HUNKAR SAG GIYDIRME
Psk. Ayla  KAHRAMAN

Psk. Ayla KAHRAMAN

01.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yeni yıla girerken, bir şans daha

Yeni yıla girerken, bir şans daha


Kaygan zemine benzeyen yaşam yolunda yürürken; hayal kırıklıklarımızın kaynağında umutlarımız, beklentilerimiz, güvenimiz, sadakatimiz, sevgilerimiz, tutkularımız bulunur.

Yaşamla olan bağımıza ne kadar yakınlarsa, o kadar mutlu ederler bizi ve bir o kadar da mutsuz.

Tekrar başlamak, yeni bir adım atmak, gerçekten bir şans vermek, herkes için zordur. Bu zorluk alışılagelmiş bir nedenden kaynaklanmaz. Yani, bir ülkede var oluş şansı aramak gibi değildir. İflasa giden bir işten el çekip, yeni bir iş kurma çabasına da benzemez.  Bu, kendimize ve dünyaya bakışımızla ilgili, farklı bir şeydir. Örneğin, kendimizi sevmedeki becerimiz kadar, başkasını sevmeyi başarabilmemiz gibi. Kendimizi affedebilme hoşgörümüz kadar; başkasına yeni bir başlangıç için umut verme gibi.

“Sana son bir şans daha veriyorum, seni affediyorum.” Bunun gerçekte bir şans daha verme ile her zaman ilgisi yoktur ne yazık. Bize yakın olanları affetmemiz zordur. Onların yarattığı hayal kırıklığı, koldan, bacaktan olmuşuz gibi eksiltir bizi çünkü. Bir şans daha versek bile, asla eskisi gibi olmayacağımızı, tamamlanamayacağımız sanırız. Bu “görünüşte” verilen şans, “dertleri zevk edindim, bende neşe ne arar” mısraının geçtiği eski şarkıdaki gibidir. Hüzün, yavaş yavaş yaşama sirayet eder.  Aklımızı, yüreğimizi doldurur ve öyle bir an gelir ki, taşacak yer arar. Bazen öfke ile dışa akar. Bazen nefret denilen yok edici ile karışır. Sevileni, seveni ve bizi yaralar. Bazen, içeride kalarak, “kan çıbanı” gibi bizi yere serecek anı kollar. Zaferi olmayan bu kavgada, kanamayı dindirmenin yolları giderek tükenir ve verildiği sanılan şanslar; sadece sonu hazırlayan bıçak darbeleridir: Son şansın final gösterisi, sahneden geri çekilen suçlu, masum, kırgın ve yalnız insanlardır.

Oysa yenilmişliğin, terk edilmişliğin, ihanete uğramışlığın yarattığı hüzün, arada bir geldiğinde ve zamanında gidebildiğinde yaşama tutunabilmenin yolunu öğretebilme becerisi taşıyan bir duygu zenginliğidir. Akıl, beden ve ruh arasındaki savaşı dindiren bir güzelliktir. Hayal kırıklıklarının incinmişliğiyle, çatışan duyguların yorgunluğunu alıp götürecek güçtedir. Gerçekte, bizim için önemli olanın fark edilmesini, kollanmasını, korunmasını önemli kılan bir yalınlıktır. Bu yalınlığın özündeki şans verme, doğal olarak öbüründen farklıdır. Burada, beraber yürümeye karar verme ve arkaya bakmama vardır. Ne suçlama, başa kakma; ne de affedilmenin oluşturacağı diyet ödeme söz konusudur. Geçmiş arada bir başını kaldırsa, gözünü kırpsa da; tanıdıklarını bıraktığı gibi bulmaz ve etkileyemeden çeker, gider..

Yeni bir yıla girerken, en başta kendimize bir şans daha verelim mi? Sonra, hüznün öğretici dinginliğinde, yaşam yolunda yürümek istediğimiz değerlilerimizi düşünelim. Sevgilimiz, eşimiz, evladımız, anamız, babamız.. İşimiz, amirimiz, işçimiz…

Hepimize iyi yıllar, sevgili okuyucular.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.