• 02 Nisan 2017, Pazar 16:22
Psk. Ayla KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

Gözüm tutuyor diye torunlarımı bana göstermiyorlar

Ayla Hanım, benim 2 kızım ve bir oğlum var. 5 tane de torunum var. Bütün sorunum göz tutması. Kızlarım arasında benim gözüm çok tutar diye torunlarımı benden uzaklaştırıyorlar. Her ne yaparlarsa benden gizli. Tamamen dışlanıyorum. Çocuklarım her ne alırlarsa, ne yaparlarsa benden gizli. Çok üzülüyorum. Biliyorum beni seviyorlar. Ben de 67 yaşında yaşlı bir bayanım. Ne olur Ayla Hanım bana bir yol tarif et. Teşekkürler.
Rumuz: TEK YALNIZ

Dışlanmışlık, hiçbir koşulda katlanılması kolay bir durum değildir ve sizin örneğinizde en yakınlarınız tarafından bunu yaşamak durumunda bırakılmışsınız.
Anlaşılan, göz tutmasına, nazara inanan bir ailesiniz ve çocuklarınız bir şekilde sizin gözünüzün kötü nazar yaptığına kanaat getirmiş. Öncelikle, sizden sevdiklerinize gelecek kötü bir şeyin olmayacağına inanabilmeniz gerekir. Siz, nazar ettiğinize inanırsanız; olan biten her şeyin nedenini, sanki bir Tanrı imişsiniz gibi kendinizde aramaya başlarsınız. Oysaki yaşam döngüsünde olan biten her şeyin çok azı üstünde hükmümüz var.
Size diyeceğim şudur: torunlarını, evlatlarını çok sevmek ve onlarla ilgilenmek nazar tutmasına yol açmaz. Olan aksilikleri sizin bakışınızla açıklamak, doğru değildir. Bakışınıza kötü anlamlar yüklemek de öyle. Size tavsiyem, kendinize, sevginize ve yüreğinizin iyi olduğuna güvenin. Çocuklarınıza kırılganlığınızı gösterin ve bu yanlış anlamadan vaz geçmelerini talep edin. Gerekirse, onlar da bana kendi düşündüklerini yazsınlar. Bu ağır yükün ailenizin hiçbir üyesine hiçbir faydası yoktur.

**

İçimde kötü şeyler olacakmış gibi bir his var

 

Ayla Hanım, ben 33 yaşında bir öğretmenim. Evliyim ve bir çocuğum var. Çok uzun zamandır, aileme bir şey olacağı korkusunun pençesinde yaşamaktayım. Bu son zamanlarda daha da arttı. Hiçbir şekilde huzurum yoktur. En iyi anımda bile, “Ya karıma şu olursa ve çocuğum öksüz kalırsa” gibisinden düşüncelere kapılırım ve gerçekten bunlar oluyormuş gibi büyük acı çekerim. Bazen, gazetedeki bir haber mesela, bana oğlumu kaybedeceğim duygusunu yaşatır. Dayanamayacağım acılar içindeyim. İnternetten araştırdım durumumu ama öğrendiklerimin bana hiçbir faydası olmadı. En büyük çekincem, giderek artması ve dayanılmaz noktaya gelmesidir. Karım her şeyin farkındadır ve bana teselli olmaya gayret eder. Har şeyin geçeceğini, bunların aşırı sevgiden olduğunu anlatır. Buna rağmen hiçbir şeyi düzeltemiyorum ve sizce karımın önerisine uyup psikologa başvurmam işe yarar mı?
Rumuz: ANGLOMAN

Yaşadığınız yoğun anksiyetenin sonucunda kapıldığınız obsesif düşüncelere tahammül etmek gerçekten imkansız denecek zorluktadır. Bu kadar uzun zaman bu acılarla yaşadığınız için çok üzgünüm. Günün akışı içinde, payınıza düşenler sadece kaybetme korkusunun yaşattığı acılar olmuş.
Yaşadığınız durumdan kurtulmanın elbette yolları vardır. Öncelikle bir psikiyatrist ten randevu alarak, yıllardır yaşadığınız bu ızdırabı anlatın. O size gereken tedaviyi başlatacaktır. Akabinde tıbbi tedaviye eşlik eden ve bir psikologla yapacağınız psikoterapiler ile bu can yakıcı duruma elveda diyebilecek şansınız olacaktır.

