir sonuç alamadım. Bazılarının söylediğine göre onların derneğinde de iş yok.

Bu arada, Kuzey’de olduğu gibi Güney’de de Kan Bankası’nın özel kliniklere ücretsiz kan verdiğini öğrendim. Klinikler bunu ücretlendiği için de Devlet onları sübvansiye eder durumdadır. Ekonomik kriz durumunda bunun yapılması ne adil ne de mantıklıdır.

Güney ile dinimiz ve dilimiz farklı olsa da, siyasetimiz çok benziyor. Siyasetçilerin çıkarları da her şeyin üstünde görünüyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.