• 09 Şubat 2017, Perşembe 7:30
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Başarılı ve başarısız olmak!

Bir öğrencinin başarısı karnesi midir?

Eh, bir anlamda öyle de denebilir... Ama bir insanın başarısı, hayatta geldiği yerle, mesleğinde bulunduğu nokta ile alakalıdır... Yani bir öğrencinin karnesi çok zayıf olabilir, zerre kadar kimya - biyoloji - failatün failün edebiyattan anlamayabilir ama o öğrenci bir gün, muhteşem marangoz bir olabilir!

Matematikten sıfır çeker hep ama Dünya'nın en iyi resimlerini çizebilir!

-*-*-

Bir sporcu nasıl başarılıdır?

Ya da sporcunun başarısı nedir?

Eh, profesyonelse, kazanması gerekir değil mi?

Ama amatörse, sağlıklı olması en büyük başarıdır!

-*-*-

Bir şirket, nasıl başarılı olur?

Şirketin başarısı, bence maddi kazancıdır!

Ama "kâr" tek başına başarı göstergesi midir?

Hayır değildir.

O şirketin sosyal sorumluluk projeleri olmalı...

Elde ettiği kârdan, insanlığa, insana, doğaya da katkı koyabilmeli... Kültüre, sanata, spora hizmeti geçmeli...

Çalışanlarına saygılı olmalı ve çalışanlar o şirketi, ailesi gibi sevebilmeli, sadık olmalı...

Ve tabii ki, profesyonellik en ciddi anlamda kurumlaşmalı...

-*-*-

Bir hükümet nasıl başarılı olur?

Vatandaşlarını mutlu eden hükümet, bence başarılıdır.

Efendim, "insanoğlu" denen varlığı yani ekonomide "homo economicus" diye de adlandırılan doymak bilmeyen mahlukatı mutlu etmek o kadar kolay mıdır?

E hükümet bilir!

Hükümet bilmelidir!

Hükümet mutlu etmelidir!

Siyaset, bunun için vardır.

Nedir en basit ifadeyle yolu yordamı bu mutluluğun?

İş, ekmek, eğitim, barınak...

Çalışanlar hakkını alacak, sosyal güvenlikleri bulunacak, tatilleri olacak...

Konuta ulaşmaları kolaylaştırılacak...

Eğitim, kaliteli ve planlı yapılacak...

Bunları başarmak için kaynak lazım değil mi?

İşte iyi hükümet, başarılı hükümet, o kaynağı yaratacak olandır! Yaratabilendir!

-*-*-

Son bir kaç günde haber merkezimize gelen iki belediyemizle ilgili haberlere bakalım... Biri Yeni Erenköy, öteki Gönyeli...

Kıyas yapmak lazım.

Yeni Erenköy, çalışanlarına üçer maaş borçlu!

Bu belediye başarılı mı?

Hayır, sınıfta kalmıştır...

Sebebi ne isterse olsun, başarısız bir yönetimden bahsediyoruz...

Efendim, Yeni Erenköy eski veya şimdiki belediye başkanları ile konuşun, hükümetin aldığı kararlar, bazı uygulamalar, imar planları, şuydu, buydu derken, size, "hepsi de çok haklı" bir yığın mazeret sıralar...

Bakın, mazeretler haklıdır diyorum, eleştirmiyorum.

Ama unutmayın, askerde de size öğretmişlerdir, "hiç bir mazeret, başarının yerini tutamaz"...

Mazeret üretmek, başarısızlığın kendisidir...

Yani anlayamam dinleyemem...

Ve gelelim Gönyeli'ye...

Gönyeli Belediyesi, çok güzel işlere imza atıyor...

"... Ama orası şöyle şansa, böyle imtiyaza, öyle ayrıcalığa sahip, geliri çok fazla, ben orada başkan olsaydım, ben de yapardım" demeye kalkmayın sakın!

Yapamıyorsanız, istifa edecektiniz...

Mesela Mesut Yıkıcı hocam, Erenköy'de aynen öyle yaptı... "Bu ülkede, bu şartlarda, bu belediye yönetilemez" dedi ve gitti...

Şimdi, bu belediyeye yeniden seçilecek olan başkan, şartları bilerek aday olacak ve göreve gelirse, katakulli okumayacak!

Gönyeli mi?

Sadece geçtiğimiz gün basına tanıtılan okul öncesi eğitim merkezi bile büyük bir başarıdır.

Çünkü bu merkez, çocuklarımızın sağlıklı gelişmesi adına, çok gerekli, çağdaş bir yatırımdır.

Gönyeli ve Ahmet Benli, başarılı mıdır?

Bence başarılı değildir, çok başarılıdır!

O kadar!

Demokrasi medeniyet ve eleştiri

Bir, demokrasi vardır, medeniyet vardır, doğru - dürüst ülkede yaşamak vardır; bir de bizimkisi gibi ülkeler vardır... Salla gitsin... Eleştir, bas, ez, sanal ortamdaki sayfanda da başkasının sayfasında da istediğini yaz!

Öyle olmamalı!

Bilişim meselesi, internet suçları meselesi mutlaka yasal bir zemine kavuşmalı...

Ama bunun da öncesinde, zihniyetimiz değişmeli ve demokrasiyi, medeniyeti en iyi seviyede algılamaya başlamalıyız!

