Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

20.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Ç” ve “E” Planı!

Yılbaşı yaklaşıyor...

Christmas!

Noel!

Kutlamıyoruz bunları biz!

Yoksa kutluyor muyuz?

Christmas veya Noel, Hıristiyanların bayramı değil mi?

Öyledir!

Peki biz Müslüman değil miyiz?

Öyleyiz!

Biz kutlamıyoruz!

Biz kimiz?

"Kıbrıs'ta yaşayan Kıbrıslı Türkler!"...

Başka yerde yaşayan Kıbrıslı Türkler de mi var?

Var tabiii!

Mesela Londra'da!

Londra'da yaşan Kıbrıslı Türkler peki Christmas kutlar mı?

Vallahi 15 sene orada yaşadım, "kutlayanlar ciddi çoğunlukta!"...

Ve aynı çoğunluk, Kıbrıs'ı, çok sevmekte!

Çok da milliyetçi olmakta!

Neyse!

"Kıbrıs'ta yaşayan Kıbrıslı Türkler" demek, ayrımcılık mıdır?

Evet, ayrımcılıktır!

"KKTC vatandaşları" demek ayrımcılık mıdır?

Bilmem!

Kıbrıs'ta yaşayan Türkler?

Kıbrıs Türkü?

Kıbrıslıtürkler?

Kıbrıslılar?

Türkler?

Kimliğini görebilir miyim?

"Kıbrıs Cumhuriyeti" kimliği?

Vatandaşlıkla, "kimlik" aynı mı?

Karttan bahsetmiyorum, etnik kimlikten söz ediyorum!

Peki, etnik kimliğin ne senin?

Güneyde bu soruyu sor; yanıt net: "Kıbrıslı"...

"Kıbrıslı Elen" diyenler çok değil... Sadece "Elen" diyenler de yüzde 3- 5 ELAM ve benzerleri!

Peki kimiz biz?

Kimiz?

Ve ne istiyoruz?

İki bölgeli, iki toplumlu, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı bir federal devlet mi kurmak amacındayız?

Yoksa, "çözüm mözüm beytambal kalsın, KKTC yolunda uygun adım marş mı?"

Veya ne bileyim, kültürde, tv dizilerinde, futbol takımlarında, dilde, az da olsa dinde birliktelik; ekonomide mutlak bağlılık, siyasette yüzde 100 sadakat ve "her şey yalan; yaşasın tam entegrasyon"da mıyız?

Kimiz biz?

Kimiz?

Dedemin dedesi Hasan İncirli, Engomi'den çıkmış, Xerovouno'ya gelmiş!

Gelirken, yoldan bir de kadın bulmuş!

Adı Şonu!

Shonou olabilir mi?

Olur!

Soyadı, Muskos! Dedemin nenesi!

Muskos'lar Elen miydi, Kafkas mıydı?

Yusuf Muskos Dillirga'da çok önemli bir tarihi geçmişin ismiydi de meşhur EOKA'cı Muskos da vardı! İngilizler öldürmüştü!

Hatta Makarios'un soyu da Muskos'tu!

Pekiii, Florenza kimdi?

O da nenemin nenesi!

Hatta kızımın da ismi... Gururla taşıyor! Neden olmasın ki!

Sakın kalkıp da, etnik köken ayrımcılığına girmeyin; tutar en milliyetçinizin babasının Elen olduğunu, annesinin Elen olduğunu tartışırız... Ama gereği yok!

Biz, kim olduğumuza karar vermeliyiz...

Kimliğimize...

Etnik kökenimize değil...

Ait olduğumuz "coğrafi siyasi kimliğe!"...

Türkiye'deki gibi...

Türk, Kürt, Laz, Çerkez kardeştir ve vatan bölünmezdir... Şehitler ölmezdir...

Biz de karar verelim!

Etnisiteye değil!

Kültürel kimliğe değil!

Kıbrıslı, Elen, Türk, Kıbrıslıtürk, Kıbrıslı Türk, Kıbrıs Türkü...

Değil!

"Kıbrıslı"!!!

Yani, pasaportumuzun rengi ve adı!

Haaa, yönetim şekli falan mı?

Federasyon deyin, konfederasyon deyin...

Veya KKTC ile devam deyin!

Ama bir karar verin artık!

Bir karar verelim!

O karar, 9 Ocak ve ilerleyen bir kaç gün içinde umarım netleşir!

Hiiiiiç kavgaya gerek yok.

Herkes özgür verecek kararını...

Ben de, siz de!

Kararlarımız farklı olabilir!

Olacak da!

Ben, Denktaş - Makarios, Denktaş - Kiprianu, Hristofyas- Talat ve Eroğlu - Anastasiadis tarafından şekillendirilmiş ve kabul görmüş; tek uluslararası kimliği, tek vatandaşlığı, tek dış temsiliyeti, iki siyasi bölgesi, siyasi eşitliği olan federal çözümü istiyorum...

Bu doğrultuda bir çözüm planı önüme konduğu anda da "evet" derim...

Siz "hayır" diyebilirsiniz...

Sonucu beğenmezsem, ya yerim, ya ölürüm, ya da çeker giderim!

Ne birini vururum bu yüzden, ne de birinin ekmeği ile oynarım...

Zerre umurumda olmaz insanların tercihi...

Ben çözüm istiyorum.

Ben dünya vatandaşlığı istiyorum...

Hukuktan, adaletten, insanlıktan, sevgiden, kardeşlikten yanayım.

Geçmişi unutmak zordur ama çoktan affettim...

Olay budur!

Sahi biz kimdik?

Bizim kim olduğumuz, ne olduğumuz, Ocak 2017 ortasında az çok netleşecek...

Sonra ona göre karar vereceğiz!

B Planı mı?

Şimdilik yok!

Bende 29 harfli Türk alfabesinin tüm planları "Çözüm" diyor!

Bende bir tek "Ç" planı var!

Ç ve E planı... Çözüme Evet!

"H" planı olanlar mı?

Ekmeğinize saygım sonsuz!

Radikal çözümlerin siyasi hesaplara heba edilmesi "meselesi"!

TC Lefkoşa Büyükelçiliği “Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi”nin, “2015 KKTC Ekonomi Durum Raporu” çok ilginç saptamalarla doludur.

Raporun "sunuş" bölümünde, Büyükelçi Derya Kanbay, KKTC ekonomisine ilişkin değerlendirme yapıyor.

Kanbay’ın sunuştaki bazı saptamaları ya da değerlendirmeleri şöyle:

- 2015 yılında yapısal reformların hayata geçirilmesi hususunda ilerleme kaydedilmedi...

- (Ekonomik) Programı imzalayan Küçük Hükümeti’nden sonra Siber Hükümeti, Yorgancıoğlu Hükümeti ve Kalyoncu Hükümeti olmak üzere 3 yılda 4 hükümetin görev yapmış olması, yönetim istikrarı açısından programın şanssızlığı olarak değerlendirilebilir.

- Kamu borç yükü ve verimsiz kamu hizmetlerine ilişkin olarak bulunan çözümler henüz hayata geçirilmemiştir. Bu durum KKTC ekonomisinin sürdürülebilir kılınması gereken ve kırılgan yapısının devam etmesi anlamına gelmektedir.

- Önümüzdeki süreçte meydana gelebilecek siyasi gelişmeler veya olabilecek küçük çaplı bir küresel kriz dahi,
   hassas dengelere bağlı olan mali disiplini olumsuz şekilde etkileyebilir ve KKTC toplumunun mali yükünü artırabilecek durumlara yol açabilir.

- GKRY, ekonomik krizi bir fırsata çevirerek krizle mücadele kapsamında yılların birikmiş yapısal sorunlarına çözüm bularak ve özelleştirilmeyi de içeren kamu-özel ortaklığı modeli ile ekonomik ve mali yapısının temellerini sağlamlaştırma yönünde ilerlemeler kaydetmiştir.

- KKTC bakımından birebir model veya referans olmamakla birlikte, belki bu sonuca varılmasının temelinde yatan GKRY-TROIKA işbirliğinden çıkarılabilecek olumlu dersler bulunabileceğini düşünüyorum.

- Geçmiş dönemlere zaman zaman hakim olduğu bilinen kaynakların verimli kullanılamaması, gelişmeye yönelik radikal çözümlerin siyasi hesaplara heba edilmesi, acil önlemlerin sebepsiz yere sürekli ertelenmesi gibi ekonomik ve sosyal hayatı durgunluğa ve gerilemeye iten yönetim alışkanlıklarının tamamen geçmişte bırakılmasını diliyorum.

-*-*-

GKRY - Troika benzetmesi çok önemli... Çünkü Sayın Kanbay'ın bence burada verdiği mesaj, "sizin de Torika'nız vardır" mesajıdır...

Haksız mıdır?

Hayır değildir!

Kanbay'ın saptamaları içinde bence en çarpıcı olanı ve belki de ilk kez bu seviyede dile getirilmiş olanı, " ... radikal çözümlerin siyasi hesaplara heba edilmesi" saptamasıdır.

Mevcut hükümet, bundan kaçabildiği oranda başarılı olacaktır…

Aman sorun çözülmesin, doğru dürüst yaşamaya alışkın değiliz!

Dış ilişkimiz sıfır; onların çok.

Devlet hastanelerimiz dökülüyor, onlarınkiler yeni ve modern.

Yollarımız, kıyas kabul etmeyecek kadar kötü ve tehlikeli; onlarınki çok iyi ve alınmış tedbirler nedeniyle daha az tehlikeli...

Ercan Havaalanı ile Larnaka Havaalanı arasındaki fark; lüks bir otomobil ile at arabası arasındaki fark kadar... Elbette o da gidiyor, o da gidiyor...

Hijyen, tuvaletler, su kalitesi... Ciddi farkımız var... Güneyde çeşmelerden akan su birçok bölgede içiliyor...

Turist sayısında milyon milyon fark yiyoruz.

Balıkçı barınaklarından, limanlara kadar aramızdaki fark en az 42 sene...

Stadyumlarımız, spor salonlarımız arasındaki fark da 42 sene...

Futbolumuz, basketbolumuz ve voleybolumuz arasındaki fark da öyle...

Onlarda 40 yaşında emekli olan yok...

Kıbrıslı Türklere ait tapuları kimseye devretmediler.

Tanınmış olma avantajını tabii ki kullandılar; biz tanınmamış olmayı sadece "mazeret" saydık; oysa bu ciddi bir başarısızlıktır, kabul etmedik.

Tüm dünyayla ilişkileri var.

Amerika'da Donald Trump'ın Ticaret Bakanı Wilbur Ross... 2,5 milyar dolarlık bir servetin sahibi... 1937 doğumlu... Kıbrıs Bankası'nın en büyük hissedarı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı... Var mı sizde böyle torpil?

Umurunuzda değil mi?

Benim de değil... Öylesine yazdım, hatırlatayım istedim... Çözmeyelim Kıbrıs sorununu... Çözersek, ansızın onlar gibi oluruz! Alışkın değiliz buna... Biz burada çooook mutluyuz, çoooook!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Dr Bekir Pasaoglu
    21.12.2016

    3 Hafta sonra bu makalenin başlığını ; Ya , ''Bir yokoluş öyküsü '' ya da'' Varoluşun yeşermesi'' olarak değiştirip tekrar yayınlayın lutfen.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.