• 17 Eylül 2017, Pazar 11:34
Psk. Ayla KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

Böyle baba...

İki çocuklu dul bir kadınım. Asgari ücretle çalışıyorum. Çocuklarımın biri orta okula, diğeri liseye başlıyor.

Benim en büyük sıkıntım, çocuklarımın babasının çocuklarıma olan ilgisizliğidir. Ne maddi ne de manevi açıdan çocuklarımıza bakmaz. Arada bir laf olsun diye alır, bir-kaç saat, sonra haftalarca aramaz.

En kötüsü okullar açılıyor ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamaz. Sadece bahaneler bulur veya "yapacağım" diye yalan söyler.

Çocuklara verilen bir nafaka da yoktur. Çünkü babaları, serbest çalışan bir adamdır. Ancak benzer işi yapan kişilerin gelirinin iyi olduğunu herkes bilir. Benimkinden çok daha iyi, en azından.

Çocukların ihtiyaçları ortada ve onun umurunda değil. Ne yaptıysak da olmadı.

Galiba yeni bir sevgilisi varmış, her halde, dikkati o tarafta. Evden gitme nedeni de, başka bir sevgiliydi. Ve ben, bu yeni sevgiliyi çocuklarıma söylesem mi söylemesem mi diye de düşünürüm. Moralleri öyle bozuk ki anlatamam. Babaları hakkında olumsuz bir şey söylememeye dikkat ederim ama, nafile. Herşey ortada çünkü.

İnanın, çocuklarım ve kendim adına çok zor durumdayım. Kazanıyor olsam, hiç önemli değil. Ama gelirim yeterli değil.

Babaları ile evliyken, çocuklarıyla ilgilenen bir adamdı. Şimdi umursadığı yok ve çocuklarımın psikolojisi, bu yüzden çok fenadır.

Bir taraftan -aynı şehirde yaşadığımız halde- çocuklarıyla ilgilenmeyen bir adam; diğer taraftan, çocuklarının maddi ihtiyaçlarına bile duyarsız bir adam. En azından sorumluluklarının birini yerine getirseydi, bu kadar moralsiz olmazdık.

Moralimiz çok bozuk, üçümüzün de. Dar gelirli bir annenin kredi kartı ne durumdadır tahmin edersiniz. Ve ortada çözülmüş bir sorun da yok. Çocukların ihtiyaçlarını türkü çığırarak mı almamı bekler, bilmem. Bunu bırakın, ufaklığım, çok düşkündü babaya. Gizli gizli ağlar, "beni sevmez babam, istemez" der. Ben de bahane uydururum sürekli.

Lütfen bana bir yol gösterin. Ne yapmalı, nasıl davranmalıyım?

Rumuz: YOK

Böyle baba... Diyerek başlasam da, devamını getirmemek için, kendimi tutmam gerek. Eminim bu yazdıklarını okuyan pek çok babanın duyguları ayağa fırlamıştır. Sadece babalar değil elbet, hissedebilen, düşünebilen her insanın yüreğine ulaşmış olmalı bu yazdıkların.

Bu adamın babalık açısından işlevselliği sekteye uğramış. Yani, görev, sorumluluk, evlat sevgisi, koruma duygusu gibi her babada olmasını beklediğimiz özellikler, eski eşinde yok.

Neden yok, önce iyiydi de, evi terk ettikten sonra nasıl böyle değişti?

Bilmiyorum. Bir patolojik veya psikolojik veya ahlaki dönüşüm mü yaşıyor?

Yanıt veremeyeceğimiz sorular bunlar.

Ama ortada ciddi sorunlar var. Maddi ve manevi açıdan ihmal edilen çocuklar, yorgun ve dar gelirli bir anne var. İşte bu sorunu çözecek doğru yanıtları bulmak gerek.

Sorun şu: bir babaya düşen görev ve davranışsal, duygusal tutumlar söz konusu olduğunda ve baba var ama yok gibi davrandığında ne yapmalıyız?

Ölmüş olsa, her şey daha kolay olurdu. Olmayan bir babanın varlığını, çocukların için güven verici, sevecen doğrularla çerçeveleyebilir ve ölmüş olsa da babanın destekleyici, sevgi dolu varlığını hissederek yetişmelerini sağlayabilirdin.

Ama, ortada dolaşan, görünüşte ergen bir genç gibi hayatını yaşayan capcanlı bir baba için bunu istesen de yapamazsın. Bu işlevsiz baba, durduğu yerde, çocuklarının duygusal sağlıklarını tehdit etmeye devam edecek.

Sen ne yaparsan yap.

Hep konuşuruz.. Çocuklar anne babayı nasıl algılarlarsa, kendileriyle ilgili değer ve güven algıları da buna bağlı olarak şekil alır. Bu nedenle, ayrılmış çiftlerin, birbirlerine yönelik olumsuz tavır ve duygularını çözmelerini, olumsuz duygu ve düşüncelerini çocuklara yansıtmaktan kaçınmalarını bekleriz. Babası veya annesi ile ilgili olumsuz şeyler duyan çocuğun kendini de olumsuz, yanlış, dışlanmış ve istenmeyen hissedeceğini biliriz. Sen bunu tek taraflı olarak uygulamaya çalışıyorsun. Çocuklarının babaları ile ilgili olumsuz bir kanaate varmamalarını sağlıyorsun ama; çocukların ile babaları arasında kurmaya çalıştığın bağ, tek taraflı oldukça, seni ve çocukları kırmaktan başka bir işe yaramayacak. Tek taraflı girişimin yeterli olamayacak.

Çünkü ne yaparsan yap, ne maddi ne de manevi sorunların çözümünde, baba yanınızda olmayacak.

Bazı babalar böyledir. Ne yazık. Bu sözler, zor anların can simidi gibi bir şey. Yeterli değil ama çocukların benlik algılarını bozmamaları için gerekli. Yani, bu baba böyle. Sizin bir suçunuz veya etkiniz veya elinizde olan bir şey yok. Bu nedenle, onu olmadığı bir babaya benzetmeye çalışmayı bırakmak gerek.

Yani bu adam için bir şey yapma. Ne olumlu, ne olumsuz. Sen ne yaparsan yap, çocuklar, "kral çıplak" biliyorlar.

Çocukları almıyor mu?

Almasın. Kendi kaybeder. Onsuz bir hayat belki de daha iyi olacak çocuklar için.

Maddi sıkıntılarla ilgilenmiyor mu?

İşte bu nokta farklı.

Adalete, yasaya güvenirim. 2 çocuklu bir adamın en azından maddi sorumluluklarını yerine getirmesini sağlayan bir mekanizma var bu ülkede. Çocuklar isteyecek. Sen de öyle. Gerek yasal prosedür ile, gerek mahalle baskısıyla bu adam, gelirinin bir bölümünü çocuklarına vermelidir.

Yani, bir adam, evlenir, 2 çocuk yapar ve sonra sıkılır, kaçar gider..Ergen gençlerden beter bir sorumsuzluğun rehavetine kapılır.

Bu noktada hukuk ne der?

Sosyal Hizmetler ne yapar?

Bu mekanizmaları çalıştırmalısın.

En kısa zamanda.

İsteyerek veya istemeyerek, bu adamın sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak gerek.

Bu adam da her şeyden kaçılmayacağını bir an önce anlar belki.

Çocukların kırgınlıkları da azalır, bu durumda. Çünkü, her çocuğun babasının onun için bir şeyler yapmasına ihtiyacı vardır.

Aklıma, bu topraklara akıtılmış çocuk gözyaşları geliyor.

Çocuk küçük. İlkokulun başlarında. 74 savaşından hemen sonra. Baba, bir-kaç ay önce şehit düşmüş. Çocuk, evin basamaklarına oturmuş. Sokakta bisiklet süren çocukları izliyor. Hem izliyor, hem ağlıyor.

Annesi, neden ağladığını soruyor.

"Ben de bisiklet istiyorum" diyor çocuk.

"Ağlama yavrum. Alırım bisiklet sana" diyor anne.

Çocuk, gözyaşları içinde,  "Ama ben, babamın bana bisiklet almasını istiyorum" der.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
3 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
4 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup