KTV
  • 20 Mart 2017, Pazartesi 7:56
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Başlığa hiç gerek olmayan bir yazı!

Mesele nedir?

Mesele esas oğlanla sevişmeyi normal kabul edip, kötü oğlanla sevişmekten zevk almamak mıdır?

Türk dizileri mantığıyla gidelim istedim!

Şimdi, mecburen sevişmek var mıdır?

Yoktur!

Severek sevişeceksiniz!

Yani diyorum, dün Havadis gazetesi manşetten yayınladı; Türkiye Futbol Federasyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti yani Rum tarafının federasyonu ile fıkır fıkır, şıkır şıkır, Maşaallah!

Yani Rum federasyonuna da maşaallah, Türkiye'nin federasyonuna ise tam 42 kere maşaallah!

Hani Türkiye işgalciydi?

Hani Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımıyordunuz?

Demek ki nedir?

Demek ki, kimse Kıbrıslı Türk sevgiliyle isteyerek ve severek sevişmiyor!

Ya ne yapıyor?

Mantık sevişmeleri!

Hukuk sevişmeleri!

Bize "satılık metres" gibi davranılıyor...

Ne bileyim, Türk dizilerinde de böyle görüyoruz ya... O gözle bakmak istedim...

Kıbrıs Cumhuriyeti var mıdır?

Vardır!

Öyle ya da böyle bu bir realite midir?

Evet realitedir!

Peki, Türkiye bu devleti tanıyor mudur?

İstese de istemese de, sevse de sevmese de, mantık ve hukuk öyle emrediyor... Tanıyor...

İş de yapıyor, ilişki de kuruyor, işbirliği de yapıyor... Ve yapmaya devam edecek!

Peki KKTC var mıdır?

Bu soruya ben yanıt vermeyeyim, Türkiye'nin futbol federasyonunun başındaki Yıldırım Demirören versin...

Demirören sadece bir futbol insanı değildir.

İş dünyasının en büyüklerindendir...

Gazcıdır!

Efendim, mesele, birbirimizi kandırmakla alakalıdır.

Bize hep yalan söyleniyor.

"... KKTC vardır ve ilelebet devam edecektir" sözü; hayal ötesidir.

"Mevcut düzen devam edecektir" den başka bir şey değildir bunun adı!

Ama mevcut düzende, sadece geçerli olan iki "pasaport" söz konusudur. Ya TC ya da KC!

Ötekisi kağıttan ibaret! İsterseniz tüm KKTC hükümeti bakanlarına sorun!

Cebinizdeki uluslararası geçerliliği olan pasaportun üzerindeki bayrak, hangi devletin bayrağıdır!

Ve aynı hükümetin mensuplarının korkuları - korkutulmaları - sindirilmişlikleri vardır beyinlerinde.

O korku sokulmuştur akıllarına!

"... Rüşvetçisiniz!"...

Bunu, TC'nin bir bakanı gelip, KKTC'nin hükümetine ve yönetimine "dan" diye söylüyor!

Aslında bu bir çeşit, "oturun oturduğunuz yere"dir...

Bizimkiler oturuyor...

"Harikasınız çocuklar!" diye de kapalı kapılar arkasında poh pohlanıyorlar tabii ki!

Harika çocuklar!

Hiç bir devletin bir yetkilisi, başka bir devletin yetkilisine, "sizi çok seviyoruz, ama sizi gidi sizi gidiler, rüşvetçisiniz" diyemez kardeşim!

Kısacası, yalana, dolana, aldatmaya hiç gerek yok!

Kıbrıs sorununu çözebiliyor muyuz?

Hayır çözemeyiz!

Bizim elimizde değil!

Ama en azından birbirimize yalan söylemeyelim!

Haaa, hâlâ gazetelerde, televizyonlarda, ocaklarda, kulüplerde "Rum bizi kesecek" iddiasında olan, "Rum - Yunan ikilisine güven olmaz" gibi EOKA ve ENOSİS filmlerine takılı kalanlaradır mesajım...

Maronitleri düşünün...

1571'de 69 adet köyleri vardır.

1878'de 4 köyleri kaldı...

Şimdi bir köyleri, bir de urup köyleri var...

4 olsun diye de nostaljik hayaller kuruyorlar.

Kıbrıslı Türkler mi?

Ben diyorum ki çözüm olmazsa, Kıbrıslı Türkler 10 yıl içinde en fazla 5 köyde toplu halde yaşam sürüyor olacaklar.

50 yıl içinde ise "sıfır"...

Karamanca dili gibi, yok olacağız...

Tek bir kurtuluş şansımız var, kendi devletimizin efendisi olabilmek!

Bunun da tek bir yolu var, Kıbrıs sorunu çözülmeli!

