HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

08.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Palavra!

“Kıbrıslılar, bizim idare ettiğimiz diğer halklardan daha fazla ‘palaver’ (palavracı)”*
Bu cümleye G. Fairfield’in Haziran 1882 tarihli parlamento dokümanlarında rastlıyoruz…

Palavra İspanyolcadan dilimize giren argo bir sözcüktür… Sözlükten okuduğumuzda palavra, herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber; uzun ve boş konuşma, martaval… Kısacası palavra hayatımıza şimdilerde giren bir söz değil… Görüldüğü gibi sömürgenin ilk yıllarında görevli İngilizlerin gözlemlerinde ve raporlarında bile bulunuyor… Hatta diğer sömürge halklarından bile fazlası varmış bizim buralarda…Yani Hindistan’dan, Nijerya’dan, Zimbabwe’den, Uganda’dan, Malta’dan bile fazla “palavra”cılığımız varmış… Yanlış anlaşılmasın Türk’ü, Rum’u; tüm Kıbrıslılar için bu palavracılık nitelemesi yapılıyor… Öyle miyiz değil miyiz? Bilemem… Lakin bu durumun siyasi kültürümüzdeki yerinin de önemli olduğunu bilmekte yarar vardır…

Halk da mı seviyor?

Siyasetin belki de bir yönünün“palavra sanatı” olduğunu bile söylemek mümkün… Bu anlamda halkın da palavrayı sevdiğini bile söyleyebiliriz… Palavranın hayatımızdaki yeri çok eskiye dayandığına göre bunun üzerinde düşünmek lazım…

Kıbrıs Türkleri 1878’den beridir siyasi eşitlik ve varlık kavgası veriyor… O yıllarda sömürge dönemi anayasa çabalarında Kıbrıs Türk münevverleri varlık ve kimlik mücadelesi veriyor… Kısacası o günlerde Rumların siyasi ve dini önderleri de Enosis talebiyle yeri göğü inletiyordu… Bunlar arasında kim haklı kim haksız ayrımı yapmak yazının konusuyla ilgili değildir…

İngiliz sömürge yönetiminde çok zor şartlarda varlığını koruyan Kıbrıs Türkleri 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyetine ortak oluyor… Sömürgecilik tasfiye ediliyor ve göreceli bir bağımsızlık bu iki halk üzerinden Kıbrıs’a veriliyor… Palavra konusu dışarıdan sömürgeciler tarafından tespit edilen bir halden yapısal hale dönüyor… Yani bağımsızlığın sahibi Kıbrıslı Rumlar ve Türkler oluyor… Böylece idare palavracıların eline kalıyor…

Sıkıntılarımızın anonim kaynağı

Palavra diğer sömürgelerden fazlasıyla bize ait bir şey olduğuna göre acaba içinde bulunduğumuz sıkıntılar biraz da bu anonim geleneğimizden kaynaklanıyor olmasın? Kıbrıs bağımsızlığı elde ederken ve cumhuriyet olurken İngiliz kolonyalistler palavracılığımızın devletin başına geleceğini de düşünmüşler miydi? Öyle ki bu terimin halkın içinde öne çıkan ve idarede yer alanlar için söylendiğini sanırım bilmeyen yoktur… Meselenin palavracılık boyutu gerçekten önemlidir… Öyle ki Makarios’un daha göreve gelmeden seçimler sırasında 13 Aralık 1959’da ilan ettiği şey aslında palavranın anasıydı. Kıbrıs’ta idarenin 800 yıldır ilk kez Rumların eline geçtiğini söylemişti!

Yani bu hem palavra hem de bizler için bir itiraf! Bugünlerde yine müzakerelerde siyasi eşitlik konuşuluyor… Makarios ortaklık devletine cumhurbaşkanı seçilirken konuya bakışı ortada… Yani Kıbrıs bağımsızlık kazanıp sömürgeden kurtulurken palavracılardan maalesef kurtulamıyor… Tabi memleketin yegane palavracısı Makarios değildir…Onu sadece sembol ve kurucu cumhurbaşkanı olduğundan etiketlemek istedim…Yoksa içimizde de palavracı siyasetçi çokça vardır…
*C. W. J. ORR, Kıbrıs: İngiliz Egemenliği Altında, (çev. Ali Çakıroğlu), Galeri Kültür Yayınları, Lefkoşa, 2013.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.