Ben dahil!

Hepimiz!

Siyasi düşünceleri nedeniyle siyasetçilerin eleştirilmesi çok normaldir ve çok da kolaydır...

Önce, siyasetçiler, özel yaşamlarına dikkat etmek zorundadır... Siyasete gireceksen, bunu bileceksin...

Birçok ülkede, eleştirinin, yasalarla belirlenmiş sınırı söz konusudur...

Örneğin Fransa'da siyasilerin özel yaşamları ile ilgili spekülatif haber yapmak yasaktır... Fransızlar, kendi cumhurbaşkanlarının aşk hikayelerini İngiliz gazetelerinden öğrenir!

Öteki yazımızda bir miktar bahsettik, devamı gibi olacak ama, başarılı iş yapan bir siyasetçiyi alkışlamak da gerekir... Hep vur, öldür değil!

Doğru şey söyleyen bir siyasetçiyi, siyasi görüşlerini sevmiyorum diye eleştirmek doğru olmaz. Bunu zaman zaman ben de yapıyorum... Hatta Ali Baturay itiraf etmişti, ben de edeyim, Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak sevmediğimiz siyasetçilerimizin, Türkiye'deki siyasetçiler tarafından azalarlanmasından bir ara haz da duymuştuk!

Yanlıştı!

Neyse!

-*-*-

Devam edelim...

Burası çok küçük bir ülkedir, haliyle herkes herkesi tanır ve sever... Ama kimse, kişi olarak sevdiği bir siyasetçiye, oy vermek zorunda da değildir...

Bütün partilerden arkadaşlarımız, arkadaşlarım vardır...

İlla ki her söylediklerine körü körüne inanacak veya beğenecek değilim...

Eleştiririm de...

Başbakan, çocukluktan, üniversite yıllarımdan arkadaşımdır ve hem kendisini hem de kardeşini, annesini, babasını, dayısını, dayılarını, yeğenlerini bilirim... Çok da severim, sayarım...

Arkadaşım Hüseyin Özgürgün için canımı feda etmezsem, arkadaşım olduğunu bu kadar rahat yazamam... Ama aynı kişinin, yani başbakanın, mesela Kıbrıs sorunu ile ilgili son dönemlerde yaptığı açıklamaları, "çözüm karşıtı saçma ifadeler" diye yorumlayabilirim... Yorumlarım da!

Demokrasi ve medeni bir ülke yaşamından söz edeceksek, bunlar, olması gerekenlerdir.

Hayatımda beni eleştiren kimseye küsmedim.

Kızmadım da!

Hatta, düşüncelerimden ve yazdıklarımdan dolayı "işimi kaybetmem için beni şikayet edenlere" bile kızmadım... Onlara acıdım aslında... Sadece acıdım... Çünkü birinin ekmeğiyle oynamak, zavallılıktır... İşe yarayan biri, aklı çalışan bir kişi, farklı düşünenin karşısına farklı düşünce koyamazsa ne yapar, o kişiyi yok etmek için saldırır... E o saldıran kişiye sadece acınır...

Neyse...

Meseleyi nereye getirmek istiyorum biliyor musunuz?

Türk Lirası'na ve ekonomiye...

Ve Ersin Tatar'a...

Yiğidi öldüreceksiniz ama hakkını vereceksiniz!

Tatar geçen gün bir gazetemize demeç verdi...

Ne dedi?

Özetle şunları anlattı:

"... Türk Lirası değer kaybetti... Düştü!.. Bu düşüşü ters çevirmek bizim elimizde olan bir şey değildir... Yarın sabah Euro'ya geçmemiz de mümkün değildir... Evet, Türk Lirası'nın düşüşü halkın alım gücünü da düşürdü... Ama bu Türk Lirası ile yaşamak zorundayız... Belki faydalı da olabilir... Mesela Güney’den alış verişler azalabilir ve para bizde kalır... Turizm açısından ülkeyi cazip hale getirebilir."

Bence söyledikleri yüzde yüz doğrudur.

TL'ye müdahale edebilir miyiz?

Hayır edemeyiz...

Halkın alım gücü düşmüştür... Bu da doğru...

Ama, Ersin bey gibi düşünen milliyetçi herkes, vatandaşın parasını KKTC'de harcamasından yanadır ve TL'nin değer kaybı, bunun için bir avantajdır!

Ayrıca, Euro ve sterlin kullanan ülkelerdeki turistler açısından, TL kullanılan KKTC, turizm açısından avantajlı hale gelmiştir!

Bu arada, Tatar, "oh iyi ki TL düştü, çok iyi oldu, çok muhteşem bir şey" demedi ki!

Yani, sırf eleştirmek için eleştireceksek; "gözünün üstünde kaşı var ve o kaş amma kalın ha" diye de eleştiririz, olur biter...

Neyi mi anlatmaya çalışıyorum?

Artık bir yerlere gitmek, bir yerlere yerleşmek zorundayız...

Siyaset tertemiz olmalı...

Rakipleri yemeyelim... Rakiplerden daha iyi olalım mesela...

Ve biri doğru söylüyorsa, alkışlayalım...

Tatar, doğru söylüyor...

TL'ye müdahale edemiyoruz... Evet düştü ve sıkıntı yaşıyoruz ama bunun iki tane de iyi yanı var!

Bütün söylediği budur!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup