Cyprus Today sol
  • 22 Ocak 2018, Pazartesi 8:36
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

MeHaPe’nin krizi, zihniyeti ve idari kısırlıkları!

Bugün konumuz Türkiye. Daha doğrusu Türkiye’nin milliyetçi kesiminin partisi konumundaki MHP ve dolayısıyla o tabanın özellikle son birkaç yıldır yaşadığı dönüşüm ya da değişim. Bizim buralarda “Dörtlü

Koalisyon” kurma tartışmaları yaşanırken “şimdi bunun sırası mı?” diye sorabilirsiniz. Makul bir soru ancak, bazen bizim bazı “iç meselelerimizi” fazla abartmamak gerek. O bir şekilde hallolur. O yüzden gelin bugün dikkatimizi Türkiye siyasetine verelim.

MHP’nin oturduğu sacayağı

MHP uzun yıllardır Türk siyasal hayatında üçayak üzerine oturuyor… Ayaklardan birincisi Orta Asya’dan gelen Türklük fikriyatı, ikincisi Anadolu kültürü ve üçüncüsü de İslam. Bu üçayağın birisini diğerlerinden ayırmaya veya öne çıkarmaya kalktığınız anda Türk milliyetçiliğinin sıkıntıya gireceği bilinen bir hakikattir. Bu üçlünün rahmetli Türkeş döneminde başarıyla hayata geçirildiğini ve bir anlamda reforma uğramadan sürdürülebilir bir kimlikte dengeli bir şekilde varlığını sürdürdüğünü görmek mümkün. Ancak küreselleşmenin yarattığı çeşitli olumlu ve olumsuz etkilerle birlikte, Türk milliyetçiliğinin en önemli siyasi merkezlerinden biri olan MHP’nin kendini yeniden anlamlandırma ve var olma kaygısı yaşadığını görebiliyoruz. Uzun ara Devlet

Bahçeli liderliğinde yürütülen politikaların geçen bu yıllar itibarıyla kendi iç krizini derinleştirdiği ve bugünlerde de ortaya koyulan yeni söylemlerle aslında MHP’nin geniş milliyetçi kesimler üzerindeki etkisini her geçen gün biraz daha kaybettiği söylenebilir. Uzaktan bakınca çok net görülüyor ki; Türkiye’deki siyasal hayat içerisinde milliyetçilerin serüveni ile MHP’nin serüveni ayrışmaya ve hatta birbirinden kopmaya doğru yönelmektedir.

Meydanlara ip atan MHP liderliği ve coğrafik oy dağılımı

Hatırlayın, bir dönem Bahçeli miting meydanlarına kürsüden ip atarak halkın duygularına tercümanlık yaptığını iddia ediyordu. Aslında küresel iletişim akışının etkisindeki gençlerin büyük çoğunluğuna herhangi bir mesaj vermek bir yana, böylece onlardan tamamen kopmaya başladığını gördük ve yaşadık. MHP’nin Türkiye’nin toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi dinamiklerine ilişkin yaptığı okumaların büyük çoğunluğunun 1970’lerden ödünç alınan bazı sloganlardan ibaret olduğunu ve bu okumaların dinamik bir siyasal yaşama ilişkin hiçbir önermede bulunmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.

