Akacan Holding
Prof. Dr. Vedat YORUCU

Prof. Dr. Vedat YORUCU

17.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sait Hoca (1881-1938) (Ergin M. Birinci)

Şubat tatilini fırsat bilerek uzun bir aradan sonra ilk kez tatil yapma fırsatım oldu. New York’ta biraz zaman geçirdik, Kıbrıs’a da yurt dışından bakma şansımız oldu. Oradan bakınca, Kıbrıs daha farklı görülebiliyor. Tespitlerimi ve yorumlarımı başka bir gün yine bu köşede yorumlayacağım. Hazır tatile çıkmışken, geçen ay satın aldığım bir kitabı da hızlıca okuma fırsatım oldu. Kıbrıs Türk ekonomisini de ilgilendirdiğinden, bugün bu kitabın ilgili kısımlarını sizlerle paylaşacağım. Sait Hoca, Kıbrıs Türk toplumunun yetiştirdiği çok değerli bir aydınımızdı. 1881-1938 yılları arasında yaşadı. Aynikola’lıdır. Gazetelere yazılar yazdı, düşüncelerini Kıbrıs toplumu ile paylaşmayı hep görev bildi. Bu önemli şahsiyeti, başka bir aydınımız kaleme alarak bizlerle onun anılarını ve biyografisini paylaştı. Rahmetli Ergin Birinci’nin kaleme aldığı ve ilk kez Aralık 2016’da ailesi tarafından yayınlanmış olan “Sait Hoca” isimli kitap, anı-biyografi türünde edebi bir eserdir. Gelelim kitabın detaylarına:
   ***
Üç ayrı bölümde kaleme alınan kitap, toplam 258 sayfadan oluşmaktadır. Kitabın ilk bölümünde Sait Hoca’nın eğitim hayatı ve mesleği olan öğretmenlik yıllarındaki katkıları anlatılıyor. Ayrıca onun hukuk bilimine olan hayranlığı ve hukuk eğitimine de devam ederek kendini hukukçu olarak yetiştirmesi, İngilizce diline olan ilgisi ve yazarlığı yanında, gazetelerde köşe yazılarını konu ediyor. İkinci bölümde ise, daha çok siyasal yaşam üzerine görüşleri ve katkıları anlatılıyor. 1930 seçimleri ve Sait Hoca’nın üstlendiği görevler de kitapta detayları ile anlatılıyor. 1931 Halk hareketinin anlatıldığı kısımda ise, Sait Hoca’nın müftülük makamına seçilmesi de kitapta ayrıca detaylandırılıyor. Sait Hoca aynı zamanda, modern türk hukukunun temellerinin gelişmesine de katkılar yaparak, özellikle Aile Hukuku tartışmalarına ışık tutmuş ve Miras meselelerini irdelemiştir. Tüm bunlar, hukuk ve siyasetle ilgilenen araştırmacıların okuması gereken zengin arşivimizdir.
   ***
Yine kitabın ikinci bölümünde Sait Hoca’nın Kıbrıs Türk iktisadına yaptığı katkılar konu ediliyor. Özellikle Kıbrıs Türk Çiftçisi’nin korunması gerektiğini vurgulayarak, üretimin önemine işaret ediyor. Ayrıca bankacılık sisteminin yüksek faiz uygulamalarını da eleştiriyor. Bu kısmı birazdan daha detaylı ele alacağım. Kitabın üçüncü bölümünde ise, Sait Hoca’nın son yılları ve o yıllardaki faaliyetleri anlatılıyor. Aslında bir filozof, ya da düşünür diye betimleyeceğimiz Sait Hoca, akıl ve mantık üzerine de olağanüstü önemli yazılar kaleme almıştır. Bizim bugünkü siyasetçilerden birkaç gömlek ileride bir siyaset adamı olduğu da, sanırım kitap okunduktan sonra kolayca anlaşılabiliyor. Sait Hoca’nın Söz Gazetesi’ndeki yazılarından kesitlerle süslenen kitabın üçüncü bölümünde, hastalık zamanı ve ölümüne kadar yaşadıkları güzelce anlatılmıştır. Tüm bunları zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.
   ***
Gelelim ekonomiyi ilgilendiren kitabın ikinci bölümüne.  Sait Hoca, 11 Mayıs 1934 tarihinden itibaren Söz Gazetesinde, Kıbrıs çiftçisinin sorunlarını dile getiren bir yazı dizisi başlatmış, özellikle köylerde yaşayan Kıbrıslı Türklerin yüzde sekseninin tarım ve hayvancılıkla uğraştığını, ancak hükümetin koyduğu ağır vergiler nedeniyle Çiftçi ve hayvancının ezildiğini, bu kesimden toplanan vergilerin memur maaşlarına ve ikramiyelere ödendiğini vurgulamaktadır. Demek ki, bugünkü ekonomik sıkıntıların temelinde, geçmişte yapılan yanlışlar olduğu, belki 1930’ların öncesine kadar gittiğini de anlayabiliyoruz. Bunun yanında, sermaye kesiminin,  tarımla uğraşan çiftçi ve hayvancıyı sömürdüğünü dile getiren Sait Hoca, tüccarın ağır faizlerle borçlandırdığı çiftçinin katma değerini sömürerek, sermayesini büyüttüğüne dikkat çekmektedir. Aynen feodal toplumda olduğu gibi.
   ***
Sait Hoca, 18 Mayıs 1934 ve sonrasında Söz Gazetesi’ndeki köşesinde peşi sıra yayınladığı 5 yazı dizinde,

