Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

16.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

CHP inşallah tarih boyunca Türkiye’de iktidara gelmez!

Efendim, CHP var ya CHP... Türkiye’deki bir siyasi parti işte... İnşallah tarih boyunca iktidara gelmez... Allah Türkiye’yi bu partiden korusun!

Nereden mi çıkarıyorum?

Türkiye’nin içişlerine müdahaleden canım!

Ne seçmenim ne vatandaş; eh bu da benim uzaktan gazel okuma aşkımla alakalı bir “duam” olsun! Veya bedduam olsun!

-*-*

Biliyor musunuz, bence Türkiye’de CHP neden tarihi boyunca “doğru dürüst” bir şekilde iktidara gelmedi?

Yani şunu demek istiyorum; halk CHP’yi neden seçmiyor?

Çünkü, CHP, tarihinin hiç bir döneminde “halkın partisi” veya “halkçı bir parti” olmadı...

“Aman efendim, sen Atatürk’ün partisine nasıl böyle diyebilirsin?”...

Lütfen Atatürk’ü karıştırmayın...

Bu bir ricadır... Atatürk’le alakalı bir durum değil... Hatta İsmet İnönü ya da Bülent Ecevit yılları ile de alakalı bir durum yok!

Çünkü benim asıl baktığım dönem, 1974 yani Kıbrıs Harekâ’tı sonrası dönemdir...

CHP, özellikle 1974 sonrası her zaman “derin” ilişkilere asıldı...

Alevilerin desteklediği bir parti oldu hep ama mesela Alevi toplumu CHP sayesinde tek adım ileri gidebildi mi?

Bir Cemevi yapamadı CHP!

Ve yapmak da istemedi...

-*-*-

Türkiye’de, sosyal demokrat zeminde bir parti; adından da aldığı halkçılığı, halka yansıtmalıydı, asla yansıtamadı...

Derin devletin siyasi parçası oldu; elitlerin partisi kaldı...

Kıbrıs sorununa bakın...

CHP, Kıbrıs sorununda, Kıbrıs Türk halkının çözüm yanlılarını hiç dinlemedi... Dinleme ihtiyacı da duymadı... Hep, kendi bulunduğu “militarist” veya “nasyonalist” sol tutuculuğu empoze etmeye uğraştı... Ve CHP’nin, Kıbrıs Türk solu ile hiç ilişkisi olmadı...

Görüntüdeki “sosyal demokrat” ideolojisinin gerektirdiği ideolojik dayanışmayı asla sağlayamadı... Ve buralardan bakıldığında, aşırı milliyetçi hatta çok üzgünüm, “Nasyonal Sosyalist” bir “Nazi Partisi”ymiş gibi görüldü... Elbette öyle değildir CHP! Ama ne yazık ki öyle görüldü...

CHP, Kıbrıs Türk halkına, “nasıl bir çözüm istiyorsunuz?” kardeşlerim diye bir soruyu hiç yöneltmedi...

Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi; halka sormak yerine, halka empoze etmeyi tercih etti...

Ve tıpkı Türkiye’de olduğu gibi halkın desteğini almayı başaramadı...

-*-*-

Size bir soru:

CHP, Türkiye’de Anayasa değişikliğine neden karşı?

Bana sorarsanız, hayatta bir tek cumhurbaşkanı seçme noktasına gelemeyeceği için! CHP’liler bunu iyi biliyor...

“Erdoğan tek adam olmak istiyor!” diyorlar ya; gülmekten kırılıyorum... Evet, Erdoğan bunu isteyebilir de bahsettiğiniz kişi hem “ölümlü” bir insandır; hem de seçilme süresi sınırlanacaktır...

Çalışın, siz de seçilin...

Halk Partisi adlı bu partinin halkla yakından uzaktan alakası yoktur...

-*-*-

Ve tekrar ediyorum, bu partinin Kıbrıs sorununa yaklaşımı, son derece bağnaz, son derece ırkçı ve son derece halktan uzaktır...

AK Parti’ci mi oluyorum bunları yazdığım zaman?

Öyle bir derdim yok...

Seçmen de değilim...

Sadece “bizi ilgilendirdiği” açıdan bir yorum yapmak istedim...

Haaaa, “ikisinden birini seçmek zorundasın” noktasında kalsaydım; ki Türk seçmeni içerisinde bu ikilemde kalan ciddi bir oranın bulunduğuna inanıyorum; tereddütsüz AK Parti’yi seçerdim... Görüntü ortada...

Bir de şu söylenebilir; “CHP popülist değildir, doğrudan yanadır!”...

Olabilir... Kıbrıs meselesinde tabii ki farklı düşünme hakkı vardır... Ona bir şey demiyorum...

Derdim, bu partinin Kıbrıs sorununa bakış noktasındaki “sol değerler” adına fiyasko olduğuyla alakalıdır.

Derdim, bu partinin “Kıbrıs Türk halkının” ideolojik yakınlığı olabilecek çevrelerine hep uzak durduğudur.

Derdim, ilerici, sosyal demokrat bir partinin Kıbrıs’ta çözümü savunması gerektiğidir...

Milliyetçi çıkışların, “Muassır Medeniyet” emrini Atatürk’ten aldığı iddia edilen bu partiye yakışmadığıdır...

İşte bu yüzden; sırf bu yüzden; dinci – gerici; ne isterseniz deyin, Müslüman Demokrat AK Parti, “Kıbrıs” meselesi başta olmak üzere, birçok “sosyal projede” daha “ileride” olduğu için şahsi tercihimdir... Eminim Türkiye’deki seçmen arasında benim gibi düşünen ciddi bir kitle vardır...

Ve Kıbrıs’ta çözüm yanlılarına her türlü “ters gelen” açıklamasına rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti; CHP ile kıyasladığımda; daha fazla umuttur!

Mutlak umut anlamına gelmesin; tekrar edeyim; ancak şu gerçekten kaçamayız, AK Parti’nin Kıbrıs’a bakışı, CHP’nin bakışının 58 sene ilerisindedir...

-*-*-

Kıbrıs’ta hâlâ ufak da olsa bir çözüm umudu varsa; bunu CHP’nin Türkiye’de zayıf olmasına da bağlamak mümkündür...

CHP, umarım ve de inşallah, tarihi boyunca Türkiye’de iktidar yüzü görmez...

Trump ve su sporları keyfi!

Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nde 5 gün veya 4 gün sonra “Başkan” olarak yemin edecek...

Dünya’nın en güçlü devletinin başkanı olacak... Ve Dünya’nın belki de en güçlü kişisi...

Irkçı söylemlerine alıştık...

İslam düşmanlığını biliyoruz...

Yabancılardan nefret ediyor... Siyahlardan ve gaylerden de...

Ve adam, KKK’ya, yanlış anlamayın Kıbrıs Komünist Partisi anlamına gelen “Κομμουνιστικού Κόμματος Κύπρου” değil! Adam, Ku Klux Klan gibi aşırı faşist bir örgütten sempati alıyor ve büyük olasılıkla aynı sempatiyi karşılık olarak veriyor!

Neyse!

Amerikan başkanlarının bazı seks manyaklıklarına daha önce de tanıklık edenlerimiz hâlâ hayattadır…

Hatta Bill Clinton’un Monica Levinsky ile yaşadığı ilişkiye bizim nesil de tanıktır…

Biraz daha gerilere gittiğimizde, JFK’nin, yani John Fitzgerald Kennedy veya John F. Kennedy’nin “dişi sinek uçurtmadığı” da iyi bilinenler arasında…

Dedikoduya girmenin anlamı yok…

Ama, daha önce gördüğümüz Clinton veya JFK durumlarının çok ötesindeyiz…

Trump’la ilgili iddialar çok farklı…

Şimdi, bu adam, Dünya’nın liderleri ile buluşacak…

Hiç belli olmaz, bir bakarsınız Kıbrıs’a bile gelir…

Gelmez demeyin…

Kabinesindeki çok güçlü iki bakanın Kıbrıs ile (Güney’deki parça) yakın alakası var…

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, doğal gazın en büyük müşterilerinden ExxonMobil’in başkanı ve genel müdürü ya da CEO’suydu…

Ticaret Bakanlığı’na atanan Wilbur Ross da Rum Yönetimi’nin çok yakın dostu! Bank of Cyrpus’un başkan yardımcısı ve en büyük hissedarı…

Neyse, Wilbur ve Rex, Donald’ın arkadaşları!

Şimdi, “Heeey Don, let’s go to Cyprus” derler ve “orada çok fahişe varmış” diye de meseleye girerlerse, neden gelmesin ki!

Afrodit’ten beri, fahişemiz de bol!

Ama mesele diplomatik krize sebep olabilir… Neden mi?

Çünkü, asıl ve de esas kerhaneler bizim tarafta…

Yani kerhanecilikte ve tartışmasız kumarhanecilikte, Güney’i paramparça ediyoruz!

Helal olsun tabii ki ve ayrıca maşallah bize! Allah nazardan saklasın!

Efendim, Trump, Moskova’da iki fahişe ile buluşmuş…

No seks! Ok!

Siz yatakta, ben koltukta seyredecek!

Ok!

Trump demiş ki kadınlara, “bol bol su için ve yatağa işeyin!”…

Yemin ederim ki uydurmadım!

Biliyor musunuz, bunlar yazılıyor birçok İngiliz gazetesinde…

Amerika’nın yeni başkanının fantezi anlayışı anlatılıyor…

Daha çok su için ve yatağa çiş yapın!

Hiç duymamıştım vallahi!

Ama, Amerika’ya başkan olacaksan, fantezilerle ilgili zekanda da başkalarına göre farklılıklar olması şart sanırım!

Yani kadınları seviştir anlardım; izle, dans ettir falan… Da kimin aklına, “yatağa işeyin” şeklinde bir fantezi gelir ki!

Neyse, bunlar dedikodudur, yalandır… Eminim…

Ama yine de temkinli olmak lazım…

Olur da Kıbrıs’a falan gelirse, ona göre davranalım…

Su sporlarına dikkat edelim!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Öz
    16.01.2017

    CHP için her şey söylenebilir..Ama laik olmadığı Atatürkçü olmadığı, çağdaş olmadığı söylenemez. Hele din istismarcısı olduğu asla söylenemez. Tayyip halifeliğini ilan etmek istiyorken gülmek, biraz onu ve görüşlerini hafife almak değil midir?

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.