Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Vedat YORUCU

Prof. Dr. Vedat YORUCU

16.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

KKTC ekonomisi’nde dış ticaret gelişmeleri

Her zaman olduğu gibi en güncel verilere, KKTC Merkez Bankası’nın yayınladığı üçer aylık bültenlerden ulaşıyoruz. İyi ki KKTC Merkez Bankası’nın kadrosunda bu düzenli verileri toparlayan ve bülten haline getirip yayınlayan bir ekip var. Gerçekten kutlamak gerekiyor, çünkü çok iyi iş başarıyorlar. Biz iktisatçılara çok yardımcı oluyorlar. 
   ***
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ticaret Dairesi tarafından yayınlanan dış ticaret verilerine göre,  ithalat 2015’in Ocak-Ağustos döneminde925 milyon 188 bin dolar iken, 2016 yılının aynı döneminde 911 milyon 579 bin dolara gerilemiştir. İthalattaki düşüş yüzde 1.47 olarak hesap edilmiştir. İhracat rakamlarına baktığımızda ise 2015’in ilk sekiz ayında90 milyon 372 bin dolar olarak gerçekleşen ihracat, 2016’nınaynı döneminde 76milyon654 bin dolara gerilemiştir. İhracattaki düşüş ise yüzde 15.18 olarak gerçekleşmiştir.
   ***
Sekiz aylık İthalat rakamlarından anlaşılmaktadır ki, KKTC’de ciddi bir talep daralması yaşanmaktadır. Mal ticaretinde belirgin bir azalma söz konusudur. Bunun nedenini 15 Temmuz darbe girişimine dayandırmamak gerekmektedir. Çünkü darbe 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Oysa biz 2016 Ocak-Ağustos dönemini mukayese ediyoruz. Yeni rakamları elde ettikten sonra, Haziran-Eylül döneminde neler olduğunu da sizlerle paylaşacağım. Ticaret erbabından edindiğim bilgilere göre, KKTC ekonomisinde ciddi bir durgunluk olduğu ve likit sıkıntısı yaşandığı ifade edilmektedir.
   ***
Kuzey Kıbrıs’ta, ada ekonomisinin tipik özelliği olan hizmetler sektörü ekonominin lokomotifini oluşturmaktadır. Turizm ve Hotelcilik ile yüksek öğretim sektörlerinde hizmetler öne çıkmaktadır. İmalat sektörü dikkate alınmayacak kadar küçüktür. Küçük esnaf ve zanaatk3arın ürettiklerini bir kenara koyarsak, sanayi sektöründe mal üretimi de hayli sınırlıdır. İhraç edilebilen mal üretimi rakı ve hellim dışında pek yoktur. Narenciye ve patates üretimi, işlenmiş tarım ürünleri olarak ihracatta önemli diğer iki kalemimizdir. Bu saydıklarım dışında, iğneden ipliğe ne varsa yurt dışından ithal edilirken, ithalattaki aslan payını yüzde 65-70 Türkiye almaktadır. Bu rakamı daha sonra yüzde 20 ile Avrupa Birliği ülkeleri izlemektedir. İşte bu nedenle ithalata Türkiye’ye bağımlı bir ekonomik modele sahibiz.
   ***
İthalattaki azalmanın esas nedeni, halkın alım gücünün ciddi oranda erimesidir. Halkımız 2016 yılında kayda değer bir maaş zammı almamıştır. Haziran’da maaşlara yansıtılan brüt yüzde 2 zam, net olarak yaklaşık yüzde 1.2 maaş artışı olarak ücretlere yansımıştır.Eşel mobil uygulamaları, geçmişte UBP hükümetinin verdiği tavizler neticesinde dondurulmuş, daha sonraki dönemlerde de eskisi gibi uygulanmamıştır. Gelir TL olduğu için, zaman içinde erimiştir. Euro, Sterlin ve Dolar, Türk Lirası karşısında son üç ayda yüzde 20’den fazla değer artışı göstermiştir. Dün Amerika Merkez Bankası gösterge faizini 25 baz puan artırmıştır. Dolar TL karşısında iyice artmıştır ve 3.55 seviyesini görmüştür. Aynı zamanda Euro ve Sterlin karşısında da değerlenen Dolar, 2016 yılının en çok değer kazanan kur şampiyonu olmuştur. Böylece TL, halkın deyimiyle kümeye düşmüştür. Yani bir alt lige düşmüştür. Yurt dışından ithal edilen mallara gelir düştüğü için rağbet azalınca, tüccar yeni mal siparişi verme ihtiyacı duymayacaktır. Mal satılamayınca Maliye de öngördüğü vergileri toplayamayacaktır. Göreceksiniz ki 2017 yılına çok kötü başlayacağız.
   ***
KKTC’ye yurt dışından ithal edilen birçok ürün döviz olarak ithal edilmektedir. Başta akaryakıt, araba, elektronik cihazlar, telefon ve diğer iletişim aksamları, gıda, alkollü içecekler, tütün ürünleri ithalatımızın aslan payını oluşturmaktadır. Bir de üretimde kullanılan hammadde ithalatı vardır ki, bunların tümü döviz cinsinden fiyatlanmaktadır. İnşaatta kullandığımız demir, çimento ve benzeri emtialar, gazete baskısı için kullandığımız kağıt, hasta için ithal ettiğimiz ilaç, ulaşım ve elektrik üretimi için kullandığımız akaryakıt, hep dolar olarak ithal edilmektedir.
   ***
Gerek 15 Temmuz darbe girişimine, gerekse 24 Ağustos 2016 tarihli Suriye operasyonuna bağlı olarak kurlardaki yükseliş, bir de bunun üstüne 14 Aralık 2016 tarihli FED’in fiz artışı kararı, geliri TL olan vatandaşımızın alım gücünü düşürmüştür. Alım gücünün azalması, ithalatın düşmesi anlamını taşımaktadır. İthalatın düşmesi, dış ticaret bilançosundaki açığın azalması bakımından olumlu algılansa da, tüketime ve ithalata bağlı ekonomik büyüme üzerinde de olumsuz etki yaratacaktır. Satışı yavaşlayan firma, ithalatını azalttığı gibi, istihdam ettiği kişiyi de işten çıkaracaktır. İşsizlik oranı artmaya devam edecektir. Devlet’in gümrüklerden aldığı vergi, resim ve harç gelirleri de haliyle azalacaktır. KDV ve fon gelirleri de düşecektir. Bu sefer de devletin bütçesi sıkıntıya girecektir. Ben bu uyarıyı şimdiden yapıyorum. Tufana hazır olunuz.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.