HUNKAR SAG GIYDIRME
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

23.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ailecek psikolojimiz bozuk

Ayla Hanım, ben eşimi severek evlenmedim. İki çocuğumuza rağmen, aramızda ne bir sıcaklık ne de uyum oldu.

Seneler önce boşandık. Defalarca çocuklarımız için bir araya geldik, ayrıldık. Şu an ayrı yaşıyoruz.

En önemlisi, çocuklarımdan biri nişan olacak ama hepimizin psikolojisi bozuk.

Oğlum, "bir psikologa gitsem bile, onun dediklerinin tersini yaparım" diyor. Oğlum, "bir şeyi çok seversem bile, ona veya kendime zarar verebilirim" diyor. Kendisini tuttuğu için midesi ağrır. Bazen kırıp döker.

"Evlenirsem, sizin gibi olabilirim" der.

Ne yapacağımı bilemiyorum. Bazı şeyler dile getirilemez ancak yaşanır.

Lütfen bize yardım edin. Cevabınız için önceden teşekkürler.

Rumuz: KIRIK KALPLER

Aile bütünlüğünüzde, ciddi bir gerilim var. Geçmişten bugüne yaşananlar her birinizde olumsuz izler bırakmış gibi görünüyor.

Oğlunuz, sorununun farkında. Elinde olmadan, istemeden, bir sinirlenme anında birilerine veya kendine zarar verme endişesi taşıyor. Anladığım kadarıyla, arada bir kırıp döküyor.

Oğlunuzda ve belki de ailenin diğer bireylerinde görülen bu durum; en baştan beri, işlevsel olmayan, çatışmalı çift ilişkinizden kaynaklanabilir. Çift ilişkinizde ve dolayısıyla ailenizde olan olumsuzlukların altında, başka bir neden de yatabilir.

Her halükarda, size tavsiyem, bir psikiyatri doktoru ile görüşmenizdir. Doktor oğlunuza ve gerekli görürse ailenizin diğer bireylerine tedavi başlatacaktır. Doktor, belki psikolojik destek de önerebilir.

Tedavi sonucunda, kaygılarınızın giderileceğini tahmin ediyorum.

Her şeyden önce, oğlunuzun evlilik kurumuna adım atarken, bu sorunları çözmesi gerekmektedir.

Eskiden ne yaşandıysa yaşanmış ama, sizin ve çocuklarınızın geleceğini sağlam temellerle oturtma mecburiyetiniz vardır. Hem yaşayanlar hem de gelecek kuşaklar için.

Bu nedenle, ilk adres bir psikiyatri doktorudur.

**

10 yaşındaki kızım tırnaklarını kemiriyor

Ayla hanım, 10 yaşındaki kızım, yıllardır tırnaklarını kemiriyor. Ne yaptıksa olmadı. Siz bize bu konuda ne önerirsiniz?

Şimdiden çok teşekkür ederim.

Rumuz: YOK

Yetişkinlik yaşamında da devam edebilecek bir sorun olan ve psk çok çocuk, ergen ve yetişkinde görülen bu sorunu bir makalem aracılığı ile yanıtlamak isterim:

Çocuklarda tırnak yeme davranışı oldukça yaygındır. Tırnak koparılır, kemirilir ardından çoğunlukla tükürülür ya da gerçekten yenir. Üç yaş civarında tırnak yeme davranışı başlayabilir ve ergenlik ve sonrasında da devam edebilir. Pek çok yetişkinin ilerleyen yaşlarında bile tırnaklarını kemirdiklerine şahit olabiliyoruz.

