HUNKAR SAG GIYDIRME
CYPRUS TODAY
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

12.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çocuklarınızı babalarından ayırmayın

Biz 9 yıllık evliyiz. Evlendiğimiz günden beri eşime annesinden yana şikayet ettim. Ancak annesiyle ilişkilerine engel olmadım. Fakat kaynanamla en ufak tartışmalarda bile eşim hep beni suçladı. Çocuğumuz oldu. Şu an 22 aylık. İşim konusunda anlaşamadık ve 5 aydır evden kaçtı. Kaynanam bana ağza alınmayacak laflar söyledi. Birlikteyken eşime yaklaştığım zaman, “baban cezalı annem” dedi. Eşim annesine çok uyar ve arada kaldı. Ben facebookta, sanal alemde bir hata yaptım ve konu buymuş gibi davrandı. Bunu kapatmıştık ama sorun oldu. Bunlar bir yana bana çocuğumu vermek istemiyor. Ben çocuğumu aldığım zaman mutlu olurum. Onlar halen bana ceza vermek isterler. Bana bin bir suçlama getirirler. Doğru düzgün ayrılamıyoruz bile. Çocuk bence bundan etkilendi ama görmezlikten gelirler.

Rumuz: YOK

İlişkiniz, karı-koca rolünüz bitebilir. Belki ayrılmanız için koşullar yeterlidir, belki de değildir. Ne olursa olsun, çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için; sağlıklı ve dengeli bir anne-baba ilişkisine ihtiyacı vardır. Sizi görmeli, sizinle iyi vakit geçirebilmelidir. Bu da yetmez, çift ilişkinizdeki olumsuzlukları, anne baba konumlarınızı incitecek şekilde kullanmamalısınız. Çocuğunuz sizin birbirinizle ilgili olumsuz kanaatlerinizi veya olumsuz davranışlarınızı bilmemelidir. Hele ki, babasının cezalı olduğunu duyması, kafasını karıştıracak, onu olumsuz etkileyecek yanlışlıklardır.

Eşinizin annesi ile olan olumsuzluğunuzun ön plana alınmaması gerekmektedir. Bu, çiftin arasına giren bir sorun haline geldiğinde, bir pire için yorgan yakmaya benzer bir durum olabilir. Sorununuz ikinizin arasında ve ne yazık ailenizin en ufak bireyi, çocuğunuz bedel ödemeye başlamış. Eşinizle konuşun. Çocuğunuz için sağlıklı, doğru davranma konusunu ele alın. Gerekirse bir psikologla işbirliği yapın. İlişki sorunlarınız nasıl çözülürse çözülsün, çocuğunuzun uyumlu bir anneye ve babaya ihtiyacı vardır. Baba yoksunluğu hele baba ile ilgili olumsuz algılar; bir çocuğun gelişimini ve geleceğini olumsuz etkileme gücü taşımaktadır.

**

Doktor… Doktor...

Ayla abla ben lise ikiye gidiyorum ve çok önemli bir derdim var. Bana baskı yapan güçler var. Onları sadece ben görüyorum. Anneme söylüyorum, sana öyle geliyor diyor. Anlatmaktan bıktım artık. Değişik kılıklarda odama geliyorlar ve çalışmama izin vermiyorlar. Namaz kılmamı, dua okumamı istiyorlar. Çok korkuyorum. Uyumaya bile korkuyorum. Bazen sabahlara kadar namaz kılıyorum korkumdan. Annem beni psikoloğa götürdü. Geçmedi. Ne yapayım Ayla abla? Allah rızası için beni bu dertten kurtar.

Rumuz: YOK

Bu dertten kurtulmanın yolu vardır. Bu acıları çekmek zorunda değilsin. Tek yapacağın, bir doktora başvurmak. Bu yaşadığın sıkıntıları çözebilen doktorlar var. Bunlar ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanıdırlar. Çocuk psikiyatristi olarak da bilinirler. Yaşadığın sıkıntıları, bir psikologla paylaşman güzel ama biz psikologlar bu tür dertleri çözebilecek beceriye sahip değiliz. En kolay yoldan, sana en yakın devlet hastanesine, Barış Sinir ve Ruh Hastalıkları Hastanesi’ne veya bir ergen psikiyatri doktoruna başvurarak bu sorununu çözmek için ilk adımı atabilirsin.

**

Oğlumun kolejde okumasını çok istiyorum

Selam Ayla Hanım. 2 çocuk annesiyim. 2 oğlum var. Benim esas sorunum büyük oğlumladır. Büyük oğlum, on yaşında ve beşinci sınıfa gitmektedir. Ben onun koleji okumasını istiyorum ve onu 2 ay dershaneye gönderdim. Ama şimdi dershaneye gitmek istemiyor. Ben koleje gitmek istemiyorum diyor. Ama ben kazanmasını istiyorum. Bir de oğlum hâlâ benim yanımda yatıyor, ne yapmalıyım?

Rumuz: ANNE

Anne babaların çocukları için en iyi olanı istemesinden daha doğal bir şey yok. Sen de bunu istiyorsun. Gerekli yatırımı, desteği de yapmaya hazırsın. Gel gör ki, esas adam yani oğlun verdiğin görevi yapmak istemiyor.

Neden biliyor musun? Bu zorlu görevi sen istediğin için yapamıyor. Başaramazsa, seni hayal kırıklığına uğratacağını biliyor. Bu nedenle, en baştan bunu reddediyor. Verdiğin maddi ve manevi desteğin boşa gitmesinden o kadar korkuyor ki, en baştan pes ediyor. Başarısızlığı sonucunda ortaya çıkacak olan hayal kırıklığın, onun için taşıması çok ağır bir yüktür ve bu durumdan kaçınmak için önlemini böyle alıyor.

Peki, ne yapmalı, nasıl davranmalı?

Öncelikle ona her koşulda onu destekleyeceğin, sevmeye devam edeceğin mesajını ver. Başarılı olursa onu daha fazla seveceğin yönündeki bir açmazı hemen yok et. Derslerinde bir sorun yaşadığında onun yerine karar verme ama onun duygusunu paylaş ve her an yol göstermeye, destek olmaya hazır olduğunu hissettir. Kolejde okumasını çok istediğini anladım ama çocuğunun bunu bilmesine gerek yok. Senin hatırın için değil, kendi inandıkları için çaba gösterebilir. İşte bu nedenle, kolej olayını çok fazla ön plana almadan davranman gerek. “İstersen bir şansını dene. Dershane, okuldaki eksikliklerin için de gerekli. Senin için iyi olabilir ama kendini mecbur hissetme. Sen elinden geleni yap, gerisi gelir. İlla ki kazanman değil, çaba göstermen önemlidir” gibi yaklaşımlarla oğlunu rahatlat. Sen istediğin için değil; kendi istediği veya ihtiyaç duyduğu için yapabilir. Bunu unutma ve yaklaşımlarını gözden geçir.

Beraber yatmanıza gelince. Sakıncalı bir durum ve çocuğunun sağlıklı gelişimi açısından da çok engelleyici. Hemen bu sorunu çözmelisin. Sevgiyle, anlayışla, güler yüzle yaklaş. Onunla uyumak istemediğini, çok rahatsız olduğunu ve babasıyla uyumak istediğini anlat, göster. Bahaneler bulmadan, açıkça niyetini belli et. On yaşında bir çocuğun anlayacağı netlikte konuş. Bu arada, ısrarla seninle yatmaya devam etmek isterse, altta yatan bir korku veya başka bir sorun olabilir. O zaman, bir psikologla görüşerek etkili olacak çözümü bulmanız gerekecektir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.