Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

28.08.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?!

Üniversitelerimizle ilgili yurttaşlar doğru sorular yöneltiyor…

“Siz doktoranızı nereden aldınız?”

“Doçentliğinizi KKTC’den mi yoksa Türkiye’den mi aldınız?”

Dahası, “Profesörlüğünüzü nerden aldınız?” diye soruyorlar…

İş dünyasından çok sayıda patron bu sorularla karşısındakinin akademik durumuyla ilgili bir yargıya varıyor… Acaba kendi kendilerine doktora/doçentlik ve profesörlük unvanı mı veriyorlar diye de çok soran oluyor… Demek ki yurttaş kendi kurumlarına güvenmiyor… Haksız da değiller… YÖK kendisinden onaylı olmak kaydıyla sadece Doktoraları tanıyor… Doçentlik ve Profesörlükleri tanımıyor… KKTC’deki bu unvanlar Türkiye’de rütbe-i tenzil oluyor. YÖK bu konuda haklı mı? Evet…

Bu yüksek öğretim açısından üzücüdür… YÖDAK’a demokratik seçimle göreve geldiğimde yani 18 ay önce bir öneri getirmiştim… Tüm üniversitelerle ilgili yazılmış tezleri, verilmiş unvanları bir “Özel İhtisas Komisyonu” kurarak incelemeye alalım… Bu araştırmanın sonunda çok gizli olarak saptanan bulguları ilgili üniversite rektörlerine yazalım ve elde edilen bulguları paylaşalım… Adında denetim olan bir üst kuruldan söz ediyoruz… Elbette bu öneri kabul görmedi… Öyle ki bunu bugün yapıldığında sistemi akademik nitelikler bakımından evrensel rekabet şartlarına hazırlama yolu aralanacaktı. Olası bir federasyon, yani çözümde üniversitelerimizin uyum kapasitesi artırılmış olacaktı… Çözüm olmasa bile akademik güvenlik duvarı inşa edilecekti…

Üniversite adası olmanın yol haritası…

Ülkemizde akademik sorunlar sadece yazılan tezlerle ve alınan unvanlarla sınırlı değildir… Lakin işin ilk adımı da budur… Üniversite adası olma şiarını sürdürülebilir kılmanın dayanağı budur… Bunun en doğal sonucu akademisyenlerin araştırmalarını yayına dönüştürmek ve yaptıkları yayınlarla ülkenin bilim performansını yukarıya çekmektir… İkincisi araştırmalarla ülkenin bilim istikbaline katkı koyacak bir performans izlemektir… Üçüncüsü nitelikli, güncel ve işe yarar içeriklerle küresel rekabette yer almaktır… Bunların birisinde bir aksama olduğunda sisteme inanç ve güven kaybıyla süreç sekteye uğrayabilir…

Öğrenci sayısıyla rekabet olmaz!

Ülkemizde üniversitelerimiz kısır bir döngüye girmiştir… Rekabet öğrenci sayısı üzerinden yapılmaya çalışılıyor… Öyle ki rekabet öğretimin niteliğinde olmayınca yatay geçiş üzerinden içerde öğrenci avı başlıyor… Hâlihazırda üniversitedeki kayıtlı bir öğrenciye diğer bir üniversite ulaşıyor ve bize gelirsen harcında yüzde 50 indirim yaparım şeklinde teklifler yapılıyor. Bunu maalesef kamusal niteliği olan üniversiteler bile yapıyor… Bu üniversitelerimiz için olumlu bir görüntü değildir… Konuya bir malın satışında pazarın etkili bir ürünü olmak veya ciro yapmak yanılgısıyla yaklaşmak büyük hatadır… Bugün ülkemize gelecek öğrenci sayısı üzerinden yapılacak kıyaslamalar yanıltıcıdır… Artık rekabet unsurları değişmiştir.

Açtığımız bölümlerden mezun olanların iş hayatına atılma yüzdesi ve başarısı nedir? Yaptırılan yüksek lisans ve doktoralar sizin dışınızda hangi üniversitelerde ne kadar kabul görmektedir? Bilimsel anlamda üniversitelerimiz yatay olarak mı yoksa dikey olarak mı büyüme ve gelişme eğilimindedir?

Üniversitelerimiz evrensel anlamda kıyası olmayacak bir veriyle hareket ediyorlar. “Geçen yıl YÖK’ten şu kadar öğrenci alıyorduk; bu yıl şu kadar artırdık” yaklaşımının bütçeye girecek öğrenci harçlarının kabarıklığı dışında bir anlamı olduğunu sanmıyorum… Bunun üniversitenin kimliğine de sayısal anlamda öğrenci profili genişlemiş bir kurum olduğu dışında katkısı yoktur…

Örneğin geçen yıl 300 olan akademik kadromuzu bu yıl 450’ye çıkardık denildiğini hiç duymuyoruz… Öğrenciler artıyor, yeni bölümler açılıyor ama akademik kadro yerinde sayıyor… Öte yandan geçen yıl akademik yayınlar bakımından şu noktadan şuraya geldik gibi bir rekabet olduğunu da işitmiyoruz… Bunların stratejik anlamda üniversitelerin istikbali bakımından önemi büyüktür… Ancak devlet öğrenci sayısı değil, akademik performans üzerinden üniversitelere yardım yaptığı takdirde bu trend farklı bir yol izleyebilir… Rekabet öğrenci sayısı olduğu sürece bunun anlamı sadece rakamlarla sınırlı olacaktır…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.