Pek çok duygusal tıkanıklık çocuğun bu davranışı göstermesinde etken olabilir. Çocuğu kaygıya sürükleyen, güven duygusundan yoksun bırakan her şey, bu davranışın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Öncelikle tırnak yiyen çocuğun yaşadığı aile ortamını ele alarak nedenini anlamakta fayda vardır. Yeni bir kardeşin varlığı mı bu davranışa neden oldu? Baskıcı, örseleyici ve çocuğu önemsemeyen hatta aşağılayan, belki de şiddet uygulayan bir evde yaşıyor olabilir mi? Anne baba arasında kavga, gürültü eksik olmuyor mu? Polisiye olayların yaşandığı bir ev mi? Öfke ve saldırgan tutumların egemen olduğu bir aile yapısı mı?

Tırnak yiyen bir çocuk aslında yalnız, güvensiz ve yolunu şaşırmış bir çocuktur. Çözmeye gücünün yetmediği sorunları vardır.

Tırnak yeme öncelikle beden sağlığı açısından sakıncalı bir durumdur. En temiz olduğunu düşündüğünüz tırnakların bile ağızla sürekli teması elbette sakıncalıdır. Tırnağın temiz olma durumu anlıktır ve hekimler bunun sakıncaları konusunda hepimizi uyarmaktadır. Bunun yanında sosyal çevre açısından dikkat çekicidir ve çocuğun başkaları tarafından algılanma biçimine olumsuz etki yapar. Düşünün ki o “tırnaklarını yiyen çocuk” olarak etiketlenir. Bu rol onu daha çok yalnızlaştırır ve benlik değerini düşürür.

Erken yaşlarda görülen tırnak yeme davranışı, aile tarafından, izlenmelidir. Çocuğun üstüne gitmeden, incitilmeden, engellemeden, utandırmadan sorunu çözme yoluna gidilmelidir. Davranışı çocuğa mal etmek sakıncalıdır. Bu nedenle çocuk davranışı icra ederken görmezden gelmek ve çocuğun dikkatini başka tarafa kaydırmak başlangıç olarak doğru bir adımdır. Ebeveyn; başkalarının veya çocuğun yanında sorunu konuşmaktan şiddetle kaçınmalıdır. Bunun yanında, davranışın sıklığı, ortaya çıkış zamanları ve durumsal nitelikleri hakkında gözlem yapmalı ve bilgi toplamalıdır. Anne baba sadece çocuğu değil, kendi yapılarını ve iletişim biçimlerini de gözden geçirmelidirler. Bu davranış aracılığıyla çocuğun evdeki bir sorunu haber verdiğini dikkate almalılar.

Ergenler bu sorunu okul öncesi ve okul çağı çocuklarından bile daha yoğun olarak yaşamaktadırlar. Ergenin kendini iyi ve başarılı hissetmesi için arkadaşlık ilişkilerinin ve grup içindeki statüsünün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Benlik değeri, sosyal yaşam içindeki yerinden doğrudan etkilenir. İşte, bu noktada, kendini değersiz, yetersiz ve dışlanmış hisseden ergen; içinde bulunduğu kaygı durumunu, tırnaklarını yiyerek gösterebilir. Sorun çözülmezse, bir alışkanlık haline gelebilir ve yetişkinlik dönemine aktarılabilir.

Bu alışkanlıktan kurtulma çabasında; sorunun kaynağını anlamak her zaman ilk duraktır. Nitekim, ergenlerin sosyal ve duygusal sorunlarını çözebildiklerinde, sorunun da ortadan kalktığı görülmektedir. Tırnak yeme davranışı ortaya çıktığında, bu davranışı ön plana almak ve üzerinde yorum yapmak, genci utandırmak veya dalga geçmek; sorunu çözmediği gibi, yetişkinlik dönemine aktarılmasına da neden olur. Yaşamdaki sorunlar bitmez ve sorun çözme becerisi geliştirileceğine; sorunun yarattığı kaygının içine hapsolunabilir.

Tırnak yeme davranışı çözülecek bir sorun olduğunu işaret etmektedir. Sorunu görelim ve nerden kaynaklandığını anlayalım. Davranışa dalıp gidersek ardında yatanı göremeyebilir ve çözemeyebiliriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.