HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

19.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Aile içi şiddet ve bir annenin dramı

Selam Ayla Hanım, nasılsınız? Ben 30 yaşında bir yabancıyım. Üç buçuk yıl önce, çalışmak ve düzen kurmak için Kıbrıs’a geldim. Gelmemin nedeni, kocam ile yaşadığım şiddetli geçimsizlikti. 19 yaşında annemin kararı ile evlendim. Evlendikten sonra hayatım cehenneme döndü. Kayın validem yanlış ve haksız bilgilerle beni töhmet altında bıraktı ve kocamı doldurdu. Kocam resmen içmeye başladı ve durmadan beni döverdi. Bir taraftan sürekli dayak diğer taraftan kayınvalidem beni hiç rahat bırakmazdı. Sürekli benimle uğraşırdı. Birde kocamın aşırı kıskançlığı vardı. Durmadan beni kontrol eder ve her şeyden bir bahane arardı. Ufacık bir şeyden beni suçlar ve döverdi. Bu arada iki çocuğum oldu. Hep dua ederdim, bu günler geçsin ve çile bitsin diye. Bitmedi. Kocam daha da çok dövmeye başladı. Ben neredeyse kayıp oluyordum ve bu ortamda çocuklarımın büyümesini istemedim. Her şeyi arkamda bırakarak buraya geldim. Geldim geleli çocuklarımı hiç gidip görmedim. Çünkü tekrar aynı şeyleri yaşamaktan korkuyorum. Gitmesem, çocuklarımı göremeyeceğim. Bir de kocam çocuklarımı doldurur ve beni tehdit eder, onlar artık her şeyi anlarlar ve seni istemeyecekler diye. Çocuklara da, “Anneniz sizi bırakıp gitti. Sizi isteseydi bırakıp gitmezdi. O kendi hayatını yaşamak için gitti. Orada başkaları var” der. Bir sene boyunca telefonda bile görüşmemize izin vermedi. Son defa aradığımda oğlum ile konuşamadım. Kızım da konuşmak istemedi. Çok gücüme gitti. İnanın işim zaten hiç kolay değil. Bir de bunlar bana çok zor ve ağır gelir. Çok yoruldum, bunaldım. İşime de konsantre olamıyorum. Hep aklımda çocuklarım var. Onları düşünüyorum. İçim acır, gözlerim dolar. Hep pozitif olmak isterken içim kararır, insanlardan uzaklaşmak isterim. Artık nereye kaçacağımı şaşırdım. Yolumu bulamıyorum. Lütfen bana bir yol gösterir misiniz?
Rumuz: ACILI ANNE

Can havliyle, terk ettiğin adam şiddete devam ediyor. Bu defa doğrudan sana saldıramayacağı için; seni hayata bağlayan çocuklarını kullanıyor. Yaşam damarını keserek seni yok etmek istiyor.
Yani, kaçtığın adam değişmedi. Hala şiddet uygulayan, saldıran ve kendini haklı çıkaracak bahaneleri bulabilen bir zalim.
Kendini ve ruh sağlığını korumak için kaçtın. Bu kaçış, sorunu gerçekten çözmene yetmedi. Canını kurtarırken, canlarını geride bıraktın. Bu yanlış değil. O koşullarda belki de sorunu çözecek etkili bir yönteme yakın değildin.
Şiddet; uygulayıcısının şahsına münhasırdır. Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz. Senin bu gün düştüğün durumun sebebi de, şekli değişse de hala devam eden şiddettir. Kocan, elinden geleni ardına koymadan, kaçışının nedenini anlamak yerine; bu gün yaşadığın acının devam etmesi için uğraşacaktır.
Bu durumda, çocukların annesiz ve sen onlardan uzaktasın. Çocuklarının; senin aleyhinde konuşan, seni ve namusunu kaçışının bahanesi yapan kocandan etkilenmemekleri mümkün değildir. Sen kendi adına doğru davranmaya devam edeceksin. Onları arayacaksın. Konuşmasalar bile arayacaksın. Aradığını ve onları düşündüğünü bilecekler. Zaman; senin için çalışacaktır. Sadece sabırlı ol. Ekonomik açıdan güçlen. Duygusal çöküntüye kapılma ve gelecek güzel günlere kendini hazırla.
Bu adamdan boşanmadıysan, boşan. Üzerindeki etki ve sorumluluğunu, hukuki açıdan olsun bitir. Ülkene güçlü bir şekilde dönmek için çalış. Amaçlarından biri bu olsun. Çocukları da aramaktan ve ortak tanıdıklarla haber yollamaktan vazgeçme. Neden uzakta olduğunu ve niyetini onlara anlat. Bıkmadan ve usanmadan..Unutma, ne olursa olsun, onların annesisin ve zaman içinde her şey yoluna girecektir. Onlar olgunlaştıkça, onlara anlatılanlar ile gerçeklerin farkını göreceklerdir.
Her hangi bir mutsuzlukta, engelde yanındayız. Bize yazmaktan çekinme.