**

Baba ve oğul arasındaki iş anlaşmazlığı

Ayla Hanım, ben 27 yaşında bir mühendisim. Babamın kurduğu şirkette beraber çalışıyoruz ve işlerin bu güne gelmesinde emeğimin ve bilgimin çok desteği olduğunu öncelikle belirtmeliyim.
Babamla anlaşamıyoruz Ayla Hanım. İşle ilgili hiçbir fikrime güvenmez. Ne yaparsam, detaylarıyla anlatmam ve onaylamasını sağlamam lazımdır. İşle ilgili yapılması gereken yeniliklere de inat yapar, izin vermez. Sonunda haklı çıktığımda ve bunu gördüğünde bile “Haklıymışsın” demez. Babam, çok iyi bir teknisyendir ve işini çok iyi yapar. Ama siz söyleyin. Birazcık olsun oğluna güvenmesi de gerekmez mi? Herkesin işleri yıkılırken, aldığım önlemler ve yaptığım iş bağlantılarıyla biz ayakta durabildik. Bunları unutmuş görünür. Bana, yanında çalıştırdığı işçi kadar değer vermez gibi davranır. Başka bir işte çalışmayı çok düşündüm ama aile işimize bir şey olur korkusuyla yapamadım. Babama da işittirdiğimde bir faydası olmadı. “Aha bir kapı burada, diğer kapı orada” gibi sözler etti. Anlayacağınız, babam değişime pek uygun değil. Sonuçta, acaba sahiden gitmem mi gerekir? Yoksa uyumlu bir çalışma ortamı oluşturmanın yolu var mı? Şimdiden teşekkür ederim.
Rumuz: KARTAL

Çekip gitmek, çözüm değildir. Uyumlu bir çalışma ortamı oluşturmanın şartlarını düşünerek problemi çözmeye başlayabilirsin. Öncelikle babanın bu işin patronu olduğunu, senin de şirketin mühendisi olarak çalıştığını ve iş yerinde baba- evlat rolünün iş ilişkinizin düşmanı olacağını ilk şart olarak belirle. Evdeki baba, işteki patron ile evdeki evlat, işteki mühendisi karıştırma. Gerçekten baban, dediği dedik, despot bir patron gibi davranıyor ve çalışanına fikir sormuyor veya fikrine itiraz ediyorsa, bunun işe yansımasını görmelidir. Çalışanı olarak ondan, evlat ayrıcalığı beklemediğini anladığında; aynı anda hem patron hem de baba olmaktan vazgeçecek ve mühendisine gereken desteği verebilecektir. Demek istediğim, öncelikle iş ilişkiniz ile baba oğul ilişkinizi ayırın ve bunları farklı mekânlara taşımaktan vazgeçin. Baban iş yerinde, mühendisinden tam bir profesyonellik görsün. Yanlış bulduğun kararları, sorumluluk alanın içinde açıklamaktan kaçınma ama son kararı ona bırakmayı da ihmal etme. Patronlar karşılarında bir profesyonel bulduklarında, sonunda saygı ve güven duyarlar. Bu arada, baban pek çok baba gibi, seni henüz olgunlaşmamış küçük oğlu olarak görüyordur. Seni, iş verecek kadar güvendiği bir mühendis olarak görmesini sağlamalısın. Babalık duyguları ile işveren duygularını karıştırmamayı öğrenmelidir.
Bu uyumu başarabildiğiniz zaman; baba-oğul ilişkiniz de yerine oturacak ve zamanı geldiğinde şirketin her aşamasında başarıyla çalışmış ve kendini gerçekleştirmiş bir oğul olarak, işin başına bileğinin hakkıyla geçmiş olacaksın.
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 17.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup