Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

16.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Cinsel sorunlar önemlidir

Ayla Hanım, henüz 33 yaşında olan eşimin, cinsel açıdan sorunları başladı. Doktora gitmediği gibi, iyice içine kapandı. Çocuğumuzla bile ilgilenmemesi, beni çok severken kırmaya başlaması, annesine kabalıkları başladı. Ne yapacağımı bilemiyorum, çünkü ona yaklaşmama izin vermiyor. Cinselliğin önemli olmadığını, onu çok sevdiğimi söyledim, hep. Ama işe yaramadı.
Eşim çok iyi bir insandır. Ve onun için çok endişeliyim. Lütfen bana yol gösterin ki ona yardımcı olabileyim.
Rumuz: SEVEN KADIN

Cinsel sağlık bozulduğu zaman, yaşamsal bütünlüğümüz bundan etkilenir. Hayatımız pek çok açıdan teklemeye başlar. Kendimize güvenimiz azalır. Mutlu olmamızı sağlayan her şey, artık mutsuzluk, gerginlik, kaygı üreten kaynaklara dönüşür.
Anne-baba, eş, arkadaş ilişkilerimizde bile sorunlar yaşamaya başlarız.
Yani, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri de, sağlıklı cinsel yaşamdır.
Bu nedenle, eşiniz içine kapanmış, belki depresyona girmiş.
Kendini suçluyor, eksik ve belki de cezalandırılmış hissediyor.
Onu kabuğundan çıkarmak ve sorunun nedenini anlamak gerek.
Herhangi bir fizyolojik veya bedensel sağlıkla ilgili bir sorun buna neden olmuş olabilir.
Belki de duygusal sistemindeki bir çökme, bir çatışma.. bu durumu başlatmıştır.
Ne olursa olsun, sorun bedende veya duygusal yapıda başlayabilir ama kişinin bütünlüğünü etkileyecek kadar da yaşamsal önem taşımaktadır.
Bu nedenle, sorunun ne olduğunu anlamak için harekete geçmeli ve mücadeleye başlamalısınız.
Onu tatlılıkla ikna edin. "Cinsellik önemli değil" demek, bir işe yaramaz. Çünkü önemli. Onun için de çok önemli. Bu nedenle yaşamdan kopmuş olabilir. Veya yaşamla olan dansında yaşadığı sorunlar bunu yaratmış olabilir.
Moral, inanç ve destek.
Sorunu çözmek zorundasınız.
Önce doktor. Yapılan tetkikler, durumun, duygusal, psikolojik veya psikiyatrik açıdan ele alınması gereği ile ilgili bilgi verecektir.

***

İşimden ayrıldım ama..

Ayla hanım, merhabalar.
Ben uzun süre çalışmış olduğum işimden ayrıldım. Artık moral, motive, özgüven olarak, yani ruhsal olarak tükendiğimi hissediyordum.
Bir aydır, huzurluyum. Fakat malum, iş bulma kaygım çok yüksek.
Ailevi olarak, çok büyük maddi sıkıntılar da var.
Hem beyinsel, ruhen çok yoruldum, hem de içimde suçluluk duygusu var.
Yaklaşık iki aydır, uyku sorunum var ve gün içinde hiç bir şey yapmak istemem. Odaklanamam.
Siz ne önerirsiniz acaba?
Bir de bu ara huzurluyum dediğim, sadece iş yerinde gördüğüm psikolojik baskı ve şiddetin ortadan kalkmış olmasındandır.
Ama genel olarak, ne yapacağımı, neye tutunacağımı bilmiyorum.
Rumuz: TÜKENMİŞ

Bizi çok inciten, acı çektiren, örseleyen olay ve durumlar sona erdiğinde, her şey birden güllük gülistanlık olmaz ne yazık ki. Yaralarımız kanamaya devam eder ve rutin yaşama dönmekte güçlük çekeriz.
Buna Travma Sonrası Stres Bozukluğu denir.
Aynı yaşadığın belirtiler, hatta fazlası, ağırı kişini yaşamını işgal eder ve yaşam tadını alır götürür.
Doğru bir karar verdin.
Belki geç kaldın ama sonuçta doğru bir karar verdin ve işinden ayrıldın.
Yaşadığına artık "mobbing" denmektedir. Dünyada, mobbing, bir suç olarak kabul edilmekte ve adalet sisteminin kararlılığında cezalandırılmaktadır.
Şiddetin her türlüsü, kurbanlar üretir ve şiddet göreni kurban olmaktan kurtaracak ilk adım karşı çıkmayı başarmaktır.
Yaşadıklarının sorumlusu sen değilsin ve gereğini de yaptın.
Şimdi, huzurlu ve üretken bir ortamda, yeniden çalışmaya başlaman gerek.
İleriye bakmalı ve kendin için doğru adımlar atabilmelisin.
Bu arada, bir psikolog ile de görüşmen faydalı olur.
Geleceğine bakmayı başardığında, bütün gerilimin bitecek, uyku sorunun kalmayacak.
Kendine zaman tanı ve başkalarının yanlışlarının suçluluk duygusu kendine sakın yaklaştırma.
Gelişimini bize bildir.

***

 

Kızım birinci sınıf oldu

Ayla Hanım, kızım bu yıl birinci sınıfa başladı. Arkadaşlar söylerdi inanmazdım ama gerçekten evde bir kabusun içinde yaşıyoruz. Aslında benim kızım çok akıllı ve meraklı bir çocuktur ama okul başladığından beri, hevesi gitti sanki. Ödevlerini yetiştiremiyor, masa başında uyuyup kalıyor. Tatilde, geç yatmak için ısrar ederdi, şimdi saat dokuz olmadan bir köşeye kıvrılıp uyuyor. Ödevlerini bitiremiyor ve sabah çok huzursuz uyanıyor. Bu konuda nasıl yaklaşmalıyım?
Rumuz: CANIM KIZIM

Çocuğunuz yoruluyor ve ödevlerini bitiremiyor.

Israr etmeyin.. Yapabildiğini yapsın. Dört farklı ödev verildiyse ve çocuk yetiştiremeden uyuyup kalıyorsa, bu doğal duruma ancak doğal çözümler getirebilirsiniz. Öğretmenin verdiği ödevlerin her bir sayfasından azar azar yaptırın. Amaç, öğrenileni pekiştirmektir. Verilen her ödevden azar azar yapmayı başardığında görev zaten yerine gelmiş olur.
Kızınız henüz birinci sınıf. El kasları bile tam gelişmiş olmayabilir. En önemlisi, ödev yapma alışkanlığını oturtamayacak kadar küçük. Biraz ağırdan alın. Her gün daha iyiye gittiğini göreceksiniz. Kısa bir süre sonra da ödevlerini yetiştirme, yapabilme becerisini edinecektir.
Siz sabırlı, destekleyici olun yeter. Uyku zamanı gelmiş çocuğun hala ödevleriyle uğraşması, hiç bir şekilde doğru değildir.
Öğretmenine durumu anlatın. Anlayış gösterecek hatta çocuğunuzu destekleyecektir.
İlkokul birinci sınıfta kazandırılması gereken en önemli iki şey; okul sevgisi ve öğrenme hevesi, merakıdır.
Gerisi zaten gelir.
 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.