Cyprus Today sol
  • 05 Şubat 2018, Pazartesi 9:31
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Yeni koalisyon hükümeti ve Güney seçimleri

Güney’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu dün tamamladı… Geçen hafta olduğu gibi bu satırlar yazılırken yine kesin sonuçlardan haberim yoktu. Ancak birinci turdaki kadar sonuçtan emin olmadığımı, o yüzden içimi bir merak duygusunun kemirdiğini de itiraf etmem gerek. Lakin yine de sonuçların kesinleşmesini bekleyip yazıyı öyle yazmayı istemedim. Eğer şu an siz bu satırları okurken seçimi Anastasiadis’in kazandığı açıklandıysa; bu sonucu sürpriz olarak görmek lazım, diye düşünürüm. Bunu tamamen seçimin ilk turundaki dinamiklere ve seçmen davranışlarına bakarak söylüyorum.

Anastasiadis: Züccaciye dükkanındaki fil

Bana kalırsa Şubat 2018 seçimlerinin favorisi Malastı. Anastasiadisin züccaciye dükkânına girmiş fil misali geçirdiği o kırık dökük görev döneminden sonra yeniden aday olması bile doğrusu bana abes geliyordu.

Neyse! Siz şu an seçimin sonucunu biliyorsunuz o yüzden kişisel siyasi kehanetlerin çok da manası yok şimdi. Ama geleceğe dönük konuşursak; şayet Malas koltuğa oturduysa, Kıbrıs adası Kleridesten bu yana (yani 15 yıllık bir sürenin ardından) biraz daha aklı başında ve kararlı bir cumhurbaşkanını yeniden kazanmış demektir. Benim esas sürpriz olarak gördüğüm sonuç ortaya çıkmış ve Malas kaybetmişse, bizi Anastasiadis’in zerzevat kıvamındaki o kifayetsiz oyunlarına tahammül edeceğimiz bir beş yıl daha bekliyor demektir.

Güney’den Kuzey’e dönelim şimdi biz. 7 Ocak seçimlerinden sonra ülke önce UBP Genel Başkanı Özgürgün öncülüğünde 3’lü bir koalisyon modelini sündürdü… Elbette konu lastik gibi uzatılırken bile aslında dörtlü koalisyon için söz kesildiği herkesin malumuydu, ama demokratik teamüller gereği nikahın kıyılması ertelendi. Sonuç alınamayacağı belli olmasına karşın Cumhurbaşkanı tarafından UBP’ye âdet yerini bulsun kabilinden görev verildi.

Dörtlü Koalisyon ve halkın beklentisi

Şimdi artık tüm ahali dört gözle dörtlü koalisyona hazırlanıyor. Ülkemiz böylece alışık olduğu ikili koalisyon modelinden sonra çoklu koalisyonu da görmüş, yaşamış, tecrübe etmiş olacak. Doğrusunu söylemek gerekirse bu koalisyona başlarda çoklu olmasından ötürü hiç sıcak bakmadım. Çünkü şartların elverişli olup olmadığını tam da kestiremedim. Lakin yakından bakıldığında Ankara açısından merakla beklenen bir koalisyon denemesi olduğunu söylemeliyim.

Bunun başlıca nedenleri arasında; Afrika gazetesine dönük yaşanan bir tür linç girişimi sonrası şiddete yönelmiş bazı göstericilerin polis tarafından gözaltına alınması ve sorgulama sürecinin halen sürüyor olması da var. Bütün bunlar KKTC’de çoklu koalisyon arayışlarının gölgesinde oluyor. Bu durumun Ankara-Lefkoşa ilişkilerinde üstü örtülü bir krize sebep olduğunu da bu hafta yaptığım bir İstanbul seyahatinde gözlemleme şansım oldu.

Ankara-Lefkoşa ilişkileri ve yeni koalisyon hükümeti

Eskiden bu tür olaylar Lefkoşa’da kimsenin ağzında bakla ıslanmadığından ötürü dümbür düdük edilir, herkesin bildiği bir sır haline gelirdi. Lakin şimdiki siyasiler veya bürokratlar bu tür şeyleri allayıp pullayıp köpürtüp ortaya sermiyorlar. Böylesi işler eskisi gibi hemen ağızdan ağıza dolaşmıyor artık. Doğrusu, iki ülkenin üst makamları arasında göstericilerin gözaltına alınması konusunda bir diyalog yaşanıp yaşanmadığını da bilmiyorum. Bildiğim tek şey; Ankara-Lefkoşa ilişkilerinde maalesef iki tarafta da önemli bilgi ve koordinasyon noksanlığı olduğu ve işlerin şeytana terk edildiğidir.

Türkiye’deki siyasi atmosfere bakıldığında;TSK’nın Afrin’e yönelik başlattığı son derece önemli askeri operasyonun Ankara’da siyasi otoriteler üzerinden yarattığı baskı ve sorumluluğu net olarak gözlemlemek mümkün. Bu konuda KKTC halkının da TSK’nın bu operasyonunun bir an önce kazasız belasız sonuca ulaşmasını temenni ettiği de aşikâr. Bu siyasi havada çoklu koalisyon kurulurken, ülkenin yeni başbakanının önünde Ankara’nın KKTC’deki hassasiyetlerine ve önceliklerine dönük hassas bir ölçünün durduğunu da görmek lazım.

Hatırlayalım, bir önceki CTP ağırlıklı koalisyonda başta su mevzusu olmak üzere bazı sıkıntılar yaşanmış ve kriz yönetimi bakımından doğru bir yaklaşım izlenmemişti. Hatta CTP parti organlarıyla hükümet üyeleri arasında inanılmaz amatörlükler de sergilenmişti. O yüzden; daha önceki ikili koalisyonlar sırasında ortaklar arasındaki koordinasyon sorunun şimdiki çoklu modelde daha ciddi boyutlara varma riski olduğunun altı özellikle çizilmelidir.

Buna bir de HP ve TDP sıralarında oturan vekillerin büyük çoğunluğunun Meclis deneyimine ilk kez sahip olacağı, doğrudan icra makamında ilk kez bulunacakları gerçeğini eklemek gerek. Umarız, bu tecrübeyi bazı şeyleri sancılı bir şekilde yaşayarak edinmezler. Son olarak; hepimizi bekleyen bu çoklu modelde Serdar Denktaş’ın önemli role sahip olması beklendiğini eklemek gerek. Bakalım… Serdar Denktaş koalisyon öncesinde gösterdiği deneyimli ve kurt siyasetçi tavrını çoklu koalisyon sırasında da gösterebilecek mi? Benim için yeni merak açıkçası bu olacak


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık