HUNKAR SAG GIYDIRME
CYPRUS TODAY
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

17.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Temsilciler meclisindeki vekillerin haleti ruhiyesi

Temsilciler Meclisinin 1950’deki Plebisit’le önerilen ENOSİS’in okullarda kutlanması kararı KKTC’de çözüm yanlısı çevreleri hayal kırıklığına uğratıyor… Doğrusu neden bu işi bu dönemde yaptıklarına ilişkin üzerinde düşünmeye değer emareler bulunuyor…

ELAM neyin ürünü?

Bir kere ELAM’ı doğuranın Güney’deki siyasi, kültürel, ekonomik ve dinsel müktesebat olduğunu kabul etmeliyiz… ELAM’ı Makarios’un ruhu çağırmadı! ELAM Güney’deki sıradan ve kurumsal milliyetçiliğin doğal bir ürünüdür... Öyle ki siyaseten temsilciler meclisinin son kararı gerçek çözüm güçlerinin sadece AKEL çevresinde olduğunu gösteriyor… DİSİ içinde barındırdığı EOKA’cıların etkisinden çıkamadığı gibi, marjinal diye gösterdikleri ELAM’dan geri durmadıklarını da bu kararla anlıyoruz… Şükür ki ELAM var da temsilciler meclisindeki sinsi ENOSİS’çilerin sayısını ve gücünü de görüyoruz… Bu açıdan ELAM, KKTC’deki çözüm yanlısı güçler açısından bir uyarı görevi yapıyor… ELAM'ı bir avuç deli diye takdim edenlerin de bunu görmelerinde büyük yarar var…

AB bayrağı gölgesinde ırkçı şiddet!

Güney’deki rejimin ırkçı şiddet uygulayan bu paramiliter gruplar karşısında elini kolunu bağlayıp seyretmek dışında bir etkisinin olmadığını hemen her gün görüyoruz… Doğrusu Güney’de AB bayrağının dalgalanmasının kıymeti harbiyesi olmadığını bu kararla da anlıyoruz… Önümüzdeki süreçte acaba bu karar neye karşılık ortamı germek için alınıyor?

Kanaatimce içeride doğal gaz konusunda yeni sondaja Nisan ayında başlanacağı biliniyor… Bu çerçevede müzakerelerin kopma ihtimali kendiliğinden ortaya çıkıyor… Yani sondaj çalışması başladığı anda adamızın suları doğrudan ısınmaya başlayacak… Bu çerçevede düşük düzeyli bir çatışma bile ihtimal dahilinde tutuluyor…

Seçim takvimi de sürece dahil!

Buradan hareketle müzakerelerin alabora olma ihtimali güç kazanırken Şubat 2018 seçimleri için de takvim işleyeceğinden duruma iç siyasi tansiyon eklenecek… Yani seçime endeksli bir takvim devreye girecek…DİSİ’nin de komitede bu tasarıya evet demesinin altında bu siyasi hesap yatıyor… Anastasiadis ENOSİS’in kutsallığından kopmak istemiyor… Seçimlerde zaviye şimdiden belli oluyor…

Bu çerçevede ülkemizde çözümsüzlük sürdükçe ve ekonomik sıkıntılar arttıkça milliyetçilik Güney siyasetini esir ediyor… Tüm bu süreçten müzakerelerin ve çözümün etkilenmemesi mümkün değildir… Kaldı ki zaten müzakereleri etkilesin diye Anastasiadis’in partisi komitede buna onay veriyor… Yani Türkleri çıldırtacak şeyin Enosis olduğunu bilmeyen yok…

Anastasiadis’in Cenevre’de mola istemesinin, Yunanistan’ın "hazırlıksız geldik" deyişlerinin arkasında ELAM’ın öncülüğünde meğer bu karar varmış…

Yeni odak ekonomi olmalı!

Kanaatimce bundan sonraki süreçte Kıbrıs müzakereleri yerine ekonomi odaklı bir çerçeveden konuya yaklaşmak gerekiyor... Kuzey’deki hava ve deniz limanlarına uygulanan ambargoların kaldırılması, Güney’deki gemilerin ve uçakların Türkiye hava sahasına serbestçe girişlerinin sağlanması ve bir de Maraş’ın BM denetiminde eski sahiplerine iadesi bundan sonra gündeme alınacaklar olabilir…

Bunları Cenevre Zirvesi sırasında ifade ettiğimizde bazı arkadaşlar gülmüşler ve çözümün kendisi dururken bunlar tampon çözümler diye küçümsemişlerdi… Lakin şimdi bunları önerecek bir babayiğit bile olacağını sanmıyorum… Durumun artık kısa sürede kontrolden çıkıp müzakerelerin kopacağını hatta kapıların bile kısa süreliğine kapanabileceğini söylemek mümkün… Güney otoriteleri içeride Türklere karşı uygulanan banal şiddet olaylarını kontrol edemeyeceğinden böyle öneriler gündeme gelebilir…

Fazlasıyla kötümser olduğumu düşünenlere ELAM’ın bu kararına destek veren temsilciler meclisindeki vekillerin ruh hallerini anlamalarını salık veririm… Durum gerçekten kötüdür…
 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.