özetle Kıbrıs çiftçisi’nin durumunun kötüleşmesinin sebepleri arasında, İngiliz Yönetiminin yürürlükteki yasalarını, faiz oranlarının yüksekliğini, borç alacak karşılığında çiftçinin mallarının icra edilmesini ve hükümetin bu konuda duyarsızlığını, uygulanan ağır vergi yükünü, ticaret erbabının ve tüccarın rekabete kapalı ortamda yüksek kar sağlamasını, tüm bunların sonucunda da, Kıbrıs ekonomisinde buhran yaşadığına dikkat çekmiştir. Tabi ki doğal afetlerin, iklim koşullarının elverişsizliğinin, çiftçilerin hata ve dikkatsizliklerinin sonucunun da, ekonomik buhrana etki ettiğinin altını çizmiştir.
   ***
Yazılarında üretimin önemine de dikkat çekerek, iktisadi kalkınmanın gerekliliğine işaret eden Sait Hoca, ekonomik buhrandan çıkış yollarını da kendi felsefesiyle anlatmaktadır. Çiftçinin desteklenmesinin şart

olduğunu, üretim olmazsa tüketimin de olamayacağını, tarımın etkilediği diğer yan sektörlerin de düzelemeyeceğini, katma değeri yüksek olan zirai üretim sayesinde tarım dışında da geçimin var olduğunu, hükümetlerin çiftçiyi koruyacak yeni bir kanun çıkarması gerektiğini, faiz oranlarının yüzde 3’ü veya 4’ü geçmemesini, kredi vade sürelerinin 30 yıl gibi uzun süreli olmasını önermektedir. Kısacası ekonomik kalkınma için üretimin desteklenmesini ve üretimin önündeki engellerin tümden kaldırılmasını savunmaktadır.
   ***
Böylesine güzel bir eseri kaleme alan ve aramızdan 13 Mart 2009 tarihinde ayrılan Ergin M. Birinci’yi kutlamamak ve onu yad etmemek elde değil. Çok iyi bir iş başarmıştır. Onu saygıyla ve rahmetle anarken, özveri göstererek yazılarını ve araştırmalarını baskı ve yayın için hazırlayan, büyük çaba sarf eden başta kıymeti eşi ve diğer aile fertlerini de kutluyorum. Herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.