Siz karşı çıkmaya devam edin!

Ömrünüz yetmeyecek ama umarım Allah'ın bir sistemi vardır, 20 - 30 yıl sonra da olsa bu ülkeyi ne halde bıraktığınızı yukarıdan izleyip de en azından cehennemde ya da düşük olasılık ama cennette üzüntüden - vicdan azabından erirsiniz!

Efendim, Türkiye bizi yalınız bırakmaz!

Bunu söylemedim ki!

Tabii ki Türkiye bizi yalınız bırakmaz...

Ama, Türkiye'nin de çıkarları, mantığı ve uluslararası hukuk içerisindeki zorunlulukları vardır.

Rumlar mı?

Ne Makarios, ne Grivas...

Ne EOKA, ne de EOKA B...

Ne 1963, ne 1964, ne 1967, ne 1974'te kaybettik!

Kıbrıslı Türkler hep dimdikti...

Şehitler veriliyordu ama onur ayaktaydı!

Ölüyordu bedenler ama ruhumuz sapasağlamdı!

Şimdi, ruhen ve bedenen bitiriliyoruz...

Çözüm bu yüzden acildir... Çözüm bu yüzden kaçınılmazdır...

Çözüm, yok oluşumuzu durdurabilecek tek güçtür!

Gerisi, ozmosis veya doğal asimilasyon... Ama hızlısından!

Öyle ya da böyle, mutlak tükeniş...

KKTC olarak yolumuza devam mı edeceğiz?

Öyle mi diyorsunuz Sayın Akıncı?

Peki Sayın Ertuğruloğlu?

Demirören aleyhine bir açıklamacık yapsaydınız bariiii!

Beni boş verin...

Ben kabul ediyorum, hainim, satılmışım, iğrenç bir Rumcuyum, falan ve de filan!

Bence, siz kendinize ve geleceğinize bakın!

Bana veya benim gibi düşünenlere değil!

Düşünün!

Lütfen, düşünün yukarıda verdiğim tarihleri...

Ve bugünlerle, yakın geleceği!

Lütfen!

Bizim endişemiz olmasın mı?

Rum İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü durumunda Güney Kıbrıs’a geri dönerek taşınmazlarını talep edecek Kıbrıslı Türklerin sayısının artmasından endişe ettiğini vurguladı...

Bu, gerçek bir korkudur... Ama en çok korkması gereken, ekonomik anlamdaki sıkıntıları nedeniyle Hasikos değildir.

En çok korkması gerekenler, Kıbrıslı Türklerdir...

Çünkü, çözümsüzlük ve mevcut ekonomik gidişat, çok ciddi iflasları beraberinde getirecektir.

İnsanlar, eskisi gibi İngiltere'ye kaçmak yerine, büyük oranda Güney’e gitmeyi tercih edebilecektir.

Özellikle "bataklar" yanında, emekli maaşı olanlar ve işsizlerin bunu tercih edebileceği endişesini ben de taşıyorum.

İngiltere'de doğal asimilasyon süresi 40 - 50 yıldı...

40 veya 50 yılda Kıbrıslı Türk kalmayı başaran çok az sayıda insan olur oralarda...

Güney’de bu süre, 10 yılı geçmez.

Herkes mecburen Elence konuşur.

Kıbrıslı Elen gibi yaşamaya başlar.

Mesele kapanır...

Rumların korkusu, dönersek, kiraya veya kullanıma verdikleri malları nasıl düzenleyecekleri!

Bizim korkumuz çok büyük!

Kesin biteriz...

Bizimkiler hâlâ milliyetçilik nutukları atmaya devam etsin!

Olmaz mı böyle şey diyorsunuz?

Siz bilirsiniz!

Dome Hotel'in sahibi Katsellis'i biliyor musunuz?

Çok ünlü bir uyarısı varmış Kıbrıslı Türklere... 1974'ün savaş günlerinde, zorla bir araca konulurken söylemiş... Güneye gitmek istemiyormuş...

Hatırlatın, bir gün anlatırım...

Ama çözümsüzlük, Kıbrıslı Türklerin sonudur, şimdilik bunu bilin!

Hep güzel

Jennifer Garner, "Save the Children" (Çocukları Koruyalım) adlı uluslararası vakfın yöneticilerinden biri... Geçtiğimiz günlerde bu vakfın bir toplantısı sırasında görüntülendi... Dünya'nın en ünlü yıldızları arasında yer alan 44 yaşındaki Garner, her zaman çok güzel... Her rolde, her görevde, her kıyafetle, gözlükle veya gözlüksüz... Hep güzel... Ömrüm yettiğince, eminim bu sayfaya konuk olmaya devam edecek...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup