Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

16.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ben bu adamdan sıkıldım

Ayla hanım, ben yaklaşık iki yıldır evliyim. Aile büyüklerimizin tanıştırması ile ve birkaç defa çıktıktan sonra nişanlandık ve altı ay sonra da evlendik. Kocam işe gider, gelir ve hiçbir şekilde dünya ile bir alakası yoktur. Gezmeden anladığı şey, benim anneme veya onun ailesine gitmekten başka bir şey değildir. Sosyal hayatımız yok. Ortak arkadaşlarımız yok. Her hangi bir konuda sohbetimiz yok. Yaşamaktan tek anladığı şey, çalışmak, dinlenmek, yemek, yatmak. Tuhaf bir adam, abla. Ne yaptımsa olmadı ve ben bu adamdan çok sıkıldım. Bayılacak gibi oluyorum. Onu görmek istemiyorum. Bu evliliği bitirmek ve yoluma devam etmek isterim. Gelin görün ki, bana bu özgürlüğü vermeye niyeti yok. Beni kandırarak hamile bırakmaya çalışıyor. Bu nedenle artık onunla aynı odayı paylaşmıyorum. Ben namuslu bir kızım. Evli olmanın adabına uygun yaşarım. Ama dayanacak gücüm kalmadı.

Onu, ayrılmamızın en doğru yol olduğuna ikna etmek istiyorum. Kavgalı, gürültülü bir şekilde değil yani. Beraber olamayacağımızı ve benim mutsuzluğumu görmesini istiyorum. Bana “ben boşanmam, alış” diyen sesi kulaklarımda ve canım burnumda. Ben bir hataya düşmeden, bana bir yol gösterin.

Rumuz: S.O.S.

Karakter uyuşmazlığı içinde olduğunuz ortada. Bunun yanında mutsuzluğun için bir şey yapmayan veya yapamayacak durumda olan bir kocan var. Onun değişmeyi düşünmediğini anladın ve bu adam evlilikteki hiçbir beklentini de karşılamıyor. İstediğin anlaşarak boşanma ve kocan buna yanaşmıyor. Belki bir psikologla yapacağınız aile terapisi onu evliliğinizin bittiğine ikna edebilir. Bunun yanında kocan bu kadar dirençli ve sorunu görmezden geldiğine göre, aile terapisini de kabul etmek istemeyebilir. Bu durumda arzu ettiğin anlaşmalı, kavgasız, gürültüsüz boşanma olasılığı giderek düşecektir. Senin için, ailenden ve adaletten yardım istemek ve hukukun gösterdiği yolu izlemek en doğrusu olacaktır.
**

Oğlum kreşe gitmek istemez

Ayla abla, ben yeni doğum yapmış bir anneyim. 4 yaşında bir oğlum ve 2 aylık bir kızım var. Oğlum hep benimle büyüdü, şimdiye kadar hiç bir gece ne birinde kaldı ne de uzun süre bir yerde bıraktım. Kardeşini de çok seviyor ve hiç tepki göstermedi. Benim sormak istediğim konu, oğlumun artık kreşe gitme vaktinin geldiğini düşünerek onu geçen hafta kreşe yazdırdık ama gitmek istemedi, geceleri sürekli ağlayarak uyandı ve durmadan beni çok sevdiğini söylüyor. Biz de onun psikolojisi bozulmasın diye göndermedik ama o kadar zeki bir çocuk ki, okula gidip kendini geliştirsin istiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Onun kreşe gitmesi için nasıl davranmalıyız?

Rumuz: ARKA KOMŞU

Yeni doğan bir kız kardeş ve okula gitmek istemeyen 4 yaşında bir ağabey. Bu, oldukça sık yaşanan bir durumdur ve etkili yöntemlerle çözebilmeniz mümkündür.

Size göstermese de oğlunuz bebeğin gelişinden etkilenmiş. Sizi bir kardeşle paylaşmak zorunda kaldığını ve evdeki yerinin eskisi kadar sağlam olmadığını düşünüyor. Bunlar normal ve beklenen duyumsamalardır. Aynı durumda pek çok çocuk benzer şekilde tepki verir.

Doğumun hemen ardından, oğlunuzun okula başlaması sorunu artıran bir uygulama olmuş. Keşke, doğumdan önce, üç yaşını doldurduğu zaman okula başlatabilseydiniz. O zaman, kardeşin doğumu ile kendini evden atılmış hissetmez, bazı sorunlar yaşasanız da, çocuğunuz yeni duruma daha çabuk alışabilirdi.

