Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

19.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Genç kız kalbi

Merhaba, Ayla Hanım. Bir senedir biriyle ilişki içerisindeyim. Lise öğrencisiyim. İlişkimizi öğrenen ailem, bunu onaylamadı. Ancak ben ilişkime her şeye rağmen devam ettim.
Aileme değer veriyorum. O kötü günlere tekrar dönmek istemiyorum. Ara verip, zamanı gelince, sevdiğim kişiyle tekrar iletişime geçmeyi düşündüm. Ancak, araya zaman girer ve hisleri değişir diye endişe ediyorum.
Ya devam edersem ve ailem öğrenirse diye korkuyorum.
Riskler çok fazla ve ben çok yoruldum. Ona bunları bir kaç kez üstü kapalı izah etmeye çalıştım ama fayda etmedi. 
Onu üzmek istemiyorum ama diğer taraftan ailemin görüşlerini de önemsiyorum.
Bu şekilde devam ettiğimiz sürece kendimi aileme ihanet etmiş gibi hissedeceğim.
Bana yardımcı olursanız çok sevineceğim.
Rumuz: YOK

Taşıman gerekmediği halde, suçluluk duygularıyla mücadele ediyorsun.
İki arada bir derede kalmış gibisin.
Ve sevdiğin oğlanın, bu duygularını anladığını ve seni rahatlatmaya çalıştığını gösteren bir ipucu da yok yazdıklarında.
Dürüstlüğün, samimiyetin, ailene ve sevdiğin kişiye bağlılığın; senin sevginin, ne kadar değerli ve özel olduğunu göstermektedir.
Bencil değilsin ve aklına estiği gibi davranmıyorsun.
Erkek arkadaşın bunların farkında mı?
Yaşadığın sıkıntıdan yorulduğunu biliyor mu?
Yoksa, sevgin adına, aileni ezip geçeceğin, bir itaat mı bekliyor senden?
Bu sorulara, lütfen kendi duygularını ve düşüncelerini ön plana alarak yanıt vermeye çalış.
Senin sevme becerin kadar, sevdiğini düşündüğün kişinin de sevgi becerisi önemlidir. Sevdiği kızın hayatını zorlaştırmak ve ailesi ile arasının bozulmasına göz yummak, bir erkeğe yakışmaz.
Şu anda, geleceğine yürüyorsun ve yaşadığın her ilişki, ilerde seçeceğin gerçek hayat arkadaşına seni hazırlayan değerli deneyimlerdir. Gençlikte yaşadığımız her ilişki neyi istediğimizi, istemediğimizi, önem verdiklerimizi, vermediklerimizi bize öğretecek güçteki deneyimlerimizdir. Lütfen bunu da dikkate al.
Ve sürekli gerilim üreten, kendini sıkışmış hissettiğin bir ilişki içindeysen, hatırlatmak zorunda olduğum bir gerçek var sana: Evlilikler çoğu zaman, bu nedenle bitmektedir. İnsanın sürekli gerilmesi onu yorar, hatta depresyona sürükler. Kişinin kendini koruma mekanizması alarm verir ve yaşama sağlıklı devam etmeyi seçer..
Kaldı ki, sen evli değilsin. Genç bir kızsın ve daha tam olarak yetişkin bile sayılmazsın. Ancak, taşıdığın duygusal yıpranma; gerçek ve bir o kadar da inciticidir. Bu gereksiz yıpranma, senin gelişimini durdurabilecek bir güç taşıyor gibi görünmektedir.
Üstelik, geleceğini kurmak, doğru kurmak en önemli görevin iken ve duygusal ilişkiler, bu amaca hizmet etmeliyken, bu ilişkinin bir sorun yumağı haline gelmesini anlamak zordur.
Bu seni yavaşlatır, güçsüzleştirir. Kendine güvenini incitir.
Bir de ailen, erkek arkadaşını neden onaylamıyor?
Bu konuyu bana yazmadın. Ancak, değişik açılardan ve elbette çok sevdiğin, güvendiğin ailenin açısından da ilişkine ve bu erkek arkadaşına bak..
Bulduğun yanıtlar, sana karar vermede yardımcı olacak. Gerek duyarsan, bu yanıtları bana da yaz ve beraber düşünelim.

**

Nişanlım çok çalışır

Ayla ablacığım, merhabalar. Lütfen bana cevap verin. Dıştan bakan uzman görüşüne çok ihtiyacım var.
Ben 8 aylık nişanlıyım. Nişanlım Lefkoşa'da, ben Mağusa'da oturuyorum. O yüzden sadece hafta sonları görüşebiliyoruz ki sorun da burada başlıyor.
Hafta sonları bile yeterince görüşemiyoruz çünkü nişanlım babasıyla çalışıyor ve sanırım babası bir işkolik. Nişanlım da galiba öyle.
Cumartesileri, gecelere kadar çalışıyorlar. Gerekmese de çalışıyorlar. Ben bana zaman ayırması gerektiğini defalarca konuştum. Beni işine karşı anlayışsız olmakla suçlar.
Oysaki tek istediğim, bir hafta sonumuz var ve bunu da dolu dolu geçirmek isterim.
Bazı buluşmalarımızda ailesi de oluyor.
Ben bunaldım, nefes alamıyorum artık.
Ayrılığı düşünmeye başladım.
Rumuz:  YALNIZ

Babası ile çalışan bir nişanlın var.
Senden işine saygı duymanı istiyor. Aslında ilettiği, çalışmak zorunda olduğu ve eğlenceye çok fazla vakit ayıracak durumda olmadığıdır.
Bu durumun nedenini bilmiyor olabilirsin. Yaptıkları işin rekabet piyasası yüksek olabilir. İşle ilgili borçları olabilir. Evlilik hazırlığı, bu durumu artırabilir.
Çok az insan, sevdikleriyle eğlenceli veya rahatlatıcı zaman geçirmek yerine; iş hayatının rutinini tercih eder. Çoğu insan, çok çalışmaya mecbur olduğu, gerekli gördüğü için çalışır.
Sağlıklı olan; dengeli bir çalışma, yeterli dinlenme ve ölçülü eğlenmedir.
Bu, nişanlının iş hayatına ait, özel nedenlerle, yapılamıyor olabilir.
Sana bunları anlatmış olabilir.
Bunun yanında, yoğun, yorucu işlerde çalışan kişiler, eğlence dünyasında yiyip, içip, gezmeye değil; sevdikleriyle baş başa, dinlenecekleri, rahatlayacakları ortamlara ihtiyaç duyarlar.
Sen küçük bir kız değilsin. Birilerinin seni eğlendirmesi, oyalaması gerekmiyor. Hafta içi, sevdiğin dostlarınla hoş vakit geçirmeyi her zaman yapabilirsin.
Ondan seni eğlendirmesini istemek, beklemek yerine, bu kadar çok çalışan müstakbel eşini, rahatlatacak, dinlendirecek koşulları, öncelikle senin görmen, düşünmen gerek.
Hem onu görebileceğin, hem de dinlenmesini sağlayacak önlemler almayı ve de eğlenebilmeyi sağlayabileceğin planlar yapmaya çalış.
Eğlenceden hoşlandığını saklamana gerek yok ama bunu tartışma ve hatta kavga konusu yapmaya yönelik adımlar atma.
Elbette eğlence ihtiyacınızı da, az yorgun zamanlara yaymak gerekir.
Ortak isteklerinize, ihtiyaçlarınıza göre hareket etmelisiniz.
Beraber olduğunuz zamanlara, aileler de ekleniyor, diye yazdın. Acaba, çok mu tartışıyorsunuz? Bu tartışmalardan kaçış yolu olarak, aile üyelerini mi kullanıyorsunuz?
Birbirinizi anlamaya çalışmanızı ve ortak paydalar üretmenizi öneririm.
İleri sürdüğün nedenler, ilişkini bitirmen için yeterli görünmüyor.
Ancak, aranızdaki gerilimi çözemezseniz, ne yazık, bu ayrılık fikri, ortak kararınız olma olasılığı da taşımaktadır.

