Cyprus Today sol
  • 18 Aralık 2017, Pazartesi 8:48
Prof. Dr. OğuzKARAKARTAL

Prof. Dr. Oğuz KARAKARTAL

Türk kültüründe şehitler

-21Aralık Şehitler Haftası’na İthaf-

Yüzyıllar önce Oğuz Kağan Destanı’nda “Daha deniz daha müren - ırmak” diyerek dünya hakimiyetini ve dünyayı yönetmek için yaratıldığını anlatan Oğuz Kağan’ın soyundan gelen Anadolu ve Kıbrıs Türklüğü, bayrağını ebediyyen dalgalandırmak ve Türk’ün sesini hiçbir zaman söndürmemek için fetih yolunda veyahut vatan savunmasında, sayısız şehitler vermiştir. “Kahramanlık ve millet vatan yolunda şehit düşme” Türk ulusunun karakteristik özelliklerinden biridir. Türk milleti eskiden beri gök-bayrak, kızılelma gibi idealler peşinde İslamiyet’in yayılması için ve vatan uğrunda şehitler vermiş, “Ya şehit ya Gazi!” deyişi kültürümüzde daima dile getirilmiştir.

Yavru vatan Kıbrıs ve şehitler deyince şüphesiz ilkönce aklımıza 1571’de adanın alınması sırasında bir gül bahçesine girer gibi fetihe, Türklük yoluna koşanlar, düşenler gelir. İşte bu ilk şehitlerin ardından, 1950’lerde, 60’larda, 70’lerde daha nicelerinin şehitlik kanlarıyla sulandığı için ata yadigarıdır Kıbrıs. 1878’den 1974’e büyük acılar çeken Kıbrıs Türklüğü, karşılaştığı olumsuzluklara rağmen bu topraklarda Türk varlığını, Türkçeyi sürdürmüş, Türk bayrağını dalgalandırmıştır. 1955’lerden sonra fiziki ve maddi baskılarını arttıran Rum-İngiliz ikilisi, adaya sıkıştırdığını düşündürdüğü Kıbrıs Türklüğünü eriteceğini zannetmişti. Ama Şerife Bacılar, Süleyman Uluçamgiller, İğneci Hocalar ve daha niceleri buna izin vermedi.

1963-1964’te Kıbrıs’a Erenköy’e vatan savunmasına koşan isimlerden biri de İstanbul’a okumak için giden 20 yaşındaki Kıbrıs Türk genci Süleyman Uluçamgil’di. Lefkoşa’da öğretmenlik yapmış olan Türkiye’nin ünlü bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın öğrencisi, gözbebeği idi Süleyman Uluçamgil. Yazdığı ve yazacağı Türkçesi mükemmel şiirleriyle belki de gelecekte Kıbrıs Türklerinin Arif  Nihat Asya’sı olacaktı. Lefke civarındaki tepelerden birine Rumlarca bırakılan ve hediye paketi sandığı o kutunun bir patlayıcı, bir truva atı olacağını, 20 yaşında o saf kalbinde hesaplayamamıştı. Arkadaşlarının “alma, elleme; tuzak olabilir” uyarılarını duymamıştı adeta. İşte 20 yaşında cennete uğurladığımız Kıbrıs Türklerinin şehit şairi Süleyman Uluçamgil daha hayattayken, şehitler için bir şiir yazmış, az sonra yolcuları arasına katılacağı şehitler kervanının üyelerini, “Günaydın son gülüşünü ölüme saklayanlar” diye nitelendirmişti.

Rum barbarlığının vahşetinin sayısız örneklerinden biri de Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’e yapılan işkenceler ve onun şehit edilişidir. Kıbrıs Türklerinin o günlerine şahitlik eden ve duygularını Kıbrıs Rubaileri adlı şiir kitabında toplayan merhum bayrak şairi Arif Nihat Asya, “Kıbrıs” başlıklı rubaisinde o yılların Kıbrıs’ını, insanı ürperten acı bir ifadeyle şöyle anlatıyordu:

Topraklar ovanda doydu gözyaşlarına

Kim görse mezar taşları der taşlarına

Akşamları ey Kıbrıs! ayaklar takılır

Yerlerde yuvarlanan çocuk başlarına

Bütün bu şehitlerin verdikleri canlar, akıttıkları kanlar, yavru vatan Kıbrıs’ta insanca yaşamak, varolmak ve bunu sağlacak olan ay-yıldızın gölgesine, Türk Ordusu’na, Mehmetçik’e kavuşabilmek ve o mutlu güne, o fallara baktırılan kurtuluş gününe, 20 Temmuz 1974 tarihine ulaşabilmek, gelebilmek içindi. Anavatan Türkiye ekonomik ve askeri açıdan bugünkü kadar çok donanımlı olmadığı bir dönemde ordusunun, Mehmetçiklerin kahramanlıklarına ve vatan aşklarına güvenerek Kıbrıs’taki kardeşlerinin akan kanlarını durdurmak için harekete geçti. Batının ve Yunanlıların oyun ve hileleriyle zamanla elindeki Rodos, Girit ve diğer Ege adalarını kaybeden Türkiye elinde tek bir yavrusu evladı kalmış anne-baba aşkıyla, koruma arzusuyla, Akdeniz’deki çocuğunu yavru vatan Kıbrıs’ı boğmak isteyenlere izin vermedi tokadını Palikarya’nın yüzüne çarptı.

Mehmetçik gözünü kırpmadan şehit düşen vatan evladıdır. Bir yabancı araştırmacının Anna Masala’nın Türkiye’ye Aşk Mektuplarım adlı eserinde Mehmetçik için söyledikleri, sanırım hepimizin duygularına tercüman olur:

“Mehmetçik demek Türkiye demektir. İsmi Türk milletinin sembolüdür ve Türk tarihinin sayfalarını doldurur. Malazgirt savaşından beri Alpaslan’ın askeriyle Türk milleti, Akdeniz tarihine girmiştir. Bütün memleketlerde bir meçhul asker abidesi vardır. Gezdiğim yabancı ülkelerde de aynı şeyleri gördüm. Doğduğum Roma şehrinde de büyük bir meçhul asker abidesi vardır. Ama bana sorarsanız Ankara’daki Anıt Kabir’in dışında hiç bir tanesi Afyonkarahisar’daki kadar güzel değildir… Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda son darbenin vurulduğu Dumlupınar’a zaferden sonra dikilen “Meçhul Asker Abidesi’nde Mehmetçiği temsil eden Meçhul Asker’in künyesi Edip Ali Baki tarafından yazılmıştır. Künye şöyledir:

Adı: Mehmetçik

Soyadı: Yenen er

Baba adı: Türk

Ana adı: Türkiye

Sanatı: Askerlik

Doğumu: Tarihten önce

Ölümü: Yoktur!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


GÜLŞEN ŞENDERİN GÜLŞEN ŞENDERİN 15.01.2018 14:00

KUTLARIM ÜSTADIM.. HARİKAYDI* “Mehmetçik demek Türkiye demektir. İsmi Türk milletinin sembolüdür ve Türk tarihinin sayfalarını doldurur***

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
ubp popup