MHP’nin içinde bulunduğu siyasi krizin Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde yansımaları da son derece çeşitli ve art arda milliyetçi kitlelerden kopuşa dair birçok özeliğe sahip. Örneğin Orta ve İç Anadolu’da MHP yukarıdaki üçlüden İslamcılığa vurgu yaptığında diğer iki özelliğinden kolaylıkla koparken aslında bu kimlik tekilliği Ege, Marmara ve Akdeniz’e farklı yansıyabiliyor. MHP’nin bir dönem Akdeniz ve Ege’deki oy kalıplarına bakıldığında yukarıdaki sacayağından kendi içinde bir iç denge kurulduğu zaman başarılı olduğu ve oy grafiğini artırdığını söylemek mümkün. Bugünlerde MHP’nin AK Parti ile kuracağı söylenen ittifakın aslında MHP açısından bir yenilenme ve kendi kimlik krizini açma konusunda belli bir yardımı olabileceği söylenebilir. Ama bununla birlikte MHP’nin klasik sacayağındaki kendi özel dinamiklerinin iç enerji ortaya çıkarılamaz ve bahsettiğimiz denge kurulamazsa, partinin milliyetçi kitlenin adresi olması konusunda son derece büyük sıkıntılar yaşaması muhtemeldir. MHP’nin daha Türkeş’in sağlığında yapması gereken yenilenme ve reform çabasına uzun Devlet Bahçeli döneminde girişememesi, klasik seçmen kitlesinden yavaş ama kararlı biçimde kopuşlar yaşayışı bu yeni ittifakla birlikte hız kazanabilir.

20. asırdaki ittifak girişimi ve Bahçeli’nin sıkıntısı

Partinin 12 Eylül sonrası koşullarda MÇP adıyla faaliyet gösterdiği 1980’li yıllarda epey dile getirilen ama ancak 1991 seçimlerinde uygulamaya konan bir ittifak vardı. Refah Partisi lideri Erbakan ve Türkeş, yanlarına IDP (Islahatçı Demokrasi Partisi) ve Aykut Edebali’yi de alarak seçimlere girdiler. Karizmatik Türkeş’e rağmen hareketin kitlesini kaybetmeye başladığı ve sonraki seçimlerde de bu kesimlerin bir bölümünü Refah Partisi’nin kazandığını alınan oylar ve seçmen davranışları üzerinden okumak mümkün. O dönemi yakından takip edenler bu ittifakın kurulmasına karşı çıkanların başını Bahçeli’nin çektiğini de hatırlarlar. Bugün aynı Bahçeli, partinin Türkeş’ten sonraki lideri olarak yapması gereken yenilik ve reform çabalarına girişmesi bir yana parti içinde demokratik bir yarıştan bile korktuğu ve oturduğu koltuğu korumak adına her türlü siyasi arayışa yönelebildiği gibi bir intiba yaratmış durumda. Doğrusu Bahçeli’nin siyaset ve muhalefet yapma biçimiyle ilgili birçok şey söylemek mümkün. Ama en önemli sıkıntısı milliyetçiliğe dair referanslarının şablonlarla sınırlı kalması ve

Türkiye’nin ekonomik-sosyal değişimine ilişkin ciddi bir yenilenme arayışına dahi girmemesi.

Dolayısıyla MHP’nin milliyetçilik üzerinden yakınlık kurduğu, temas ettiği çevrelerden, klasik tabanından uzaklaşması, olası bir ittifak içinde yer almak dışında kendi başına bir alternatif öneremediği şeklinde kısır bir görüntü sergilemesi Türkiye siyasetinde ilginç sonuçlara gebe olabilir. Ve sonuçta “Anavatan’da pişer, bize de düşer”. Türkiye’de siyasetin, hali hazırdaki kalıplarındaki kırılmaların muhakkak Kıbrıs’a da etkileri olacaktır. Bekleyip göreceğiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 27 17 7 3 33 58
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 27 16 5 6 19 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 27 14 7 6 20 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 27 13 2 12 3 41
7 BAF ÜLKÜ YURDU 27 10 8 9 13 38
8 LEFKE TSK 27 11 5 11 10 38
9 CİHANGİR GSK 27 10 6 11 -1 36
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 27 11 2 14 1 35
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 27 9 7 11 -1 34
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 27 10 2 15 -24 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 27 7 7 13 -16 28
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 27 5 8 14 -28 23
15 YALOVA SK 27 5 7 15 -18 22
16 OZANKÖY SK 27 4 7 16 -34 19
yukarı çık