HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

24.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Tüm işçi kardeşlerim adına…”

KKTC’de yaşayan ve çalışan bir emekçi kardeşimiz, Ömer Altınok, şahsıma “bu yazdıklarımı kamuoyuna belki paylaşır belki paylaşmazsınız…” diye bir mektup yazmış… Tüm işçiler adına mağduriyetini dile getiriyor. Elbette ki paylaşırım… Bu köşe, okurun sesi olduğu sürece anlamlı… Sizleri Altınok’la baş başa bırakıyorum…

   ***

“Çok değerli akademisyen Mehmet Bey, doğruluğunuzu, dürüstlüğünüzü ve medeni cesaretinizi bildiğimden dolayı bir sıkıntımı sizlerle paylaşmak istedim…

Adada yaşayan işçi sayısı tahminim tam ve net olmamakla birlikte 50 bin ile 150 bin arasında. 2’nci ve 3’üncü Dünya ülkesi vatandaşlarının sıkıntılarına duyarsız kalmayacağınızı umut ediyorum…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne 1 Ekim 2010 tarihinde geldim ve aldığım radikal kararla adada yaşamaya karar verdim…

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğum için (TC ikinci dünya ülkesi olarak adlandırılıyor) KKTC’de sağlıklı ve legal bir yaşantı sürebilmem için çalışma izni ile durmak ve çalışmak mecburiyetindeyim…

KKTC’de yasal bir şekilde çalışmaya başladıktan sonra işçilerin sosyal haklarından ve statülerinden haberim oldu… (Not: Türkiye Cumhuriyeti’nde bu haklardan sadece devlet kurumlarının faydalandığıyla ilgili bilgi edinmiştim.)

Enteresan bir durumla karşı karşıya kaldım… KKTC hükümetinin 2008’de almış olduğu bir karar gereği 2008 yılından sonra KKTC’ye gelen 2’nci ve 3’üncü Dünya ülke yurttaşlarının yasal bir şekilde çalışan işçilerin ihtiyat sandığı ödenmemektedir…

2010 yılından beri yasal bir şekilde çalışmaktayım… Vergilerim, sosyal primlerim düzenli bir biçimde devlet kurumuna ödenmektedir. Ama hakkım olduğu halde ben İhtiyat Sandığı hakkından faydalanamıyorum…

Sayın Hasgüler, şu hususa dikkatinizi çekmek istiyorum:

2008 yılından sonra adaya geldiğim için hükümet İhtiyat Sandığı’na bağlı olduğum şirketten her ay nizami bir şekilde tahsil edilmektedir…

1. 2008’den sonra gelen 2’nci ve 3’üncü dünya ülkesi yurttaşlarına İhtiyat Sandığı primi vermeyeceksen bunu işverenden neden kesiyorsun?

2. Bizim adımıza işverenden kestiğin para nereye gidiyor?

3. Yapılan bu uygulamadan işverenlerin (patronların) haberi var mı?

4. Onlarca iş adamının cebinden (kasasından) çıkan para işçiye verilmediği için işverenlere iade söz konusu olabilir mi?

Sayın Hasgüler, tabii bu yazdıklarımı kamuoyuyla paylaşır veya paylaşmazsınız… Buna hassasiyetle saygı duyarım… Buradaki amacım yolsuzluk yapıldığı söyleminde değil, usulsüzlük anlamında çıkarmayınız…

KKTC sosyal ülke olma yolundadır… Milli geliri adım adım artacaktır… KKTC halkı ve KKTC’de yaşayanlar refah içinde yaşamlarını sürdüreceklerdir…

Ben 2008’den sonra gelen bütün işçi kardeşlerim adına bu cümleleri kanayan bir yaram olarak kaleme aldım… Bu yarama isterseniz tuz serpin isterseniz sarmaya başlayın… Yeter ki başlangıç olsun…”

   ***

Gönül bütün yaraların sarılmasından yana, lakin yetkililere seslenmekten ötesi de maalesef elden gelmiyor. Yetkililere çağrımız olsun. Temennimiz, adil olmayan her uygulamanın düzeltilmesi, eğer öyle olması gereken bir uygulamaysa da gerekçesinin vatandaşı tatmin edecek şekilde açıklanmasıdır…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.