Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

24.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Evreşe yolları mıydı evrodo yolları mıydı bu pasaportlar?

Güney Kıbrıs'ta geçtiğimiz günlerde genç bir adam, trafik kazasında bir başka genç adamın ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle bir yıl hapse mahkum edildi.

Bu haber, ölümlü bir trafik kazası olmanın ötesinde, kazaya sebebiyet veren gencin "kim olduğu" konusu nedeniyle de çok konuşuldu... Çünkü kazayı yaptığı üç yıl önce 20 yaşında olan bu genç kişi, Meclis Başkanı Demetris Syllouris'in oğluydu...

Rum kamuoyu önce "acaba hapis cezası verilecek mi?" konusunu tartıştı. Hapis cezası verildi. Şimdi "bir yıl kısa değil mi?" meselesi konuşulmaya başlandı.

KKTC'de de benzer olaylar yaşandığı zaman tartıştığımız aslında bunlardır...

Hapis cezası verilecek mi?

Verilen ceza yeterli mi?

Geriye dönüp bakın, bu tür tartışmalarımız çoktur!

Oysa, Güney Kıbrıs'ta yayınlanan Cyprus Mail gazetesinde çok daha önemli bir konu gündeme getirildi.

Bu İngilizce gazetedeki bir haber yorumda, "ölüme sebebiyet veren kişiye cezayı tartışacağımıza, devletin yolları daha güvenli yapmasını tartışmamız gerekir" denildi.

Yüzde yüz katılıyorum...

Son günlerde Güney Kıbrıs'a sık gidişlerim oldu.

Onu da anlatmam lazım...

Ama önce yol meselesine devam edelim. Daha doğrusu yol güvenliği meselesine...

Eğri oturun ve doğru konuşun; Güney ile Kuzey arasında, "yol güvenliği" farkı, bence Kıbrıs sorununun çözümüne engel olabilecek büyüklüktedir.

Çünkü, yol güvenliği açısından Kuzey ile Güney arasındaki fark yaklaşık 42 senedir.

Ne demek mi istiyorum?

Kuzey’de yol güvenliği hiç yoktur...

Güney’deki otoritelerin, yol güvenliği konusunda yapması gereken 50 fırın ekmek varsa, bizdeki otoritelerin aynı güvenlikle ilgili alması gereken tedbirler, 50 bin fırın ekmektir.

Bu kadar mı fark var?

Lütfen inkâra kalkmayın, herhangi bir mazerete de sığınmayın ama evet, o kadar fark var.

Dolayısıyla, Kuzey’de yol güvenliği açısından alınması gereken devasa tedbirler söz konusudur ve bu konuda ciddi adım atabilecek maddi kapasite, yerlerde cirilenmektedir.

Ne mi yapmak lazım?

E bardon ama siz düşünün!

Seçilmenizin sebebi, iş yapmanızdır...

Şov yapacaksanız, siz de New York'a gidin...

-*-*-

Evet, Güney’e son günlerdeki gidişlerime gelince...

Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu ve Kimlik Kartı almaya gittim. Daha doğrusu yenilemeye...

Bürokrasi mi?

Çok ciddi ama çok sıkıcı...

Neden?

1997'de Londra'dayken Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu almıştım.

Nasıl mı?

Londra'daki Yüksek Komiserliğe gitmiştim...

"Pasaport almak istiyorum" demiş ve "Nerede doğdun?"la karşılaşmıştım!

"Yeşilyurt" diyecektim ki, "sorry Pendaya" diye yanıtlamıştım.

Karşımdaki kişi, "Nasılsın köylüm?" diye yanıtlamaz mı?

Meğer adam Lefkeliymiş... Lefkeli Rum... Yaaaa, ben Lefke bölgesinde hatta Gaziveren - Lefke dolaylarında doğdum, Yeşilırmak'ta falan büyüdüm ama Lefke'de Rum yaşadığından hiç haberim olmadı.

Kimse bana, "onları kovduk" da demedi... Neyse, çok iyi Türkçe konuşan bir Lefkeli Rum'dan bunu öğrenme şokunun yanı sıra, "Kardeşim, köylücüğüm, senin doğum kaydın, Lefke'de... Lefke de Türk ordusunun işgali altında, bu yüzden doğum belgesi alamazsın; alabilmen için gidip yemin edeceksin ve şu şu şu şu bu bu bu bu belgeleri getireceksin" demişlerdi.

Çekinmeseler, çok çok çok affedersiniz; isterseniz bu cümleyi okumayın, geçin ama, "annemin kızlık soyadının " ötesinde neredeyse "kızlık zarını" da isteyecekler...

Hazırlamış ve pasaportumu bir kaç ay içinde almıştım... Yemin mi?

Haaaa, o günlerde Londra'da ABAD kararları ile ilgili mahkemeler vardı. Takip ediyordum. Rum Başsavcılık'tan son derece bakımlı bir kadın savcı gelmişti. Yani kadını çok beğendiğimi inkâr da etmiyorum ki o da ayrı bir yazı konusu...

Neyse, kadın bana yol yordam göstermişti... Lefkeli konsolos kardeşimin önünde yemin etmiştik...

-*-*-

Yani pasaportum var, yenileyeceğim.

Onlar da haklı! Kimler mi?

Soğuk memur cinsleri!

Görgüsüz ve sıraya girmeyi bilmeyen aşağılık tabakadan tipler gibi kimlik ve pasaporta hücum eden aşırı Türk milliyetçisi zılgıthakederler olarak saldırdığımız o dairede, tüm memurları buzdolabına çevirdik.

Bizimle ilgilenen memurların ellerine birer kasa Pepsi Max verin, 10 dakikada derin dondurucu!

Ama dedim ya, onlar da haklı!

Hücum halindeyiz çünkü!

KKTC çok yaşasın ama pasaport da cepte olsun ha!

Bakanlar müsteşarlar müşavirler... Sırada...

Şu anda bakan olan bir vekili, üç beş ay önce Larnaka'da fotoğraflamıştı arkadaşlar.

Geçenlerde ben de fanatik milliyetçi bir eski müsteşarı sırada gördüm, gülümsedim...

Yesss b'annem, referanduma da hayır diyecekler da odur gıcık olduğum ya neyse, başka yazı konusu!

Evet, benim pasaportum var ama eski sistemde kalmış. Bilgilerime ulaşılamıyor... Yani? Ne demek yani?

"Sil baştan başlamak gerek" diyor Kibariye...

Rum memur haksız mı?

Hayır haklı!

Diyorum ki, "Ben Anastasiadis'in ahbabıyım, Hristofyas da yoldaşım" işe yaramıyor! Eneşi torpil beytambal galsın!

"Anastasiadis re filemu! Anastasiadis! Proedros! My firend! Sibettero! Gardaşimu!"

-*-*-

Yol bozukluklarından başladık, nereye geldik yani... Ama devam edelim...

Neyse, gidiyoruz mahkemeye.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi...

2 Euro otomobil parkı. 4 Euro pul!

Yemin belgesi...

Sonra annenizin, babanızın, yedi bin gabilenizin iki taraftan ne kadar belgesi varsa...

Anne ve babanızın evlilik belgesi falan... Vay be, bizimkiler evleneli 51 sene olmuş. 8 Ağustos'ta...

Falan derken, "gel bir ay sonra al doğum belgesi, sonra başvur kimlik ve pasaport!".

Gahbe KKTC!

Versinler sana iki taykada kimliği da pasaportu da! Torpilliysanız yani! Ama KKTC Pasaportu'nu ne yapayım ki!

Sahi, Tahsin Ertuğruloğlu New York'a nasıl gitti?

KKTC Pasaportu ile gidemez.

Bicez o tarafın pasaportu sanmam olsun üstünde... Çocukları almış olabilir ama Tahsin beyin almadığından eminim. En azından hayal kırıklığı şiddetini bütün iç ve dış organlarımda hissetmek istemiyorum meselesi...

Çok merak ettiğim kişiler var pasaport konusunda... Mesela Ergün Olgun, Osman Ertuğ, Tahsin Ertuğruloğlu... Var mı Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportları ve hakları mı?

Amaaaan; bana ne!

-*-*-

Neyse, Güney Lefkoşa'da, pasaport dairesinde bazı belgelerin kabul edilmemesi aşamasını da yaşadık... Memur haklıydı ama davranışı ne bileyim çok soğuktu... Bakışlarında "aşağılama hissettim"... Veya ben ezik bir paranoyağım...

Kabul edilememe aşamasında yukarı katlarda iki yetkili ile muhatap olduk. Fevkalade insanlar... Bir tanesine, "yani canımı yerim bu Kıbrıs için ama pasaportunu almak için da Kıbrıs benim canımı yiyor" gibisinden, son derece sulu sayılabilecek; KKTC'de geçerliliği olan ancak Güney’de belli ki olmayan esprimi de patlattım! Elimde patladı! Yetkili, gözlüklerin üstünden bana öyle bir baktı ki, 1453 kez anama küfretse, bu kadar yerle bir olmazdım!

-*-*-

Haaa o yetkililerin ve aşağıdaki memurların bakışlarının aynısını nerede mi gördüm en son?

Ankara'da!

Bir kaç yıl önceydi...

Havaalanı'nda Türk Polis KKTC Kimlik Kartımı beğenmemişti... Bana sesleniş tarzında, Türk edebiyatının tüm inceliği vardı; duyan Zeki Müren konuşuyor sanırdı; "Bu ne leaaann?" şeklindeki soruş tarzında da "aşağılık Kıbrıslı" baskısı mevcuttu.

Diyeceğim şudur ey sevgili Kıbrıslı Türk cemaati; aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakal! Tersi miydi?

Kıbrıs sorunu çözülmezse, tersimiz öyle bir dönecek ki!

Budur aynı zamanda diyeceğim!

Yani bu yazının kısaca iki ana fikri vardır...

Birincisi, yollarımız güvenli değildir, bir şeyler yapılmalıdır.

İkincisi, Güney’den da Kuzey’den da aşağılamalar gırla!

Evreşe yolları; evrodo pasaportları gibi...

Ezik, azınlık, asalak mıyız?

Kısacası, "Evrodo" muyuz?

Veya şöyle sorayım; "Evrodo muyuk be biz amma?

Sayın Mustafa Akıncı; size de soruyorum; biz evrodo muyuk?

Bugün, yarın önemli görüşmeleriniz var da!

****

Bir İspanyol güzeli

İspanyol aktris Itsaso Arana... 31 yaşında... Geçtiğimiz gün, "La Reconquista" adlı filmin fotoğraf çekimlerine katıldı... Film, İspanya'nın San Sebastian kentindeki aynı adlı film festivalinde gösterilecek...

Haaa Itsaso Arana mı? O bir İspanyol güzeli...

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.