HUNKAR SAG GIYDIRME
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

25.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bir abi benim ... dokundu. şimdi ben kötü çocuk mu oldum?

Ayla abla, bir abi benim... dokundu ve kucağına almak istedi. Çok korktum, kaçtım ve saklandım. Arkadaşım ...'a anlattım, o bana "sen .... olmuşsun" dedi. Sahiden ben "...." mi oldum? .... olmak istemem, çok korkarım. Bu yüzden size sorayım dedim.

Rumuz: YOK

Seninle gurur duyuyorum. Kaçmayı başardın. Sana dokunmaya hakkı olmayan birinden, hem de ondan küçük olmana rağmen kaçabildin ve sana dokunmasına izin vermedin.
Sen tam bir erkeksin. Çünkü kendini korumayı bildin.
Ne yazık, bazı büyükler, hasta veya kötü olabilirler. Başkalarının bedenlerine dokunmaları yasak olmasına rağmen, bu yanlışı yapabilirler. Keşke herkes senin kadar cesur olsa ve onlara dokunmaya çalışanları durdurabilse.
Bu kötü abi, başka çocukları da rahatsız edebilir. Bu nedenle, bu kişiyi ailene anlatmalısın. Böylece, diğer çocukları da korumayı başarmış olacaksın.
İnsanlar, bilerek birilerine yanlış ve kötü davranışlar yaparlarsa, onların iyi insanlar olmadığını düşünür ve onlardan uzak dururuz.
Biri bize zarar vermeye kalkıştığında biz kötü olmayız. O kötü olur.
Bunu unutma, iyi, akıllı ve güçlü çocuk. Ayrıca, arkadaşına da anlat. Çünkü arkadaşın bunu bilmiyor anlaşılan.
 

 

***

Babam beni dışlıyor

Merhaba Ayla Hanım.
Kendimi ifade etmekte güçlük çekiyorum. O kadar çok şey yaşadım ki aklıma ne yaşadığım gelmiyor. Nerden başlasam nasıl başlasam bilmiyorum.
Babam beni dışlıyor.
Bana o kadar çok suçlamada bulunuyor ki ağzımı açıp kendimi savunmak istediğimde buna izin vermeyerek beni susturuyor. Beni çok kısıtlıyor.
Yapmamı istemediği her ne varsa hepsini yaptım. Zaten her türlü güvenmiyordu. Onunla sıkı bir ilişkim yok. En çok ona ihtiyacım varken.
Geçmişe dönüp baktığımda hatalarımın altındaki sebebin babam olduğunu düşünüyorum. Onun vermediği güveni başkalarında aradım hep.
Geçen sene yaşadığım bir olay yüzünden aramız iyice bozuldu. Beni daha fazla kısıtlamaya başladı. Telefonumu aldı. Okula yollamayacaktı, zar zor ikna ettiler. Beni arkadaşlarımın gözünde sürekli küçük duruma düşürdü. Benim sürekli kibirli biri olduğumu söyleyerek, davranışlarımı düzeltmezsem elinden bir kaza geleceğini söyleyerek tehdit ediyor. Dönüp kendime bakıyorum, hakkımı aramama bile izin vermiyorken nasıl olur da davranışlarımın onu gerdiğini iddia eder, anlamıyorum...
Sorun ne, nerde, kimde bilmiyorum.. İçinde bulunduğum durumdan bir an evvel kurtulmak istiyorum..
Sorunlarım sadece bu kadar değil. İçime kapanık olmamı tetikleyen başka mevzular da söz konusu... Durup birine de anlatamıyorum... Yardımcı olursanız sevinirim, Teşekkürler..
Rumuz: ADI YOK

İnsan, en yakınları tarafından sevildiğini hissetmelidir, bilmelidir.
Hata yapsak da, sevileceğimize inanmak; bizi en çok korktuğumuz hataları yapmaktan uzak tutar.
Elbette, bizi sevenlerin istediği gibi olamayız. Bu doğaya aykırıdır. İnsan hatalarıyla beraber, her an değişen, her değişimde biraz daha gelişen bir varlıktır. Bunu engellemek, durdurmak mümkün değildir.
Ancak, sevgimizi doğru ifade edebilirsek, olanı biteni onların gözünden, aklından, kalbinden bakarak anlamaya çalışabilirsek ve elbette bunu karşılıklı yapabilirsek; senin yaşadığın gibi gönül kırıklıkları en aza inmek zorunda kalır. Çünkü baba-kız olarak, birbirinizin gözünüzdeki önemini kavramış, koruma ve başkaldırma duygularınızı asgari müşterekte uzlaştırmış olurdunuz. Ne yazık ki, babanla aranızda bu bağ kurulamamış.
Yani, yazdıkların, pek çok sorunun, kalp kırıklığının yanında, babana duyduğun sevgiyi ve bağlılığı da iletiyor bana. O kadar düzgün ve açık yüreklilikle yazmışsın ki, yazdıklarında nerdeyse düzeltme yapmam bile gerekmedi.
Babanla aranızda kocaman bir sevgi, bir o kadar da yabancıllık var.
O sana nasıl yaklaşacağını, davranacağını bilmiyor. Emir-komuta ile kendine göre doğruları uygulatmaya çalışıyor. Sen emirlere uyarsan her şey yoluna girecek sanıyor
İşte bu yanılgı ve senin sevilme, değerli hissetme ihtiyaçların; bana ilettiğin durumun oluşmasına neden olmuş.
Kendini ifade edemediğin, kararsız kaldığında danışamadığın, hata yaptığında kendini yanlış hissettiğin bir üçgene sıkışıp kalmışsın.
Oysaki yanlışlar yapabilirsin ama bu seni yanlış veya değersiz yapmaz.
Baban da, onun için taşıdığın önemin, korkularının ve elbette kızına yaklaşma beceriksizliğinin içine sıkışıp kalmış.
Yanlış yaklaşımı, fütursuz sözleri ve davranışları, sana olan sevgisini ve korkularını örten bir zırh gibi sanki.
Keşke baba-kız; ilişkinizin doğasını kazanmak adına, bir psikoterapi alabilseniz.
Ancak bu imkânın yoksa ikili ilişkinizdeki bu ciddi sorunları ele alabilmek için, kendine ve onun seni sevdiğine güvenerek adım atabileceğin geliyor aklıma.
Ne hata yapmış olursan ol; değerli ve sevilen olduğunu unutma. Genç yaşta çok büyük veya yıkıcı gelen sorunlar, yaşantılar; seni olgunlaştıracak, kişiliğine olumlu etki yapacak, hatta gülümsetecektir.
Yazma yeteneğin var. Devam et. Bana da yazabilirsin, hazır olduğunda. Bazı şeyleri beraber bu platformda tartışmış oluruz.
Babana, onu sevdiğini söyleyerek ve göstererek adım at. Sevmek, itaat etmek değildir. Aksine yolda yürürken güveneceğin bir kişinin varlığını hissetmektir.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.