Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

28.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Milli güvenlik sorunumuz: Yalakalık!

Ülkenin bugünden itibaren bir numaralı sorununun yalakalık olduğunu ilan ediyorum! Milli savunma yalakalık hattının yıkılmasından geçer! Bu yüzden ülkede kimse işini yap(a)mıyor durumda… Sanki yalakalıktan “paralel devlet” kurulmuş!

Adam yağcılık yapıyor… Her türlü maskaralık üzerinde… Edindiği unvanların çoğu ilk cümledeki vasfı yüzünden kendisine veriliyor… Dahası memleketin hiçbir yerinde kimseyle arkadaşlığı yok… Yol arkadaşlığı bile yapmayı bilmiyor… Bildiğiniz mendebur vaziyette… Kime sorsanız kuş uçmaz kervan geçmez deyip yürüyor…

Ülkenin temel sorunlarından biri de yağcılığı seven iş aleminin öne çıkması… Bakıyorsunuz; iş dünyasında rekorlar kıran bir konumda olmasına rağmen yağcılığa zaafiyeti oluşuyor… Ülkenin siyasetçisi dar alanda kısa paslaşmalar yapmak durumunda olduğundan, onu bir yere kadar anlarım… Lakin iş adamlarının etrafında yalaka halkası oluşmasına ne gerek var?! Bildiğiniz gibi değil… Yalakalık iş insanlarına erişmenin “kırmızı pasaportu” gibi… Ülkesine ve onun sektörlerine yapılması gereken katkı yerine öncelik yıkama, yalama ve yağlama… Buna alışınca da karşılarına farklı davranan çıktığında paniklemeler… Bu arada yalakalık rüzgarından ötürü çoğu zaman memleketin çalışkan ve üretken insanları da bir köşeye itiliyor… 

Yalaklık, en çok onu yutana zarar verir!

Peki bütün bunlar neden yapılıyor? Düşündüğümde mantıklı bir şey bulmak mümkün değil… Bu kadar içi boş bir rol için zaman harcayanlara üzülmek bile olmuyor… Buralarda eskiden yalakalık yerine yağcılık biliniyordu… Yine de eskiden yağcılık seyrekti… Ama şimdilerde yalakalık yoğunluk kazanıyor… Yalakalık tümen tümen… Hatta buna ada boyu yalakalık demek mümkün…

Peki bu durum en çok kime zarar veriyor? Yalakalık yapılana… Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, yalakalık yapılanın aslında gerçekte böyle bir ihtiyacı yok… O zaman insanın ihtiyacı olmayanı satın alması bir tür kazıklanmak manasına da geliyor… Sorduğunuzda bugün keyfin neden yok? Yalakalıktan kazıklandım… Nasıl yani? Tam da böyle bir şey yalakalık… İhtiyacınız olmayan soyut bir ürün olan yalakalık kazıklanmak için bire birdir… Yalakalık satmak aslında buzullarda buzdolabı pazarlamaktan bile zordur… Yalakalık alan, satandan daha müşkül durumda…

Yalakalık bir ustalık işidir… Adam zaten tek meziyet üzerinden gidiyor ve başarıyor… Yeteneği tek ürün üzerinden uzmanlaşma… Bu tek tip uzmanlıktan yükselenler çok… İhtiyacı olmayana bu hizmeti ihtiyaç diye yutturmak bir başarı öyküsüdür…

Bu üzerinde düşünmeye değer yanlar taşıyor… Yalakalık muhabbetinin mutlaka Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden farklı bir silsilede açıklanması gerekiyor… Yani yalakalık alanın ihtiyaç silsilesi değişiyor… Bunu ilk fark eden de yalakalar oluyor… Yani pazardaki açığı fark etmek de belli bir zeka gerektiriyor… Burada gizli bir mantık da yatıyor… Evet… Yalakalık alan, satandan daha akılsız… Yalakalık satanın daha akıllı olduğunu ve aslında alanı ahmak yerine koyduğunu söylemek mümkün…

Bundan sonra yalakalık alırken bir daha düşünün… Etrafınızda bu tür başarı öyküsüne sahip onlarca insan bulunuyor… Yani ihtiyacınız olmayan bir şeyi allem edip güllem edip size kakalıyorlar…

Memleketin en sefilleri…

Eskiden yalakalık yapanlara kızıyordum… Artık alanlara kızıyorum hatta acıyorum… Memleketin en sefilleri kimler? Yalakalık alanlar… Bana yalakanı söyle sana nasıl bir adam olduğunu hemen söyleyeyim… Yalakalık eskiden kızılması gereken bir şeyken şimdilerde revaçta… Acaba yalakalık halinin de çıraklık, kalfalık ve ustalık evresi mi bulunuyor? Bu konuda yalakalık alanlar aslında önceleri satanlar mıydı? Şimdilerde artık statü yükseltmişler… Yani statü yükselmiş ama hafıza kartı yerinde duruyor… Buruk bir durum…

Yalakalık üzerinde düşünmeye devam edeceğiz…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.