Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

15.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Evliymiş gibi yaşanır mı?

Ayla abla, ben tam 15 aydır evliyim. Kocamla akrabayız ama uzak büyüdük. Büyükler karar verdi ve ben Kıbrıs'a gelin geldim. Çok iyi bir insan olmasına rağmen eşimle devam edebileceğimi sanmıyorum. Nedenini açıklamak çok zor aslında. Böyle konuları konuşmak çok zor. Her şeye ayıp diyerek büyütüldük. Bu yaşadıklarımı aylardır kimseye açmamamın nedeni de budur, aslında. Komşum, tek arkadaşımın önerisi ile size yazmaya karar verdim.

Eşimin ciddi boyutta bir cinsel sorunu olduğunu düşünüyorum. Evlendiğimiz ilk günden beri yanımda yatmadı. Bana dokunmadı. Kardeş gibiyiz. Bu konuda konuşmaktan kaçınıyor. Tek dediği, "biz evliyiz ve bu evde olanlar bu evde kalacak". Böyle diyerek, konuyu kapatıyor. Böyle gitmez diyeceksiniz ama işte gidiyor ve o hayatından çok mutlu.

Bana çok iyi bakıyor. Her türlü ihtiyacımı fazlasıyla gideriyor. Şimdi de bana araba almak istediğini söylüyor. Hangisini beğenirsem alacakmış.

Ben iki yıllık yüksek okul mezunuyum ve geldiğim yerde çok iyi bir işim vardı. Benzer bir işe girmek istedim, ihtiyacımız olmadığını, keyfime bakmamı söyledi.

Aslında, bunlar umurumda değil. Benim istediğim gerçek bir evlilik. Eşim kadar iyi bir insan ile daha önce karşılaşmadım. Babam bile hiç bir zaman beni bu kadar düşünmüş değildir. Fakat ben böyle eksik bir evliliği nereye kadar götürebileceğimi bilemiyorum.

Konuşmamı isteyeceksiniz ama ben bunu çok denedim. Konuyu açmaya bile izin vermiyor. Bu konuyu konuşamadık bile.  Ama bir gerçek, ben ve eşim, iki kardeş gibi aynı evde yaşıyoruz.? Ne yapayım? Alıp başımı gideyim mi? Kaderime razı mı olayım? Sizce eşim zamanla düzelir mi?

Lütfen bana bir yol gösterin.

Rumuz: ELİF

Nikahınızdan dolayı evli görünüyor olsanız da, aslında evliliğin en önemli şartı olan karı-kocalık hayatınız başlamamış. Başlayacağı da yok gibi görünüyor. Sadece bu bile evlilik anlaşmanızın iptali için yeterlidir. Bu gerçek sizin en önemli desteğinizdir.

Ortada ciddi bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. Aklıma bu duruma sebep olacak pek çok etken gelse de -ki sanırım sen de bunları düşünmüşsündür- eşin konuşmayı kabul etmedikçe, biz sadece düşündüğümüzle kalırız.

Sana düşen, en doğru ve sağlıklı kararı vermektir. Eşin desteklemese de, seni engellese de bunu yapmalısın. Sorunun çözümü ile ilgili ortada en ufak bir ipucu veya hevesli bir adam yok. Eşinin tek derdi, böyle yaşayıp gidin de ne olursa olsun. Sen sus ve o da "mış" gibi yaşasın: Evliymiş, mutluymuş, bir sorun yokmuş, o çok iyi bir kocaymış gibi..

Konuşma ve sorunu ele alma girişimlerin cevapsız kaldığına göre; en az zararla bu olmayan ilişkiden çıkmaya bakmalısın. Mutlaka ailenden ve adaletten yardım istemelisin. Eşinin iyi niyetli çabaları seni yanıltmasın. Rüşvetle durumu kurtarmaya çalışıyor ve aslında sen onun pek de umurunda değilsin. Yoksa seni böyle bir hayata ortak eder miydi?

Son sözüm, bu ilişkiden çık. Hiç kimse yanında olmasa bile, yasalar zaten böyle bir evliliği onaylamayacaktır.

Anne olmaya hazır olunur mu?

Ayla Hanım, 2 yıllık evliyiz. Eşim artık baba olmak istediğini söylemeye başladı. ikimiz de 32 yaşındayız ama ben kendimi hazır hissetmiyorum. Çok tedirginim. Sanki çocuğuma bakamayacakmışım gibi geliyor. Sizce hazır olana kadar biraz daha beklesek mi? Ne dersiniz?

Rumuz: GNCL

Pek çok çift, bebeklerini ellerine alana kadar, anne babalığa hazır olduğunu anlamaz. Bu nedenle, anne baba olma kararınızı alırken, ekonomik, sosyal, duygusal kriterlere bakmanızı öneririm.

Birbirinizi tanıyor musunuz? Evliliğin ilk aylarını atlatıp belli bir dengeye ulaşabildiniz mi? Konuşabiliyor ve anlaşabiliyor musunuz? Cinsel ve duygusal yaşamınız yolunda mı?

Bir bebeğe bakacak duyguda ve ekonomik güçte misiniz?

Bebek geldiğinde, masraflarınızın yönü değişir. Özel harcamalarınız arka plana atılır. Sosyal hayatınız da kısıtlanır.

Bebek işi sabır işidir. Uykusuz geceler, aşırı yorgunluklar ve hayatın alıştığınız sıradan zevklerini alt üst eder.

Sizi eve bağlar. Özgürlüğünüzü kısıtlar.

Bunların dışında, çok sevdiğiniz işinize gitmemek için bahaneler yaratırsınız. Bir gülücüğüne kurban olursunuz. Size uzanan ellerine her an koşmak istersiniz. Onu hayatınızdaki en önemli eseriniz olarak görürsünüz.

Kendinizi, tam, mutlu, önemli ve bir işe yaramış hissedersiniz.

Yaptığınız, başardığınız pek çok şey, ebeveyn olunca değerini kaybeder. Sizi dünyasının merkezine yerleştiren bebeğiniz, sizi ele geçirir. Ömrünüz boyunca her şeyden önemli, öncelikli bir bağınız olur.

Öyle bir bağ ki, siz öldükten sonra da yaşamaya devam eder. 

Yani, ekonomik açıdan bebeğinize bakabilecek durumda iseniz ve uyumlu, birbirini seven, anlaşan bir çift iseniz kendinizi doğanın kollarına bırakmanızı öneririm. O gerekeni yapacaktır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.