Öncelikle, bebeğin gelişinin onun evdeki konumunda ve sizin gözünüzdeki yerinde bir değişiklik yaratmayacağını çocuğunuza göstermelisiniz. Bu, sadece konuşarak, söyleyerek değil; davranarak da olmalıdır. Elbette yeni bir bebeğiniz var ve onun dünyaya uyumundaki en önemli aracı sizsiniz. İşiniz çok ve yorgunsunuz. Ancak oğlunuzun gözünde, siz artık onunla değil, yeni gelenle ilgileniyorsunuz ve o kendini gözden düşmüş duyumsuyor. Onu ve anneliği çok sevdiğiniz için kardeşini dünyaya getirdiğinizi anlatın. Şu anda kendine bakacak durumda olmadığı için, tıpkı oğlunuz doğduğunda yaptığınız gibi küçük kızınıza da bakıyorsunuz. Ondan ve babasından yardım isteyin. Çocuğa bakım sürecine onları da katın. Oğlunuzla vakit geçirmeye çalışın ve onun yanında kız kardeşini sevmekten kaçınmayın. Her iki çocuğunuza göstereceğiniz ilgi; oğlunuz size olan güvenini artıracak ve içindeki incinmişliği azaltacaktır. Doğal davranın ve tekrar anne olmaktan çok mutluluk duyduğunuzu göstermekten kaçınmayın.

Okul konusunda ise, geri adım atmayın. Çocuğunuzun kreş yaşı geldi, geçiyor bile. Eylül ayına kadar mümkünse, akranları ile beraber, bir sosyal etkinlik eşliğinde veya bir kreşte günde birkaç saat geçirmesini sağlayın. Bu konuda kararlı olun. Okul konusunu sorun etmeye bile değer bulmadığınızı gösterin. Herkes okula gider. Oğlunuz da gidecek. Bir süre sonra kız kardeşi de gidecek.

Sizin önemsemediğiniz bu konuyu, oğlunuz da sorun olmaktan çıkaracaktır. Düzelme sağlayamazsanız, bize yazmaktan çekinmeyin. Bu durumda olan pek çok anne babaya da yardımcı olabileceğinizi unutmayın.
**

Erkek arkadaşım çok kıskanç

Ayla abla, ben 13 yaşındayım. İlk defa bir erkek arkadaşım var. Benden iki yaş büyük ve liseye gidiyor. O benim her şeyime karışır ve ailem de buna sinirlenir. Eteğimi kısa bulur, ben uzatmasını istediğimde, annem kızar. “O kim ki kızımın eteğine karışıyor” der. Geçen pazar düğüne gitmeme izin vermedi. “Gidersen ayrılırız” dedi. Ben gitmek istemedim. Annem, erkek arkadaşım yüzünden olduğunu anladı ve beni zorla düğüne götürdüler. Üç gündür beni aramıyor. Annem de, bu arkadaşlığı bitirmemi istiyor. İkisi arasında kaldım ve ne yapacağımı bilmiyorum, Ayla abla.

Rumuz: SEVEN KIZ

Erkek arkadaşının sana olan baskısı hakkında hiç düşündün mü? Acaba neden böyle davranıyor? Ailenin sana yeterince terbiye ve eğitim vermediğini düşünüyor da kendisi mi vermeye çalışıyor?

Ayrıca, sen eteğinin boyuna kendin karar verebilecek durumdasın, sanırım. Anladığım kadarı ile ailen tercihlerine saygı duyuyor. Bu arada ailenle yapacağın etkinliklere bile karışması, tavır alması hatta küserek seni cezalandırması kabul edilecek şeyler değildir.

Sen onu sevdiğini düşünüyorsun. Gerçekten, sen böyle bir erkek mi istiyorsun? Seni adam yerine koymayan, kendi iradeni yok saydığı gibi ailene de aldırmayan bir erkeğin seni sevdiğini mi düşünüyorsun?

Sana, hatırlatmak istediğim bir şey var. Sen kendine değer verdiğin zaman, başkaları da sana değer verir. Eğer kendini bu derece değersiz ve bağımlı görürsen, karşındaki erkek egosu seni paramparça eder. Kendi iradeni yok sayar ve erkek arkadaşının seni yönlendirmesine izin verirsen, kendine saygı duyamazsın. Kendin için neyin iyi olduğuna karar veremezin.

Aslında sen annenle erkek arkadaşın arasında kalmadın. Erkek arkadaşın aileni yok sayarak, sana müdahalede bulunmaya kalkıştı. Ailenin buna tavır alması sorumluluğu açısından gerekmektedir.

Erkek arkadaşlık böyle olmaz. Hele ilk aşklar, sevgiye, duygusallığa, anlayışa dayalı olmalıdır. Böyle tahakküm edici davranışlar, sevginizi beslemez, aksine yok eder ve sana hiçbir katkı koymaz.

Sana tavsiyem, erkek arkadaşınla açıkça konuşmandır. Aile kararlarınıza ve senin iradene karışmasın. Seni seviyorsa olduğun gibi kabul etsin veya ezebileceği başka bir kız arasın.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.