Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Vedat YORUCU

Prof. Dr. Vedat YORUCU

27.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mercedes masalı

UBP-DP Hükümeti, anayasal ve yasal yetkilerini aşarak, halkın ödediği vergileri kullanarak, kendi zevk ve sefası uğruna, Bakanlar Kurulu’nda yeni bir karar alarak17 tane makam arabasının alınması için Devlet’i milyonlarca Euro zarara sokmuştur. Hem de bunu yaparken, kamu mevzuatındaki ve ihale yasasındaki hükümleri tamamen göz ardı etmiştir.

   ***

Bakanlar Kurulu’nun 21 Eylül 2016 tarihli “Makam Araçlarının Yenilenmesi konulu kararına göre (Resmi Gazete, EK IV, Sayı:120, Karar Sayısı: H (K-I) 899-2016), birim fiyatı 34,000 Euro + KDV olan Mercedes E 220 model araçtan 15 adet, birim fiyatı 54,000 Euro + KDV olan Mercedes E 350 model araçtan 1 adet ve birim fiyatı 70,000 Euro + KDV olan Mercedes S 350 model araçtan 1 adet, olmak üzere toplam 17 adet aracın Serhan Kombos Otomotiv Ltd.’ten temin edilmesini hükme bağlamıştır.

   ***

Bakanlar Kurulu kararında bir anekdot dikkatimi çekmiştir. Kararda denmektedir ki, bu araçlar Devlet İhale Tüzüğü’nün 3(2) maddesi uyarınca adı geçen söz konusu şirketten temin edilecektir. Devlet İhale Yasası’na göre Hükümet adına yapılacak satın almalarda, önce ihaleye çıkılır, daha sonra devlet ihale komisyonu en makul teklifi sunan şirketler arasından, devletin çıkarlarını gözeterek mal ve hizmet alımı yapar. Oysa bugün Bakanlar Kurulu’nda yazılan ile icraatta yapılan tamamen birbirine terstir. Mademki bu ülke bir hukuk devletidir, mevcut yasa ve tüzüklerle yönetilir, o halde ihalesi yapılmayan bu satın alma, nasıl gerçekleşmiştir? Devlet bu ülkeye Mercedes Marka araç ithal eden diğer şirket veya şirketlerden teklif almış mıdır? Bir ihale açıp, duyuru yapmış mıdır? Hayır, yapmamıştır. O zaman kanunları çiğneyen Bakanlar Kurulu’nun ta kendisidir. Yani bu karara imza atan Bakanların tümü de bence suçludur. Savcılık burada devreye girip, acilen hükümet adına bu kararı durdurmak için Yargı’yı devreye sokmalıdır. Yani bir ara emri alınmalı, derhal bu satın alma operasyonu yargıya taşınmalıdır.

   ***

Sayın Maliye Bakanı iddia etmektedir ki, Devlet bu makam araçlarının alınması için Bütçe’ye 4 milyon TL kaynak koymuştur. Bu araçların temini için ayrılan kaynağın yarısı harcanacaktır demektedir. Devlet Bütçesi’nde eğer kamu araçlarının yenilenmesi veya tamir edilmesi için bir kaynak varsa, bu para Hastanelere Ambulans, Devlet Daireleri’ne Resmi Hizmet Aracı, Orman Dairesi’ne İtfaiye aracı, Telefon ve Elektrik Daireleri’ne Landrover ve bunlara benzer acil ihtiyaçlar içindir. Makam araçları arasından kırılan dökülen bir iki araç varsa, onların tamiri veya değişimi için kimse bir şey demez, diyemez! Ancak siz tüm araçların yenilenmesi için, hem de ihalesiz alım yapmaya kalkarsanız, size halkın hesap sorma hakkı vardır.

   ***

Bu satın almanın hiçbir ekonomik mantığı da yoktur. Buradan bakılınca anlaşılan, Devletin parasıyla, sefa ve zevk içinde Bakanlık makamının imkanlarını tepe tepe kullanmaktır. Halkın vergilerinin ziyan edildiğidir. Her araç 30 bin kilometreye gelince, bedel ödemeksizin yenisiyle değiştirilecek, eğer geri iade sırasında eksperler değerlendirme raporlarında bedel düşürmek için tutanak tutarsa, bu bedeller de ekstradan Maliye’nin kasasından çıkacaktır deniyor. Ben de eksper olsam, elimde kağıt kalem, plaka araca takıldığı andan itibaren, size yüz tane kusur bulur, arabanın bedelini de yarıya düşürürüm. Bunu, KKTC’de kim yapmaz ki? Hem de bugünkü ticaret ahlakında?

   ***

Makam arabaları 30,000 kilometrelik yolu ortalama olarak 6 aylık sürede tamamlar. Bu da demektir ki araçlar 6 ayda bir yenilenecektir. Yılda iki kez araç değişse, 17 araç iki ile çarpılınca toplamda 34 araç eder. 10 yıllık anlaşmaya göre 340 araç ihalesiz Devlet’e alınmış olur. Bu nasıl mantıktır? Kamu araçları beş yılda bir özele çıkabilirken, bu araçlar nasıl olur da her 6 ayda bir özel sektörde satışa çıkabilecektir? Bakanlar Kurulu kararı henüz resmi gazetede yayınlanmadan, yeni makam araçların yollarda dolaştığına şahit olduk. Bu nasıl bir iştir? Bu anlaşmada adı geçen şirket ise, alım satımın muhatap tarafı olarak neden bir açıklama yapma gereği duymamıştır? Devlet eliyle piyasada haksız rekabet sağlanırken, Rekabet Kurulu’nun bu ülkede ne işi vardır? Yaptığım hesaplamalara göre Devlet’in uğrayacağı 17 milyon TL tutarında gümrük zararı, 2 milyon TL de alım bedeli karşılığı bir zarar söz konusudur. Toplamda Devlet’in kaybı 19 milyon TL’dir. Arabaları satan şirket Devlet’in sağladığı bu imtiyazdan yararlanarak piyasaya 10 yıl boyunca en az 340, belki 400 adet son model yeni araba sokabilecektir. Bu işin ikinci el piyasasındaki kârlarını da hesaba eklerseniz, ihalesiz anlaşma yapılan şirkete katmerli bir kıyak çekildiği anlaşılmış olur. Hangi hükümet, bir şirkete ihalesiz olarak, hem de 10 yıllığına alım garantisi verebilir ki? Halk bu oyunun farkındadır. Devlet bütçesine her yıl 250-300 milyon dolar mali kaynak sağlayan ve mali disipline özen gösteriniz diye son 10 yıldır KKTC ekonomisine mali yaptırımlar uygulayan Ankara hükümeti de bu oyunun farkındadır. Bu işin fark edilmeyeceğini sakın zannetmeyin!

   ***

Sayın okuyucular, bu hükümet bizim ensemizden zevk yapmaktadır. Vergi veren bizleri duymazdan gelmekte, vatandaşların da uyuduğunu sanmaktadır. Gayri yasal, ihalesiz alımı yapılan bu araçlar için bizleri ikna etme gayreti içerisine giren başta Maliye Bakanı ve diğer Bakanlar bilsin ki, bu halk uyumamaktadır. Gerekli cevabı sandıkta verecek akla ve iradeye sahiptir. Sandığın kurulması için de, artık uzun bir süre kalmamıştır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.