Cyprus Today sol
  • 15 Ocak 2018, Pazartesi 8:49
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Sen Neymişsin Be Statüko!

Sanki hiç yaşanmamış gibi ama geçen hafta ülkemizde bir erken genel seçim yapıldı. “Erken” liği bir yana “seçim”liği epey tartışılır. Erken seçimden ziyade “ergen” bir seçimdi. İçi boş bir özgüvenle pozlar, ancak bir yeni yetmenin girişeceği ve hafif bir tebessümle karşılanabilecek haller. Ne ciddi bir proje ne özgün bir fikir... Herkesin ciğerine kadar sinmiş bir apolitiklik!...

Ne konuşuldu tüm o propaganda döneminde? Şöyle bir filmi geriye doğru sarmaya kalksanız aklınızda kalan can alıcı bir cümle var mı? Yok! Çünkü seçim öncesi sadece bazı sayılardan, rakamlardan konuştuk. Seçmen sayısı, dağıtılan arsaların sayısı ve bir başkanın banka hesaplarındaki paranın miktarı...

Yanlış anlama olmasın, muhalefetin bunları gündeme getirmesi değildi sorunumuz. Tam tersi, bu kadar can alıcı, bu kadar tüm toplumu ilgilendiren konuları bile layıkıyla tartışamadılar. Yakıcı birer gündem maddesi haline getirip iktidarın avuçlarının arasına bırakmayı başaramadılar. Bu ülkenin nüfus yapısıyla bu şekilde oynanmasının içeride yaratacağı sorunları, uluslararası alanda verebileceği sıkıntıları basit bir dille anlatamadılar bile. Aynı iktidar yetkilileri gibi pozdan poza girilen ama sade suya tirit olmaktan bir adım öteye geçemeyen kısır analizler yapıldı sadece.

“Prekarya” ordusuna seslenen hiç olmadı!

Siyasetçiler toplumun yapısının, farklı kesimlerin farklı sorunlarının bile farkında olmadıklarını ispatlamak için çabaladılar sanki. Mesela ülkemizdeki çalışan kesimin içerisinde önemli ve hatırı sayılır bir orana tekabül eden üniversitelerdeki “prekarya” ordusuna seslenen tek bir parti maalesef görmedik. Üstelik işin tuhafı tüm partiler içerisinde mebzul miktarda akademisyen aday mevcutken. Gelecek endişesi içinde kıvranan ve aynı zamanda entelektüel anlamda ülkemizin de istikbali olan bu gençlere tek bir parti bile seslenmedi… Oysa bu kesim endişeli ve bilinçli ama son derece önemli bir gruptur.  Emin olun ki kendisini temsil eden bir aday olmaması sebebiyle bu gençlerin oy vermemesi kadar normal bir şey olamaz. Bunlar yanlarına gittiğinizde size siyaseti nasıl olması, yapılması gerektiğini de anlatacak insanlardır.

Boykotçuları hakikaten anlamak isteyen var mı?

Bütün bunları anlamayan, anlamaya çalışmayan tüm siyasetçiler, yorumcular ve kanaat önderlerinin, bu seçimlere çok dikkat çekici oranlara ulaşan ve böyle giderse önümüzdeki dönemde sayıları daha da artabilecek olan boykotçuları analiz edebileceklerini sanmıyorum. Boykotçu kesimler hakkında yaptıkları yorumlardan anladığımız o idrak noktasından epey uzakta oldukları. Kendilerine naçizane bir tavsiye: Boykotçular aleyhine kamuoyu önünde aleyhte cümleler kurmadan önce bir destur çekin. Tabii şayet boykotçuları anlamak istiyorsanız ve bu konuda samimiyseniz...

Muhalefetin, en başta da sol siyasetin, anlaması gereken bir şey var: İçinde bolca “statüko” sözcüğü geçmesi söyleminizi, eleştirilerinizi, perspektifinizi anlamlı, etkileyici ve en önemlisi hakiki yapmıyor. Siyasal partilerin yaptığı statüko veya rejim tartışmaları UBP ve Denktaş ile sınırlı olduğu için maalesef yanlış bir çıkarım yapılıyor. Evet statükonun öne çıkan ana uygulayıcılarından birisinin adresi UBP’dir. Lakin statükoyu UBP veya Denktaş ile sınırlı tutarsanız mutlaka sisteme dair girdilerinizde eksiklik olacağı gibi tahlilleriniz de eksik veya yanlış olacaktır. Büyük sözler söyleyeme gerek yok. Basit olarak seçimler sırasında UBP karşısında muhalefet ederek oy toplamaya çalışan partiler sırf bu partiye karşı söylediklerinden ötürü boykotçuların sayısını artırdıklarının farkında bile değiller!

1990’larda Boykotçuluk ve solun yükselişi: Derinya ve Aplıç?...

Bu arada hatırlatmakta fayda var. 1990 seçimlerinden sonra CTP’li ve TKP’li vekiller mazbatalarını almadılar ve sonrasında KKTC Meclisinde vekillikleri düşürüldü. Ve nihayetinde UBP bu vekillikler için seçim yaptı. CTP ve TKP düşürülen vekillikler için yapılan seçimi de boykot etmişti. Sonunda ne oldu? Kısa bir süre içinde UBP daha adil bir seçim yapmak zorunda kaldı ve CTP de esas yükselişini sonraki seçimlerde yapmaya başladı. Yani boykot etmek siyasal partilere kaybettiren değil kazandıran bir şeydir aynı zamanda… Peki somut soralım! Derinya ve Aplıç sınır kapılarının sembolik olarak açılması hususunda muhalefet partilerinin herhangi birinden farklı bir önerme işittiniz mi? Kıbrıs sorunu konusunda statükoyla kavga edecek bir eylemlilik halinde bir politika izleyen bir siyasal parti seçimlerde var mıydı? Seçimlerin arifesinde verilen yeni ve abartılı yurttaşlıklar hakkında sıradan açıklamalar dışında ortaya bir iddia ve eylemlilik koyan oldu mu? Uluslararası toplumun aklında kalacak ve Kıbrıslı Türklerin de vicdanına dönük olarak yeni yurttaşlıklar hakkında ciddi bir yüklenme gördünüz mü? Görmedik.

O halde rejimi veya statükoyu değiştireceğinize ilişkin ciddi bir eylem ve söylem içine girmeden sırf UBP ile sınırlı bir kavga yaptığınızda birilerinin boykotçu olarak ortaya çıkıp sandığa gitmeyi reddetmesi gayet doğaldır. Bundan ötürü boykotçulara kızmak yerine bin defa teşekkür edilmeli. Seçimleri boykot ettiler ve tüm siyasetçilere, siyaset yapma biçimlerinin yanlış, demode, manasız, günün gereklerinden çok uzak olduğunu hatırlattılar. Ders alınırsa ne âlâ! Özellikle sol siyaset oturup dersine iyi çalışmazsa, bugün dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi koşullara adapte olup bu boşluğu doldurmayı başaran sağ popülizmin yükselişini hayretler ve yakınmalar içinde seyredebilir.

Bir seçim yaşadık işte. İçinde siyaset yoktu. Bunların yanına bir de sandıktan çıkan yüzde oranı çok yüksek geçersiz oyu ekleyin. Bunların da hesabını statükodan mı soralım? Sen neymişsin be statüko!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 27 17 7 3 33 58
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 27 16 5 6 19 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 27 14 7 6 20 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 27 13 2 12 3 41
7 BAF ÜLKÜ YURDU 27 10 8 9 13 38
8 LEFKE TSK 27 11 5 11 10 38
9 CİHANGİR GSK 27 10 6 11 -1 36
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 27 11 2 14 1 35
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 27 9 7 11 -1 34
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 27 10 2 15 -24 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 27 7 7 13 -16 28
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 27 5 8 14 -28 23
15 YALOVA SK 27 5 7 15 -18 22
16 OZANKÖY SK 27 4 7 16 -34 19
yukarı çık