KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

23.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bu sorun çözülmelidir sevgili pandalar!

Evet Kıbrıs sorunu çözülmelidir.

Çözülmesi kolay mıdır?

Hayır değildir.

Hatta “imkansız” dedirtecek engeller vardır.

Ancak çözülmelidir....

Şener Levent usta, “boş laflar bunlar” diyor...

Haklıdır...

Sadece “çözüm olmalıdır,” “çözüm olmazsa yok olacağız,” “çözüm olursa her iki topluma refah gelir” demek doğru değil... Ama bunlar da yanlış değil...

Şener Levent, “boş lafları bırak, pireli konularda görüş varsa onları söyle” diyor...

Burada da haklı...

O pireli konular neler?

Mesela mülkiyet mi?

Ben bu konuda rahatım... “Herkes 19 Temmuz 1974’teki tapu durumuna geri dönsün”... Bunu söylemek kolay... Peki bunu yapmak kolay mı?

İşte müzakere masası onu çözecek.

Çok acı sonuçlar doğurabilecek bir konudur mülkiyet... Ama aşılmalıdır...

Rum Maliye Bakanı Haris Georgiadis diyor ki, “KKTC’nin TC’ye borçlarını üstlenemeyiz...”

Bu da önemli bir başlık!

Görüşüm mü?

Girye Haris, biz de sizin AB’ye borçlarınızı yiyemeyiz!

Bu da müzakere masasında çözülmeliydi, çözülmediyse yazık...

Dönüşümlü başkanlık mı?

Dönüşümlü başkanlık benim için “ırkçılıktır”... Herkes iyice alışmalı; 10 yıl, 50 yıl sonrası da düşünülmeli; başkan seçiminin ırka göre ayrılması, bana komik gelir... Yani annesi Türk – babası Rum biri hiç mi başkan olamayacak?

Bir Rus veya İngiliz, Kıbrıs vatandaşı olursa, siyasete giremeyecek mi?

Yoksa dönüşüm, iki federal devletin vatandaşları arasında mı olacak? Yani etnisiteye değil, coğrafi bölünmeye göre mi başkanlar seçilecek?

Komik!

Güvenlik ve garantiler mi?

Benim kimsenin güvenlik ve garantisine ihtiyacım yok... Aslında güvenim de yok...

Ama buna da müzakereler karar verecek; müzakerelerde, çoklu – beşli konferanslarda karar verilecek... Ortaya çıkacak sonucun rahatsızlık vermemesi adına; o güvenliğe hiç ihtiyaç duyulmamasını gerektirecek çalışmalara hız verilmesinden yanayım. En ciddi eksiklik burada...

Bir kere, Rumların bizi aşağı gördüğü bir gerçek. Bunda bizim ezikliğimizin de sebebi var. Ama kimlik – pasaport dairesine gittiğinizde bile maruz kaldığınız bakışlardan anlarsınız o aşağılamayı... Aşağılamaya çalışmayı...

Ama ne yazık ki bizi Türkiyeli kardeşlerimiz de aşağı görüyor... O da bizim ezikliğimiz... Sürekli ve bitmek bilmez dilenciliğimiz...

Ve çözüm olmadığında mı?

Çözüm olmadığında tükeneceğimizin en acı gerçeği de bu... Güneyden Kuzeyden bitirilme olasılığının yüksekliği...

Öyle ya da böyle; bir çözüm olmazsa, Kıbrıslı Türkler bitecek, bitirilecek... Ye Güney ya Kuzey tarafından eritilecek...

Efendim bu sorun mu?

İdeolojik pozisyonun, yaşadığın ve emeğinle ekmeğini kazandığın yeri sana vatan saymıyor mu?

Sayıyor da, kültürel kimliğimi de seviyorum ve istiyorum... Tecavüze, tacize, yok edilmeye maruz kalmasını da istemem...

Evet, çözüm istiyorum...

Şimdilik iki bölgeli... İki toplumlu...

Şimdilik iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı...

Ve şimdilik, en azından kendi toplumumun Türkiye tarafından garantisini de içeren...

Ama şimdilik...

Tek uluslararası kimlik... Tek vatandaşlık... Tek dış temsiliyet... Dünyayla kucaklaşma. Uluslararası hukuk içerisinde yer alma...

Peki mümkün mü?

Bugün – yarın ve pazar günü, ne kadar mümkünata yakın olduğunu göreceğiz...

Çözüm olmazsa hayat elbette devam edecek...

Ama “Kıbrıslı Türk” dendiğinde örneğin 20 – 25 yıl sonra, “Panda” kelimesi akla gelecek!

Maddi ve manevi havamız!

Çevre ve manevi hava!

Çevreme dokunma!

Manevi havama dokunma!

Yeşil bir Kıbrıs için el ele!

Çevre felaketine son verin!

Türbenin yanında casino istemiyoruz!

Efendim, her işimizde bir tutarsızlık var biliyor musunuz?

Mesela, “KIBRIS gazetesi denizlerimizin kirlendiğini neden yazıyor? Yoksa bu ülkeye turist gelmesini istemiyor musunuz?”...

Allah Allah!

KIBRIS Gazetesi, bu ülkeye daha çok ve daha sağlıklı ortamda turist gelsin diye yazıyor.

Çünkü denizlerimiz kirlenirse, hiç gelmeyecek... Bunun uyarısını yapıyor.

Denizi kirleten otel mi var?

Evet var!

Ceza kesme kardeşim... “Seni, denize b..kunu atmaktan vazgeçtiğin ve arıttığın güne kadar kapattım” de!

De bakayım göreyim seni!

Tutarlı olmak, yasalara uyarak, çevreye b..k akıtanlara gereken dersi vermektir. Çevreyi kirletenleri yazanlarla uğraşmak değil...

Şimdi çıkmış bir manevi platform şeyisi, “çevre felaketine son” diyor...

Neden?

Bir dini mekâna yakın casino yapılma ihtimali var da ondan!

Mesafe mefhumu ne?

100 metre mi?

50 metre mi?

500 metre mi?

3 metre mi?

Kur’an ne diyor?

Kur’an, “dini mekân yanına kumarhane açılamaz” mı diyor?

Yoksa, kumarı olduğu gibi mi yasaklıyor?

Kısacası, manevi havama dokunmayın sakın vallah ve de billah platformunun eylemi bana tutarsız ve komik geliyor...

Ezan sesi ile ilgili çevre kirliliği durumu ne alemde mesela?

Manevi havama gümbür gümbür?

Kısacası, bazı protestoları hesap ederken, ses kirliliği de hesaplanmalı!

Yoksa o manevi sesin yüksekliği sorun kirlilik kapsamında değil mi?

Lefkoşa’da birden çok camiye beş on metre uzaklıkta kumarhane var.

Girne’de de aynı şekilde...

Dolayısıyla, diyeceğim şudur ki, çevreciyseniz, çevrecilik yapın.

Dinciyseniz, maneviyatçıysanız, dikkatli açıklamalar yazın...

Tutarlı olun...

Dini mekân yanına kumarhane istemiyoruz!

E peki olanlar; Allah onları kapsama alanı dışında mı tutuyor?

Komünist Çin! Görgüsüz Kapitalizmin Genel Merkezi!

Siz iPhone 7 aldınız mı?

Çin’in en zengin işadamlarından birinin tek oğlu, geçtiğimiz gün 7 tane almış da...

Parası var isterse 17 tane alsın...

Dalian Wanda Group adlı emlak şirketinin sahibi olan Çinli işadamının oğlu 28 yaşında... Şirketin yıllık geliri 28 milyar Dolar’dan fazla... Henüz iPhone 7, sadece 28 ülkede satışta...

Diyeceksiniz ki, “bu haberde ne tür bir aksilik var ki?”

Aksilik, yedi telefonun, bir köpeğe alınmış olmasında!

Yani, Alaska Malamutesi cinsindeki Kaka adlı köpeğin şu anda 7 tane iPhone 7’si var...

Para adamın; dilediği gibi harcasın...

Komünist Çin mi?

Ahhhh Mao ahhh...

Kapitalizmin görgüsüzlük ve dangalaklık merkezi...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.