Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

17.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Buzdolabına koysunlar da gene!

Kıbrıslılar çözüm bulamaz mı?

E bulamıyor...

Rum tarafının lideri, "Garantiler yok, Türk askeri en fazla 600 kişi kalabilir, Türkiye vatandaşlarına Yunanistan vatandaşları gibi özgürlükler verilemez çünkü Yunanistan vatandaşları AB vatandaşıdır" diyor...

"Çözüm yanlısı lider" olarak ünlenen Anastasiadis, yeniden seçilebilmek adına (başına taş düşmüş olma ihtimali de var), "Çözüm karşıtı" oldu...

Aslında şu anda Kıbrıs'ın Güney ve Kuzey'inde "şahinleşen, katı duruş sergileyen herkes", çözüm karşıtı değildir; basbayağı "bölünme taraftarıdır"...

Kuzey'de örneğin Tahsin Ertuğruloğlu, Ersin Tatar veya Serdar Denktaş gibi sık sık demeç veren siyasiler ve TMT Mücahitler Derneği gibi 1958 modellere "şahinleşmek" yakışıyor... Çünkü onların amacı "bölünmeyi sağlamlaştırmak"... Ama Anastasiadis'in farklı cephede ama aynı amaçla kavgaya girişmesi, imajına yakışmıyor.

Evet, bugün değilse bile, Haziran ayı sonunda müzakereler bir şekilde sonlanacak...

Müzakerelerin sonlanmaması için, sihirli bir el gerekiyor.

Peki kim?

Kim Türkiye'ye "en az 30 bin asker çek ve 600 tane bırak" diyebilir?

Sizce var mı bunu, durduk oturduk yerde, 43 sene sonra söyleyebilecek biri?

Görünmüyor.

Kim Türkiye'ye, "sen artık garantör değilsin, o sistem değişti" diyebilir?

Var mı görünürde?

Yok!

Efendim mülkiyette, topraktı, dönüşümlü başkanlıktı gibi "yerel çaresizlikleri" geçiyorum...

Türkiye'yi Kıbrıs'tan kımıldatacak bir güç, ortalıkta yok.

Rusya mı?

Çin mi?

Amerika mı?

AB mi?

Neden ve niye yapsınlar ki?

Ne gereği var ki?

-*-*-

Peki ne olacak?

Yani mevcut sistem devam edecek...

Rum tarafının açıkçası kaybedecek bir tarafı - bir şeyi yok.

"Devlet", devlettir.

AB ile ilişkileri bozulmayacak. Dünya ile ilişkileri değişmeyecek. Türkiye evet doğal gazda rahatsızlık verebilir ama ortada dev ülkelerin dev şirketleri varsa, Türkiye her halde gidip de Rum tarafını veya doğal gaz platformlarını vuracak değil! Evet gerginlik olacak ama o kadar...

Peki biz?

Bizim işimiz Allah'a havale!

"KKTC olarak devam edeceğiz..."

Edelim etmesine de nasıl?

-*-*-

Dünya ile bağlantımız sıfır.

Turist getireceğiz ve iyi bir yaşam süreceğiz diye mi bekliyorsunuz?

1974'ten beri neden olmadı?

1974'ten sonra olmadıysa, şimdi nasıl olacak?

Elbette plan yapanlar, hesaplayanlar vardır; bundan eminim de, istikrarsız ve şüpheli bir gelecek beklentisini kimse ortadan kaldıramaz...

-*-*-

Anastasiadis seçilir mi?

Yani eğer gerçekten Rum medyasından bazı dostların da yazdığı gibi, gerçekten o çözüm yanlısı sempatik dost görüntülü şirin kişi, koltuk uğruna Tassos Papadopulos modeli, yalancı ve milliyetçi oluverecekse, şahinleşecekse, inşallah seçilmez...

Bu arada çözüm olmazsa, "Ada kesin bölünecek"...

Toprağını mahkemelerde almak isteyen Rumların da yolu açık olsun; hatta diyorum ki, Digomo'ya kadar!

-*-*-

Güneyde bazı oyunlar oynanıyor...

Mike Spanos adlı bir iş adamının AKEL destekli adaylığından söz ediliyor.

Genç sayılan bir iş insanı.

George Vasiliu modeli...

Hani Vasiliu da kazanmıştı ya... O'nun gibi bir şey...

Spanos kazanır mı?

"Evet, DİSİ'li çözüm yanlıları Anastasiadis'e sırtını dönerse, Spanos kazanabilir" diyen yorumcular var...

AKEL destekli bağımsız Spanos, DİSİ destekli bağımsız Anastasiadis, DİKO - EDEK - Çevreciler ve Theoharus destekli Nikolas Papadopulos ile Yorgos Lillikas ilk dörtte, ilk iki için yarışır...

