Cyprus Today sol
  • 16 Haziran 2017, Cuma 8:32
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Şener Levent: ‘Akdenizli Jean Paul Sartre’

Şener Levent muhalif duruşuyla “Akdeniz”li Jean Paul Sartre olurken, edebi ve taşlama yazılarıyla rahatlıkla milenyumun “Charles Dickens”ı, klasik ve düz okursanız Afrika’nın “son mohikanı” olabilir… Sovyet döneminde üniversiteyi Moskova’da okumasının yarattığı tüm edebi ve tarihsel zenginliği üzerinde taşıyan Levent’in önce “Avrupa” sonra da “Afrika” gazetelerinde memlekette muhalif gazeteciliğin özel bir örneğini sergiliyor… Kıbrıs’ın iki yarısında da okuyucuları bulunan Levent, belki de iki tarafta da eş zamanlı olarak “Basın Ombudsmanı” olacak yegâne kişidir… Kendisini çeyrek asırdan fazladır tanıyorum ve onu tanıdıkça daha çok seviyorum… Şener Levent, Akdenizliliğin tüm özellikleri ve renklerini kişiliğinde taşıyor ve tüm yaşamını “kendisi olma” nın şiarıyla şekillendiriyor… Sinema, müzik alanlarında hususi bilgeliğini yansıtacağı ilk filmini açıkçası iple çekiyorum…

Gazeteciliğin ortasına doğuyor

Şener Levent 1948’de, Lefkoşa’da doğar… Aslında kendisini çekirdekten gazeteci denilebilecek bir yaşamın tam ortasına doğuyor… “Gazeteci olunmaz doğulur” sözünün yansımasıdır, Şener Levent… Bu söze tıpa tıp uyan bir yaşam içerisinden bugünlere gelir… Açıkçası gazetecilik bağlamında böylesine zengin bir ailenin içinden gelen Şener Levent, mesleğini layıkıyla yapmayı her zaman başarmıştır… Örneğin abisi, Kemal Akıncı’nın öncülüğünde(kardeşleri Mehmet ve Osman ile), 1962-1969 yıllarında çıkardıkları “Akın Gazetesi”nde çalışır… “Öğrencinin Sesi” adlı gazeteyi ise 1965-1967 yılları arasında Mehmet Levent, Ahmet Yaşar ve Hikmet Ali ile birlikte, haftalık olarak yayınlarlar… Şener Levent 1969-1979 yıllarında Moskova Üniversitesi’nde “gazetecilik-yazarlık” alanında yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Kıbrıs’a döner…

Buna ilaveten Moskova’da mezun olduğu üniversitede bir süre asistanlık görevini de yerine getirir…

Demokrasi, Söz, Kıbrıs Postası, Ortam, Güneş ve Nokta Dergisi

Moskova’dan Kıbrıs’a döndükten sonra yeniden gazetecilik yapmaya başlar… Yeni bir yayın organı olan “Demokrasi” adlı günlük bir gazeteyi 1982’de birkaç ay Bekir Azgın, Ahmet Okan ve Sabahattin İsmail’le birlikte çıkarır… Ülkesine döndükten 1990’a kadar on yıllık sürede o dönemde Kıbrıs’ta yayınlanan Türkçe gazetelerin hemen hepsinde editörlük veya köşe yazarlığı yaptığı söylenebilir… Sırasıyla 1979-1982 arası “Söz Gazetesi”, 1982-1987 arası “Kıbrıs Postası” ve 1987-1990 arasında da “Ortam Gazetesi”nde çalışıyor… Bu gazetenin ardından Asil Nadir’in medya grubu arasında olan “Güneş Gazetesi”nin Moskova akredite muhabirliği için öğrenim gördüğü o harikulade tarihi kente bu sefer deneyimli gazeteci olarak döner… Aynı dönemde “Nokta Dergisi”nde de köşe yazarlığı yapar…

Casusluk komplosu ve Afrika Gazetesi

Şener Levent’in kendi kafasındaki gazeteyi yani Kıbrıs’ta daha önce kestirilmesi imkansız düzeyde tartışma ve gündem oluşturan “Avrupa Gazetesi”ni Eylül 1997’den itibaren yayınlamaya başlar… Levent’in sanki bu saate kadar böylesi muhalif bir gazeteyi çıkarmak için her şeyi biriktirmiş, saklamış ve yaşamış gibi bir ruhla okuyor her yeni günü… Avrupa Gazetesi “basın sosyolojisi” açısından Kıbrıs’ta adeta bir “devrim” olarak okunabilir… Bu nedenledir ki, Temmuz 2000’de Şener Levent casusluk komplosu ile karşı karşıya kalır… Yaşananlardan sonra 15 Temmuz 2001’de Avrupa Gazetesi yerini Afrika’ya bırakır… Afrika Gazetesi yazarlarından Memduh Ener’in bir yazısına 8 Ağustos 2002’de açılan dava sonucunda Şener Levent ve Ener 6 ay hapis cezasına çarptırılır… Şener Levent ve arkadaşı Memduh Ener 2 ay yattıktan sonra serbest bırakılırlar… Gazetenin basıldığı matbaa 2000 ve 2001’de iki kez bombalanır… Afrika Gazetesi’ne de öldürmek maksadıyla 2011 yılında iki kez kurşunlama olayı yaşanır…

Zanlılardan birisi yakalanır ve ağır bir ceza alarak tutuklanır.  Şener Levent, hem Avrupa hem de Afrika gazetelerindeki haberlerine, manşetlerine ve köşe yazılarına siyasi-kültürel-edebi kimliğini yani tüm benliğini yansıtmaktadır. İşini bir nakış dokur gibi yapmaya çalışmaktadır… Levent, 2000 seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı’na bağımsız aday olurken Yasemin Hareketi öncülüğünde oluşturulan listenin içinden 2009 milletvekilliği seçimlerine de katılır… Şener Levent, ateist olmasına rağmen 2003’te Lefkoşa’daki Cikko Manastırı’nda gerçekleştirilen “Dünya Dinler Forumu” tarafından “Barış” ödülüne layık görülür… Nihayet Haziran 2014’deki Avrupa Parlamentosu seçimlerine bağımsız aday olarak katılır ve 1800’ü Rum seçmenden olmak üzere 2550 oy almayı başarır. Şener Levent’e renkli ve muhalefet dolu nice sağlıklı yıllar dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık