HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

18.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Acil hizmetlerin önemi!

Polis, itfaiye ve acil servis...

Dünyanın bütün uygar ülkelerinde, en çok değer verilen üç meslek grubu...

Polis çok güçlü olmalı. İtfaiye, en son teknoloji ile donatılmalı ve acil servis hizmetlerine göz bebeği gibi bakılmalı.

Böyle mi?

Bizde böyle mi?

Çok fazla yorum yapmak istemiyorum.

Çünkü itfaiyenin teknik kapasitesinden haberim yok... Ama, havadan müdahalenin çok etkili olduğunu biliyorum; bu konuda eksik olduğumuzdan da eminim.

Polis, bana göre elinden geleni yapıyor.

Ancak, çok ciddi personel eksikliği olduğunu, gelen giden müdürler dile getirirken; teşkilat içerisindeki gruplaşmaların huzursuzluk yarattığı, nakil ve terfiler konusunda ise ciddi sıkıntı olduğu ifade ediliyor.

Acil servis, sağlık sistemimizin parçası...

Bu konuda da aşırı yoğunluk, bu servisin gerektiği gibi işlemesine engel oluyor.

Ülkenin genel sağlık sistemine kayıtlı olmayıp, acilden öksürük için tedavi bekleyenler çok fazla.

Bu sorun, Güney’de de var, İngiltere'de de...

Vatandaş olmayanlar, kaçaklar, sigortası bulunmayanlar; haliyle "acil numarası" ile bu servisi meşgul edebiliyor.

Devlet mi?

Sağlam bir devletin polisi, itfaiyesi ve acil sağlık hizmetleri çok sağlam olmalı.

Bu konuda, 199, 155, 177 ve 112 gibi numaralar da daha aktif hale getirilerek, ciddi bir planlama yapılması, uygar bir ülke olmanın temel şartıdır.

Sokakta rastgele bazı gençlere, örneğin Türkiyeli üniversite öğrencilerine, orta yaşın üzerindeki bazı vatandaşlarımıza, yukarıdaki "dört numarayı" sordum geçen gün... En az 40 kişiye...

155'in polis, 112'nin acil sağlık yani ambulans hizmeti olduğunu biliyordum; 199 ve 177'yi ben de bilmiyordum... 199 yangınmış. 177 ise orman yangını... Öğrendim... Ama sordum 40 kişi içerisinde özellikle yabancı öğrenciler ve bizim gençler, bu numaraları hiç bilmiyor.

Sadece, öylesine bir hatırlatmak maksadıyla yazmış değilim bu konuyu...

Titizlikle üzerinde durulması gerektiği uyarısında bulunmak amacındayım...

Polisi güçlü olmayan, itfaiyesi teknik açıdan yetersiz, araç açısından kabiliyetsiz ve acil servisi yorgun - bitkin bir ülke; vatandaşına bu servislerin değerini ve numaralarını öğretemiyorsa; ortada ciddi sorun var demektir...

Eminim anlamışızdır ne demek istediğimi!

Akıncılar yolu

Yıllardır bu ülkedeki en ciddi ayıpların en başında gelen konu, Akıncılar köyüne girişte kimlik istenmesiydi...

Düşünün, ben Akıncılarlı bir dedenin torunu olsam ve İngiltere'den tatile gelsem; kimliğim yoksa, köye giremezdim. Dedemin evini göremezdim. Annemin - babamın doğduğu eve bakamazdım...

Bunu Rum yapsaydı, "vaaaaay aman aman aman anam!"...

Akıncılar yolu meselesi, tam bir rezaletti.

Evet, kimliksiz girilemiyordu. Yol sorunu vardı ve kimse bu sorunu yıllardır çözemiyordu.

Sibel Siber'in geçici başbakanlık dönemindeki kısa sürede çok ciddi yol alınmıştı ve Sayın Siber gerçekten bu konuda çok ciddi çaba harcamıştı ama bir gizli el, bir gizli kol, yol yapımına başlanmasını engellemişti.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, geçtiğimiz pazar günü bir açıklama yaptı ve yeni Akıncılar yolunun inşasına "yarın" başlanacağını duyurdu.

Yarına kadar beklemek şart.

Başladığı anda, alkış da şart...

Bu yolun inşaatına başlamak ve tamamlamak, onlarca hükümetin başaramadığı bir "önemli" iştir... Çok önemli bir başarıdır...

Belki normal bir ülkede gayet doğal bir yol inşaatı olabilir ama bizim ülkemizde, tarihi bir zaferdir.

Mevcut hükümetin ve tabii ki bakanın başarı hanesine koskocaman bir "tik" atmaktır...

Aynı başarıyı, yeni hastanelerin verilen sözlerinde; yeni hapishane vaadinde de görmek en büyük arzumuzdur.

Trump'ın Beyaz Saray hayalini kadınlara uygunsuz dokunma iddiaları bitirdi!

Amerika'da 8 Kasım'da yapılacak olan Başkanlık seçimi öncesi yapılan son ankete göre Demokrat aday Hillary Clinton, Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump'ın 9 puan önünde. BBC'nin haberine göre, "Modern tarihte bir aydan az sürede böylesi bir farkı kapatan başkan adayı yok"...

Ancak Trump, anketlere bakmamak gerektiğini belirtiyor. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı aldığı Brexit referandumunu hatırlatıyor... "Brexit'teki gibi olacak. İzleyin" diyor.

İngiltere'de 23 Haziran'daki referandum öncesi yapılan son kamuoyu araştırmaları ülkenin AB'de kalma kararı alacağını göstermiş, sandıktan ise yüzde 52 oyla Brexit kararı çıkmıştı.

Benzer sonuç, Kolombiya'daki barış anlaşması referandumunda da yaşandı...

Trump, genelde medyada destek bulamıyor.

Ve medya, sürekli Trump'ı vuruyor.

En çok da kadınlar kullanılıyor... Örneğin cumartesi günkü The Washington Post'un ön sayfasında, "Trump beni de taciz etti" diyen bir kadınla yapılan söyleşi yer alırken; aynı sayfada, "daha çok kadın Trump'ın kendilerini taciz ettiğini söyleyecek" gibi bir başlık da yer alıyor.

Gerçekten, Trump'ın kadınlarla ilgili sözleri ve elle ya da belle tacizleri Amerika'da büyük tartışma yaratmış durumda...

Ve Trump, bu konuda çaresiz kaldı. Kendi partisi bile, "aşırı dangalakça sarf ettiği sözleri savunamıyor. Hatta parti, Trump nedeniyle dağılma tehlikesi de yaşıyor.

Çok büyük olasılıkla Trump seçimi kaybedecek... Seçimden çekilme olasılığı olduğundan bahsedenler de var ama ilginç emlak milyarderi Cumhuriyetçi aday, anketlerdeki sonuçların sandığa yansımayacağında ısrar ediyor...

Evet, medya çok önemli... Medyanın genelinde yoğun bir Trump karşıtlığı dikkat çekiyor...

Cumhuriyetçi başkan adayı Trump, ABD medyasında kendisiyle ilgili yer alan cinsel taciz iddiaları için "tamamen ve kesinlikle yalan" diyor... Suçlamaları ortaya atan kadınlar için "korkunç yalancılar" ifadesini kullanıyor ve suçlamaların medya ve siyasiler tarafından 'Amerikan halkına karşı yapılan bir komplo' olduğunu savunuyor... Aslında çırpınıyor... Ama çırpındıkça batıyor...

Medya, hemen her gün bir kadın bulup ön sayfalara taşıyor, kadınlar da Trump'ın kendilerine uygunsuz bir şekilde dokunduğunu iddia ediyor...

Kısacası, ırkçı, faşist, cahil, cühela, manyak, dangalak bir tip görüntüsü açık ve seçik görünen Trump'ın Beyaz Saray hırsını, "kadınlara uygunsuz dokunma" iddiaları bitirmiş gibi görünüyor... Bu da bana çok ilginç geliyor...

Trump'ın yenilmesi için harcanan taktik çok değişik bir siyasi tavır olarak, siyaset bilimine de geçecek gibi duruyor.

Seks kasetleri, Türkiye dahil başka ülkelerde de kullanıldı. Ama yine de Trump'ın götürülmesinde kadınların bu şekilde kullanılması, bence siyaset tarihine yazılacak.

Trump'ın, ırkçı, yabancı ve göçmen düşmanı tavrı götürülmesine yetmedi... Kadınlara dokunması götürdü! Amerika ilginç bir ülke!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.