"Çözüm yanlısı DİSİ'ciler, çözüm karşıtı olan Anastasiadis'e sırtını dönerse, Rum lider ikinci tura bile kalmayabilir" diyen de var.

-*-*-

Bugün müzakerelerle ilgili çok önemli gelişmeler olabilir...

Müzakereler tamamen biter mi?

Sanmam!

Çözüm olur mu?

Yani bir sihirli el gelip de masaya dokunur mu?

Hiç sanmam... Çünkü bölgesel ve küresel konjonktürde bunu gerektirecek hiç bir şey yok...

Peki, bazı çevrelerin dediği gibi "buzdolabı" mı?

Sanırım evet...

Daha önce de girdi bu mesele buzdolabına...

Çıkardılar, çözdüler, masaya sürdüler...

Şimdi yine girecek... Da gene...

-*-*-

Ama bu buzdolabı süreci "Kıbrıslı Türk varlığı" açısından çok kritik bir süreç...

Çok ama çok titiz olunmazsa; 10, bilemediniz 15 yıl sonra, "piron ve bandofla nedir?" sorusuna doğru yanıt verebilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçemeyecek...

Kısacası, mesele önemlidir.

Yok olacağız demeye getiriyorum. Belki dikkate alınırım...

Hayırlı çarşambalar!

KKTC gerçeği...

Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı anlattı...

Paylaşım Mutfağı diye bir projesi vardı... Geçtiğimiz Pazartesi bir yılını doldurdu.

Lefkoşa'da, 100 kişiye bu mutfaktan öğle yemeği çıkıyor.

"Yok yahu, KKTC'de böyle bir şey olamaz" demeyin.

Evet, Lefkoşa'da çoğunluğu yaşlı - yoksul, 100 kişiye belediye sıcak yemek veriyor... Öğle yemeği... Bazı işletmeler katkı koyuyor, belediye bütçe ayırıyor, "yemek alacak parası olmayan" 100 kişiye, yemek sağlanıyor.

Çok anlamlı bir hizmet.

Ama çok da anlamlı bir konu!

Evet, kesinlikle başka ülkelerde de benzer uygulamalar vardır.

Güneyde de yoksul ve aç insanlar vardır.

Ancak memleketin hali beni darmadağın ediyor...

Bu ülkede, kapısının önünde beş - altı lüks arabası olan, köpeğine klima açan, yatı ve katı olup, her akşam kumarhanelerde "yasak olmasına rağmen" milyonlar bırakanlar da var...

Olmasın demiyorum!

Hatta helal olsun!

Ama paylaşım mutfağının o güzel adındaki "paylaşım", daha adil olsun!

Yani kapitalizm, serbest piyasa, bırakınız yapsınlar, bırakınız yutsunlar, bırakınız çalsınlar, bırakınız rüşvet de alsınlar ama...

Neyse...

Hayırlı Çarşambalar...

Dümen kırık, makineler bozuk!

Yani Allah acısın bizi gibi bir şey ama ben müzakereler koparsa, nereye doğru yol alacağımız konusunda, içinde olduğumuz gemiden bir miktar şüpheliyim.

Dümendeki kaptanlarla derdim yok.

Ama dümen kırık.

Makine dairesini yönetenlerden şikayetçi değilim ama makineler çalışmıyor, mazot yok...

Yani mesele kişiler değil artık.

Geçmişte memleketin ebesi temizlendi.

Yeni ebe bulmak lazım.

Yeni bir sistem.

Yeniden başlamak lazım.

Yani, "KKTC olarak yola devam etmek" le de sıkıntım yok ama yol da "yol" değil ki!

Yelkenli gemiye geçelim mesela!

Paslı römork halindeyiz, farkındayız sanırım

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • hasan ali ant
    17.05.2017

    kktc lagvedilsin. haki hazirda gorusmeleri suren fedaral devletteki kibris turk federe devleti kurulsun. yani eskiye donus. bu sacma parlamenter sistem kalksin. federal devletteki baskan yardimcisi kuzeyi idare etsin. tum devlet organlarinda vatandaslar gorev yapsin. askerin yarisi cekilsin. maras hemen iade edilsin. karsiliginda magusa limani ab denetiminde calistirlmaya baslansin. zaten baska turlu adam edilecegi yok. gecilebilirse euro kullanimina gecilsin. kimlikle girisler hemen yarin kaldirilsin. ver mi bunlari yapabilecek irade? yok mu..temizlenin o zaman..iscileri getirmesini bildikleri gibi bir gun milletvekillerini de getirecekler..veya valilerini..cok kalmadi..

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.