HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Vedat YORUCU

Prof. Dr. Vedat YORUCU

18.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kalkınma devleti olabilmek ve Yatırım Bütçesi’nin önemi

KKTC’nin kendi kendine yeter duruma gelebilmesi için, ekonomik olarak yapması gereken görevleri vardır. Bunların en başında, tasarrufa özel önem vermesi ve yatırım yapması gelmektedir. Örnek verecek olursak, 1980’li yıllarda Singapore, Tayvan, Güney Kore, Hong Kong, Malezya gibi ülkeler, ki bunlara Asya Kaplanları da denmektedir, kendilerine ekonomik vizyon belirlemişler ve bugün ismini verdiğimiz “Gelişme İktisadı” modelinden yararlanarak kendi ülke ekonomilerini planlayarak geliştirmişlerdir. Bu ülkeler, yaptıkları yatırımlar ve kaydettikleri hızlı gelişme sayesinde, birer Kalkınma Devletçiğine dönüşmüşlerdir.

***

Özellikle, Kuzey Kıbrıs’ın altyapı yatırımlarının “tabandan tavana doğru yaklaşımı” ile diğer bir deyişle, yerel yönetimlerden başlayarak merkezi yönetime doğru yapılması gerekliliğine işaret edilmektedir. Yatırım projelerinin hazırlanması ve teşvik edilmesi, projelerin fizibilitelerinin yapılması, fayda maliyet analizlerinin detaylandırılması, proje takip ve tamamlama takvimlemelerinin hazırlanması, yatırım maliyetlerinin geri dönüşü ve benzeri hususlar, bir “Yatırım Bütçesi” ile programlanmaktadır.

***

Böyle bir ekonomi vizyonunu sahiplenecek herhangi bir siyasi parti, Kuzey Kıbrıs’ın Kalkınma Devleti’ne dönüştürülmesini sağlayabilir. Bu vizyon ışığında yapılacak her türlü altyapı ve yatırım projesinin finansmanı,“Yatırım Bütçesi” içerisinde yer almalıdır. Yatırım Bütçesi, hükümetin yıllık Mali Bütçesi’nin tamamen dışında tutulmalıdır. Arpa ile samanın karışmaması gerekmekte, ekonomi yönetimi ayrı bir kulvarda itina ile ele alınmalıdır. Bu işten anlayan uzman kişilerin ekonomi yönetiminin başına getirilmesi sağlanmalıdır. Maliye Bakanı, Hazine’nin başında oturarak ekonomi yatırımlarını yönlendirmeye kalkmamalıdır. Ülkede yürütülen dış yardım ve hibelere dayalı yatırımlar, proje ofislerinin koordinatörlüğünde, Ekonomi Bakanlığı uhdesinde, Yatırım Bütçesi’nde öngörülen öncelikler doğrultusunda gerçekleşmelidir. TC Yardım Ofisi, proje değerlendirme ofisine dönüştürülmeli, TC Elçiliği binası önündeki kuyruklar özendirilmemelidir. Avrupa Birliği, UNDP ve USAID gibi kurumların desteklemeyi öngördüğü yatırım projeleri de, KKTC Yatırım Bütçesi önceliklerine uygun değilse, kesinlikle kabul edilmemelidir. Birilerinin göz boyamaya yönelik veya toplum mühendisliğine soyunarak kullandıracağı birkaç milyon dolarlık finansmana, bu ülkenin hiçbir ihtiyacı yoktur. Buna asla fırsat verilmemelidir. Bugüne kadar bu tür fırsatları vermiş olmamız, bizlerin ayıbıdır.

***

Kuzey Kıbrıs’ta beşeri sermaye yatırımlarının desteklenmesi ve arttırılması gerekmektedir. Bu ülkede “know-how” sahibi bireylerin, gerek mal, gerekse hizmet üretiminde ve üretimin diğer alanlarındaki yönetim mekanizmalarında, daha verimli ve daha etkin bir anlayışın ortaya çıkmasına ön ayak olunmalıdır. Özellikle teknolojik gelişimin sonucunda işsiz kalan on binlerce emekçi için, yeni iş alanlarının yaratılabilmesi gerekmektedir. Yapısal işsizlikle mücadele etmeyi temel hedef edinmeli, ekonominin temelinde “insan” olduğu asla unutulmamalıdır.

***

Reel sektörün önünü açacak, başta küçük sanayi ve küçük ve orta büyüklükteki (SME) işletmelerin desteklenebilmesi için, işgücü planlaması yapılması gerekmektedir. Bundan böyle devletin işgücü piyasasının ihtiyacı olan işgücünün yetiştirebilmesi için, beşeri sermaye yatırımına özel önem verilmesi gerekmektedir. Ülkede eksikliği görülen ara eleman yetiştirme okullarının yaygınlaştırılması ve özendirilmesi şarttır. Bu hedefin başarabilmesi için, “İşgücü Planlama Örgütü’nün” kurulmasını, (Labour Planning Organisations) ve genel bir iş gücü envanter sayımının yapılması çok yarar sağlayacaktır. Yaş gruplarına, cinsiyete, meslek gruplarına ve gelir gruplarına göre ayrıştırılmış araştırmadan çıkacak sonuca göre, sektörel asgari ücret hesaplamasının da hayata geçirilmesine öncülük edilmelidir. Adama göre değil, ehliyete göre ücret politikasına geçilmeli, kaliteli ile kalitesiz işçi ücret yönünden ayrı tutulmalıdır.

***
İşsizlik sorununu gidermek için, Kuzey Kıbrıs’ta yeni ticaret alanlarının yaratılması ve ticaret-yaratma etkisiyle işsizlik sorununa çare bulunması acilen gereklidir. İşgücü mobilitesi sağlanarak, yeni ticaret alanlarında, emeğin farklı üretim ve hizmet alanlarına kaydırılması gerekmektedir. Ayrıca, ülkede likit zengini olan bazı bankaların, ortak konsersuyum oluşturmaları için devlet öncülük etmeli, yaratılacak sendikasyon kredileri ile milyonlarca dolar tutarında yatırım projelerine finansman sağlanabileceği göz ardı edilmemelidir. Geri dönüşüm, biyodizel, atık yönetimi, solar energy, alternatif enerji gibi projelerin finansmanı özendirilmelidir. Tüm bu saydıklarımı sahiplenen bir irade ortaya çıkarsa, bu ülkenin ekonomisi düze çıkar ve KKTC bir Kalkınma Devleti’ne dönüşür. “YENİ” siyaset kanımca bu olmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.