• 09 Ekim 2017, Pazartesi 9:01
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Siyaset tel tel dökülürken!...

Kıbrıs iç siyasetinin müzakere ve dolayısıyla çözüm idealinde aşağı doğru gidildiğinde yani durgunluk dönemine girildiğinde siyasi aktörlerin bir kısmının yaşadığı “kısırlık” aslında son derece önemli bir “güvenlik” açığı gibi duruyor. Siyaset kurumu Kıbrıs sorununu müzakere etmediğinde veya edemediğinde ülkenin siyasetçileri tel tel dökülüyorlar… Bunun ciddi bir sorun olduğunu son günlerde başlayan ve sokağa taşan tartışmalarda açıkça görmek üzücüydü. Öyle ki uzun süre Denktaş üzerinden her şeyi eleştirme kolaycılığına alışmış muhalefet siyaset arenasından çıkıp gittiğinde arkasında büyük bir boşluk bırakmıştı. O dönemde Denktaş’ın uzun süreli görev yapması ve çözümsüzlük üzerinden “şeytanlaştırılması”ndan ötürü bu boşluk ile muhalefet edenlerin iktidardayken bile muhalefet temrinleri yaptıklarına şahit olduk. 

İktidar şekli olarak "eski muhalefet"

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’nun son günlerdeki eleştirileri biraz “eski” muhalefet üslubu kıvamında. Lakin bakana yanıt vermek amacıyla yazılı açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü de bakana aynı üslupla yanıt veriyor. Hiç açıklama yapmasa çok daha iyi olacakmış. Üsluba karşı çıkarken dilden batmak çok kötü bir hal olsa gerek! Bu anlamda birden Nisan 2005 sonrası Denktaş’ın gidişiyle muhalefetin boşluğa düşmesi aklıma düştü... 

Son günlerde Kıbrıs konusu gündemde bile değilken Dışişleri Bakanı bin yıl(!) önceden kalmış Crans Montana Zirvesinde Cumhurbaşkanı Akıncı harita vermiş diye hatırlatıyor. Yani şimdi ortada müzakere yok, bu konuda gündem yok! Kaldı ki Crans Montana’da dışişleri bakanı da belge imzalayarak Akıncı’ya destek verenlerdendi. Bu tür sözler artık halk tribünlerinde bile hoş karşılanmıyor. Bundan ötürü eskiden Denktaş’ın boşluğuyla sancılanan muhalefet gibi şimdi de Kıbrıs müzakereleri ortada yokken boşluğundan içeride kavga edecek mesele arıyoruz. Bir de harita veya sair belgeler, Türkiye’nin haberi olmadan mı verilmiş acaba? Mahalli düzeydeki bu dil dalaşlarının birbirimizi üzmenin dışında bir manası yok. 

"Milli menfaat" derdinde olan var mı?

Kısacası şunu demek istiyorum: KKTC diye bir devlet kurduk. Onu ne tanıtabildik ne de buna kendimiz inandık. Bunu savunanların önce bu çelişkiyi görmesi gerek. Biz, neden hala bu ülkede devlet üzerinden bir asgari müşterekimiz yok diye hayıflanmalıyız. Solda sizden farklı düşünüp de memleketin kurtuluşunu sizden farklı görenleri asgari müşterek kavgasına bu dil ve seviye üzerinden mi yanınıza çekeceksiniz? 
Durup bir düşünelim lütfen! Kimse KKTC’nin tanınmamışlığı üzerinden Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını ulu orta harcama lüksüne sahip değildir. Bu arada Tahsin Ertuğruloğlu 10 gün ülke dışında kaldı diye eleştirenlere de sormak lazım: Acaba dışişleri bakanı ülkenin içinde oturup beklesin diye mi bu göreve getirildi? Elbette yurt dışına gidecek ve ülkesine de  milletine de böyle hizmet edecek. Bunun eleştirisini yapanlara da bunu hatırlatmak lazım... 

Kısacası ülkenin iç siyaset arenasına Akıncı’yı çekmenin kimseye faydası yoktur. Seçim için yapıyoruz derseniz cumhurbaşkanı seçimi bildiğim kadarıyla, Nisan 2020’de daha ona da çok var! Akıncı bu göreve halkın yüksek teveccühüyle seçildi. Seçimden sonra da halkın doğru karar verdiğini Kıbrıs dışında oluşan büyük memnuniyet ifadelerinden ve verilen destekten anlıyoruz. Neden Akıncı’nın uluslararası alandaki bu kredisinden ülkemiz yeterince faydalanamadı? Bunun üzerinde azıcık düşünmekte fayda vardır. Yoksa ülkemizde yapılan seçimlerde seçtiğimiz her isme uluslararası alandan böyle bir ilgi oluyor da haberimiz mi yok? Bu tür konuları milli kazanç hanesine döndürmek gerçekten ülkeyi sevmek, toprağı sevmek, bayrağı ve insanı sevmekle çok yakından alakalıdır. Bunu da yapmanın yolu günübirlik açıklamalarla değil ciddi ve takip gerektiren uygulanabilir bir vizyondan geçtiğini sanırım söylemeye bile gerek yok. Bu tür açıklamaları yapan siyasetçiler acaba işin bu kısmıyla ilgileniyorlar mı? Hiç sanmıyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 13 7 4 2 10 25
2 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
3 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
5 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
6 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 5 1 7 1 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup