KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

16.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Lokmacı’da saat kaç? Bir telin  ayırdığı adada saat farkı oluyor…

1955’den beridir devlet politikası Enosis’i engellemeye kurgulu. Halen şartlar değişse bile bu önemli bir olgudur… Oysa uluslararası antlaşmalar hem Enosis’i hem de Taksim’i yasaklıyor… Ülkede iki toplum arasında diyalog olsun diye 23 Nisan 2003’de kapılar açılıyor. Hatta iki toplum arasında kalıcı çözüm olsun ve sınırlar kalksın diye 24 Nisan 2004’te BM öncülüğünde eş zamanlı olarak iki halkın katılımıyla referandum yapılıyor. Yıllardır çözüm devlet politikası. Tüm bunların ışığında düşünüldüğünde Türkiye’de saatlerin geri alınması ve buna ülkemizin karar vericilerinin hemen ayak uydurması biraz tuhaf görünüyor… Cumhurbaşkanı Akıncı haklı olarak “Türkiye’nin vilayeti değiliz” şeklinde tepki gösteriyor… Bunun müzakere eden Cumhurbaşkanı’nın elini zayıflatmasının yanı sıra bağımlı görüntüsündeki KKTC’nin eşitlik taleplerine bile zarar verebilir… Bu işin siyasi boyutu… Belki de en can alıcı yönü… Lakin çözüm siyaseti eğer terk ediliyorsa o zaman bu saat farkı “dondurmalı ekmek kadayıfı” gibi!

Eşitlik tezimize son dakika golü!

Yıllardır ülkemiz ve Türkiye eşitlik vurgusuyla bezenmiş çözüm siyasetiyle uluslararası toplumun önüne çıkıyor… Bu karar alındığında basit görünen durumun biçimsel düzeyde bile olsa savunulmasında mantıklı bir açıklama yapılamayabilir… Bu tür kararlar hali hazırda rakip olduğumuz Rum liderliği tarafından kamu diplomasisi yoluyla dilediği gibi kullanabilir… Kaldı ki ahalinin arasında bile bu tür kararlar siyasetin meşruiyet sorunu yaşamasına yol açabilir… Yıllardır Kıbrıslı Türklerin bu ve buna benzer hassasiyetlerinin ikincilleştirilmesi yüzünden en büyük zararı Türkiye görüyor… Buradakiler için olayı açıklarken Türkiye böyle istedi deyip işin içinden sıyrılmak artık kabak tadı veriyor… Dahası artık böylesi açıklamaların halk nezdinde bir karşılığı yok… Siyasetin kendi halkına yabancılaşmasına yardımcı olmak dışında hiçbir işlevinin olmadığını söylemek fazla kaçmaz… İşin bir de sosyal yönüne bakalım… Düşünün ki Ledra Palace sınır kapısından veya Lokmacı’dan geçiyorsunuz 30-40 adım sonra saat farkıyla karşılaşıyorsunuz… Ya da tam tersi… Bu tür kararlar alınırken siyasetçilerin basit, somutve pratikteki sonuçlarını da düşünmeliler… Ada değil de sanki aramızda dağlar ve denizler var…

Müzakerelere balans ayarı

Ülkemizi birleştirmek için halkın Cumhurbaşkanı’ndan beklentisi mevcut dosyaları müzakere etmesi ve “barış” taslağının hakkaniyetle ortaya çıkarılmasına öncülük etmesidir. Bu kararla müzakere edilen şeyin yani dikenli tellerin kaldırılması, eşitliğe dayalı bir antlaşmayla ülkenin uluslararası toplum içine alınmasıyken yeni bir tartışma konusu ortaya atılıyor… Artık müzakerelere saat farkı tartışması da eklenebilir… Bunun da kendi mantığı içinde savunulması gayri doğal bir raddeye varabilir… Kendimizi Cumhurbaşkanı yerine koyup empati kuralım… Ülkemizi birleştirmek istediğimiz komşularımızla bu küçük adada saat farkı kuruyoruz… Bunun normal yollardan anlatılması ve insanların ikna edilmesi hayli güç görünüyor…

Türkiye’den fark mı olsun?

Elbette hemen bunun üzerine şu sorular ileri sürenler olacak… Aramızda deniz olan ama et ve tırnak gibi olduğumuz “anavatan” ile saat farkımızın olmasını mı savunuyorsun? Yukarda anlatıldığı gibi coğrafyanın bütünleşik ve doğal olarak kurguladığı ama siyasi sebeplerle bölünmüş bir adanın içinde saat farkının olması daha mı doğru olur? Öyle ki Kıbrıslı Türkler açısından görüntüde bile olsa bu saat farkının Türkiye ile olması birçok açıdan daha olumlu sonuçlar doğurabilir. Tersi zaten yazıldığı gibi negatif göründüğü aşikar… Her şeyden önce coğrafya gerçeği ve mevcut siyasi durum açısından saat farkının adanın içinde olmaması Kıbrıslı Türklerin birçok sebepten ötürü yararınadır… Türkiye yeni bir karar alırken elbette milli sorun olan Kıbrıs’ı düşünerek bu kararı almış değildir… Ancak siyaseten Kıbrıs’ın birleşmesinden korkan, ihtiyatlı bakan siyasi anlayışların bu fırsatı ganimete çevirmesinin önünü de almak gerekiyor… Bu olgu Kıbrıslı Türkleri gerçek anlamda zor durumda bırakacak basit görünen ama önemli bir konudur… Yol yakınken bu saat meselesini bir daha düşünelim…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.