**

Çocuklarımızın sorumluluk bilincini nasıl geliştirebiliriz?
İki çocuk annesi ve çalışan bir kadınım. Yazılarınızın takipçisiyim. Evimde ve işimde mutluyum. Sizden aldığım tüyoları sıklıkla kullanıyorum. Sıklıkla değindiğiniz, çocuklara mutlu ve işlevsel bir ortam yaratmanın önemine de yürekten katılıyorum.
Size güncel hayatımdan bir soru yöneltmek istiyorum. Hem çocuğu rahat bırakmayı hem de bazı sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamayı nasıl başarabiliriz? Ben gönlünü alarak, ödüllendirerek bazı sorumluluklarını yapmasını sağlıyorum. Ama istediğim, kendiliğinden, ben girişimde bulunmadan bunların olmasıdır. Odasını az-çok toplamasını, ödevlerini biz uyarmadan yapmasını, okul çantasını zamanında hazırlamasını, kardeşi ile ılımlı bir iletişim içinde olmasını sağlamak hatta biraz daha fazla sorumluluk almasını sağlamak için ne yapmalıyız? Baskı yapmadan, ödüle sıklıkla başvurmadan bu davranışları nasıl kazandırabiliriz? 7 yaşındaki kızımız için bunlar ağır sorumluluklar değildir, sanırım. Derslerini yapsın diye, diğer bütün görevlerini bir kenara itmeyi doğru bulmuyoruz. İstediğimiz dengeyi kurmaktır. Önerilerinizi bekliyoruz.
Rumuz: BAHAR

Sevgili Bahar, disiplin, istenilen davranışın yerleşmesini sağlayan taktik ve kuralları içerir. Çocuğa sınırları içinde gelişebileceği özgürlüğü sunar. Çocuk, etkili disiplin yöntemleri ile kendisi ve çevresi ile denge ve düzen içinde olmayı öğrenir. Olumlu ve istenilen davranışları ve alışkanlıkları öğrendiği gibi, kendi kendini denetlemeyi, vicdani ve ahlaki açıdan gelişimini de sağlar. Burada sözünü ettiğimiz, cezayı veya olumsuz davranışı ön plana çıkaran uygulamalar değildir. Bunlar, yanlış disiplin uygulamalarıdır ve bir işe yaramaz. Sözünü ettiğim, sevginin doğru ifadesini ve şefkati yanına alan disiplin uygulamalarıdır ve anladığım kadarı ile sen evinde bunu uyguluyorsun. Doğrularına devam et. Başlangıçta teşvik edersin, hatta küçük ödüller verirsin ve ardından davranış yerleşir. İşleyen bir ailen var. Görevlerini ihmal etmeyen, sevgi ve şefkati birbirinden de çocuklarından da esirgemeyen bir çift olarak yola devam ediyorsunuz. Yol göstericiniz çocuklarınızın ihtiyaçları ve gelişim düzeylerine göre yapabilecekleridir. Çocuklarınızın kendi varlıklarından memnun olması, kendilerini değerli hissetmesi; onların görev ve sorumluluklarına hazırlanmalarındaki en değerli teşvik olacaktır. Kızınızın ondan beklenenleri yapabilmek için ihtiyaç duydukları en başta sevgi-şefkat odaklı bir ebeveyndir. Çocuklar, görevleri, ödevleri dışında da algılanmak isterler. Yapabildikleri veya yapamadıkları ile değil; varlıklarının ebeveyn açısından önemini görmek isterler. “Beni seviyorlar, benimle zaman geçirmek onlar için bir ihtiyaç. Evdeki herkes gibi, görevlerimi yapıp, onlara zaman ayırmalıyım ki beraber keyif yapabilelim.” Buna benzer düşünceler, çocuğun görevlerine değil sonrasına odaklanmasını sağlar. Kendisi ile ilgili olumsuz bir değerlendirmeden onu uzaklaştırır. Evde aradığınız dengenin oluşumuna destek verir.
Son olarak, çocuklarınızdan, gelişim düzeylerine göre beklediklerinizi sıraya koymayı unutmayın. Teker teker öğrenmesi çok daha kolay ve kalıcı olur. Ödevleri konusunda ısrarcı olmayın. Bazı davranışların sonucunu gördüğünde, nasıl davranması gerektiğini anlaması veya tahmin edebilmesi için ona zaman tanıyın. Bu; çocuğunuzun sorun çözme becerisinin kazanılması sürecinde gereklidir.
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.