**

Çocuk istismarı bütün yaşamı etkileme gücü taşır

Sevgili Ayla abla, 28 yaşındayım. Nereden başlayacağımı bilemiyorum. Küçükken yaşadığım cinsel istismar -üstelik, ailemden birinin- hala unutamıyorum.
İnsanlarla iletişim sorunum var. Çok sevdiğim erkek arkadaşımın bile bana dokunmasından, sanki iğrenirim. Uyumak için sürekli alkol alırım.
Anlayışsız ve sevgisiz bir ailede büyüdüm.
Dayak, aşağılama..Her şeyi yaşadım.
Beni okulumdan zorla alarak, kardeşlerime bakmaya mecbur bıraktılar.
Hep sindirildim. korktum, polise gidemedim. O zaman savunmasızdım, şimdiyse cesaretsiz ve işsiz biriyim. Maddi sıkıntı çekerim.
Evden çıkmak istemem. İnsanlardan kaçarım.
Şimdi bile, yolda, otobüste her an tacize uğrama sıkıntısı yaşarım.
Özellikle erkeklerden nefret ederim.
Bir kere psikiyatriste gittim, özele. Telefonuyla uğraşmaktan, yüzüme bakmadı. Bir sürü hap yazdı, bir kere kullandım, daha kötü hissettim ve attım çöpe.
Ben, sadece özgüvenli olmak isterim. Gideyim, iş bulayım. Çalışayım. Kötü kişilerin söylediklerini, kulak ardı edebileyim.
Lütfen yazın bana, çok ihtiyacım var.
Rumuz: ADI YOK

Öncelikle, senden gelen diğer iletileri, daha sonra, sıraya koyup yayınlayacağımı sana iletmek isterim.
Yürek acıtan geçmişindeki en temel gerçek; sana bakması, sevmesi ve sağlıklı büyütmesi gerekenlerin bu görevlerini yapamadıklarıdır. Yapamadıkları gibi, seni koruyamadılar. Hatta kendileri, yaşadığın zarardan mesuldürler.
Senin küçük bedenine ve duygusal bütünlüğüne yapılan zulüm; bugünkü hayatını da ele geçirmiş.
Ve sen, bu enkazın altından çıkmayı -tek başına- başaramamışsın.
Artık büyüdün ama içindeki küçük kız, hala acı çekiyor, hala yaraları kanıyor.
Bu nedenle, yetişkin bir kadın olarak yaşamdan beklediklerini elde edebilecek savaşımlara girme cesaretin yok.
Ancak, yazmak bile bir başkaldırıdır.
Sana düşen, bu küçük uyanışı, bir mücadeleye döndürmek ve kendini iyi hissetmeni sağlayacak yaşam koşullarına ulaşmaktır.
Adım at..
Bundan önceki girişimin başarısızlıkla sonuçlanmış olabilir ama yaşadıklarını çözmen ve özlediğin yaşam koşuluna ulaşman mümkündür.
Bu nedenle, hem kendine hem de bu sorunların uzmanlarına bir şans daha ver.
Hem psikiyatrist hem de psikolog ile çalışmaya başlamalısın. Yaşadıkların bunu gerekli kılıyor. Yaşadıkların, dünya yüzünde hiç bir insanın kaldırabileceği durum ve olaylar değildir.
Ruh sağlığı uzmanlarıyla çalışmalısın.
Devletimizin hastanesi, Barış Sinir ve Ruh Sağlığı Hastanemiz, halkına ücretsiz hizmet veren, çok yetkin bir doktor ve psikolog kadrosuna sahiptir. Onlarla görüşmeye başla. Bize de yaz.
İyileşme sürecinde yanında olalım.
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.