KTV
  • 05 Nisan 2017, Çarşamba 8:13
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Talasemi ve Hukuk!

“Hukukun üstünlüğü ilkesi, anayasamızın en temel prensipleri arasındadır. Kamu yöneticileri bunu bilmek zorundadır. Bilmeyenleri ise üstleri uyarmak durumundadır.  Hukukun ötesinde toplumun “zayıf” bireylerine vicdan çerçevesinde davranılması ve mümkün olan her türlü anlayış ve yardımın sağlanması uygarlıkla alakalı bir insanlık görevidir! Herkese uygar bir ülkede yaşama sansı temenni ederim."

Aldığımız bir okur mektubu bu temennilerle bitiyor. Bu dileklere neden olan olayı ise okurumuzun kaleminden okuyalım... Kendisinin mektubunu olduğu gibi yayınlıyorum...

   ***

"Gazimağusa’da bir dairede çalışan Talasemili bir arkadaş uzunca bir süreden beri Şube Amiri’nden şikayetçidir. Amirin, kendisinin gönderdiği hasta raporlarını 2 yıla tamamlayıp kendisini işten attırmaya çalıştığını duyunca kanım dondu!

Son zamanlarda sağlık sorunlarının artması karşısında, erişebildiği tedavi imkanlarının yetersiz kalması elbette onun hayatını ciddi şekilde tehdit etmektedir.  Amiri getirdiği raporları kabul etmediği için Güneyde tedavi olmaktan vazgeçmek zorunda kaldığından da bahsetmektedir.  Bunun ötesinde, adı geçenin kendisini evinde dahi rahat bırakmamakta, sürekli telefonla arayarak taciz etmekte ve “mobbing” uygulamakta olduğunu aktarmaktadır.

Benzerini ben de yaşadığımdan arkadaşın durumunu çok iyi anlarım.  2004 – 2007 yılları arasında, Muhaceret Dairesi’nde, bir müdire canıma okumuş ve beni major depresyona sokmuştu. Kamu ruhsal sağlık servislerinin yetersiz olmasından tedavi olamadığım için neye uğradığımı bilmiyordum. 2009 yılı sonlarına doğru İngiltere’ye gidip Talasemi Uzmanı Hematolog Dr. Shah’a bakınmadan da neye uğradığımı anlayamadım!  O kadar kötü hissediyordum ki, Allah’a ölüp de kurtulmak için dua ediyordum!

Ülkemizde bazı amirlerin pozisyonlarını istismar ettiğini yukarıda verdiğim örnek gibi yaşadıklarımdan ve mesleki deneyimlerimden bilirim. Bazılarının sadece tüzük kuralına bakarak güya yöneticilik yaptığı, hemen hemen hepsinin Anayasa kurallarından ise habersiz olduğunu çok gördüm. Konu kişi de herhalde bu şekilde davranmaktadır.

Ancak, KKTC Anayasası’nın “Çalışma Koşulları” yan başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrası, “Çocuklar, gençler, kadınlar ve bedensel ve ruhsal yetersizler çalışma koşulları bakımından özel olarak korunur” şeklinde bir kural koymaktadır. Dolayısıyla, konu amirin girişimi hüsrana uğrayacak bir gayret ve mobbing örneğinden başka bir şey değildir.  Çünkü hiçbir yöneticinin kötü niyetle çalışanlara saldırma ve/veya onlara zarar verme hakkı bulunmamaktadır.

Ancak, unutulmamalıdır ki, konu amirin “suya sabuna dokunmak istemeyen” üstleri de sorumluluktan kurtulamaz.  Çünkü mevzuat yetki devri halinde bile, üstleri yine sorumlu tutmaktadır. 

Bu durumda, Talasemili kamu görevlisinin açacağı tazminat davası en üst amiri sorumlu tutabilir.  Biliyorum, bazıları hemen “bu ülkede hiçbir şey olmaz” diye düşünür.  Böyle düşünenlere de ölümlü trafik kazalarında mahkemelerin uyguladığı artan hapis cezalarını hatırlatmakta yarar görürüm.

Kaldı ki, böyle bir girişimin siyasi sorumluluğunu da hiçbir parti üstlenmek istemez.  Özellikle engelliler için daire kuracağını açıklayan bir Hükümet döneminde böyle bir hatanın bedeli ağır olur.

Arkadaşım Türkiye’de engelli çalışanlara sağlanan erken emeklilik gibi kolaylıkların neden ülkemizde bulunmadığını sorgulamaktadır.  Bu benim de ilgimi çeken bir husustur.  Neredeyse her konuda Anavatanımızı memnun etmeye çalışan özellikle sağ siyasi cenah, her nedense AK Parti’nin İslam Dininin engin anlayış ve merhameti öngörmesi çerçevesinde getirdiği kolaylıkları örnek almaktan uzak durmaktadır.  Bunun yanında, Anavatan yetkilileri de hazırladıkları protokollere engelli haklarının geliştirilmesini talep eden maddeler koymaktan imtina etmektedir.

Engelli haklarının maliyeti olduğunun farkındayım.  Ancak, engellilerin sesi “kısık” olduğundan mevcut pastadan yeterince pay alabildiklerini söylemek mümkün değildir.  Eğer arkalarında güçlü bir destek olmazsa bunun hiç gerçekleştiremeyeceklerini söylemek hayal olmaz sanırım."


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup