KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

16.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Fikir jimnastiği ve Syriza benzeri bir yapılanma

Syriza tipi bir siyasi yapı çok çabuk bir şekilde kurulur, manifestosunu hazırlar ve olası bir erken seçime ya da yaklaşık bir yıl sonraki genel seçime hazır hale gelir mi?

Gelse ne değişir, neyi değiştirebilir?

Bilmiyorum.

Tam emin değilim...

Ama bunu daha önce de önermiştim...

Şimdi ülkede UBP var biliyoruz... DP'yi, CTP'yi de biliyoruz...

Bir de "yeniden" kurulan YDP var...

Bir de Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 20 kadar oy alan Kudret Hoca liderliğindeki ve anketlerde önemli çıkışı bulunan HP var...

Bunların tümü üç aşağı beş yukarı, "aynı merkezlerin, tat farkı olan siyasi oluşumları"...

Çok kaliteli yemek yapabilirler ama hangi yemeği yapacaklarına kendileri karar veremez diye düşünüyorum...

Üçünü çok denedik. Pek yemek göremedik ki o da ayrı bir mesele.

Peki, Syriza tarzı bir yapılanma, dilediği yemeği yapabilir mi?

Bu soruya yanıt vermeden; TDP'nin, YKP'nin, BKP'nin, SDP'nin, TKP - YG'nin bir kazanda kaynama şansı var mı?

Yok!

TDP'yi ayırdık...

Öteki dördünün, Bağımsızlık Yolu, Baraka falan onları da katıp, bir menü çıkarma şansı söz konusu mu?

Evet mümkündür ve en hatta tek alternatif yemek bu olur!

Şişmanlığın sebebini de anladınız mı bu arada; siyasi birleşmeyi bile yemeğe bağlıyorum...

Neyse!

CTP ve TDP'yi, merkezin hafifi solundaki "ana" partiler kabul edelim...

Bu iki partinin ortak bir liste ile seçime girme, öteki sol güçlerle işbirliği yapma şansı sıfırdır.

Peki, küçük sol partiler dediğimiz ötekiler birlikte hareket edebilir mi?

Etmemeleri için bir sebep yok!

Seçime girilecekse, etmemeleri yanlış!

Başkanlık egosu olmadan, dışarıdan bir isim önderliğinde yola çıkılabilir.

Bu konuda "egoların bastırılması" şart...

Neden bunları yazıyorum?

Hala, bir umut var mı yani?

Yok aslında...

Benim pek fazla umudum kalmadı...

Federal çözüm umutlarımı mucizeye bağlamış durumdayım ama olsun, fikir jimnastiği yapmak kötü bir şey değil. En asından spor yapamıyorum, yapmıyorum bu aralar; biraz beyni çalıştırmakta fayda var. Kolesterol yakıyorum! Yoksa yağ mı yakmam lazım? Yoksa hiç biri yanmıyor mu bunu yaptığımda? Ya da kolesterol yakmak hiç olmayan bir şey mi?

Kaloriydi o değil mi?

Evet; devam edelim...

Ben UBP, DP, CTP gibi partileri "denenmişler" ve "esas karar merkezine mutlak bağlılar" olarak kabul ediyorum.

TDP'yi, YDP'yi ve HP'yi de doğrusu merak ediyorum.

YDP'yi, etnisiteye dayalı olduğu için onaylamıyorum ama artık Türkiyeli göçmenler de yönetimde etkili olmalı iddiasında pek de haksız olduklarını sanmıyorum... Gerçi, esas karar merkezi Türkiye'de olsa da, yine, bu "kompleks" haksız gelişmiş bir kompleks değil...

Doğrusu oy potansiyelini merak ediyorum.

HP'yi de merak etmekteyim.

Çok iyi yetişmiş akademik elemanlarla dolu bir parti... Ancak fiiliyatta ve bizim çirkin siyasette ne kadar hava keseceklerini tam görebilmek mümkün değil... Seçimi beklemek şart... Haaa geniş bir halk kitlesinin desteğini almadıklarını söylemek de doğru olmaz... Bu da ayrı mesele...

TDP'ye gelince...

Bence bu parti de kapalı kutu...

Ve gelelim olası Syriza örgütlenmesine...

Genç ya da sağlıklı ama popüler bir isim belirlenir; yeni bir parti ya da hareket adı saptanır...

Herkes, egosunu ve fraksiyonel tavırlarını geri çeker.

Eşit sayıda aday isimler yani 50 kişilik vekil kadrosu belirlenir.

Hatta olası ana muhalefet, olası meclise girme, olası hükümet ortağı olma ve daha da ilerisi, olası tek başına hükümet olunması halinde kimlerin hangi noktalara geleceğinin kadrosu bile hazırlanır... Bu bir devrimci ruhu içerir, en ince detay unutulmaz. Bir çeşit gölge kabine şimdiden ortaya konur...

Hangi temel sorunlara nasıl çözüm getirileceği, Türkiye ile ilişkiler falan net şekilde ortaya konulur.

Yani "seçilelim da bakarık" değil...

Kalem kalem... Nokta nokta vuruşlar saptanır...

Ve çok çabuk davranılır...

Ama söylediğim gibi, egolar aşağıya lütfen...

Mümkün müdür?

Mümkün mü değil mi göreceğiz ama bence tek alternatiftir...

Fikir jimnastiği yaptım...

Çok ciddiye almak zorunda da değilsiniz...

***

Enişteyi köpeklere attı, "zavallı kocam" diyen halasını zehirledi!

Kim İl - Sung... "Büyük Lider" sıfatlı Kuzey Kore lideri... 1948'den 1994'e kadar ülkeyi yönetti...

Oğlu Kim Jing - İl 1994'te "Sevgili Lider" sıfatıyla ülkeye başkan oldu... 2011'e kadar başkanlığı yürüttü...

Kız kardeşi Kim Kyong - Hui, orduda generalliğe kadar yükselen, etkili bir isimdi. O'nun kocası Jang Song - Thaek ülkede ne etkili isimdi...

Kim Jong - İl 2011'de öldüğünde yerine en küçük oğlu, Kuzey Kore'nin şu andaki lideri Kim Jong - Un geldi... Yaşı bilinmiyor...

Kim Jong - Un, önce eniştesi General Jang Song - Thaek'i idam ettirdi... O'nu, "Karşı devrimci" olmakla suçladı. İddiaya göre, aç köpeklere yedirdi...

Sonra, halasını yani Jang Song - Thaek'in karısını, "Kocasının idamından şikayetçi olduğu" için zehirledi.

Jang'ın en yakın çalışma arkadaşı olan O Sang - Hon da ateş püskürtme silahı ile yakılarak idam edildi.

Bu arada geçtiğimiz yıl Ri Yong - in adlı bir eğitim bakanlığı yetkilisi, toplantıda uyuduğu için çok yüksek kalbreli makineli silahla vurularak idam edildi.

Ve Savunma Bakanı Hyong Yong - Choi de bir toplantıda uyuya kalınca, uçaksavarla vuruldu.

Son kurban, Kim Jing - İl'in yani "Sevgili Lider"in en büyük oğlu, şu andaki liderin de ağabeyi, 45 yaşındaki Kim Jong - Nam oldu. Nam, dün "zehirli spreyle" Malezya'da Kuala Lumpur Havaalanı'nda öldürüldü.

Bu yazıyı yazdığım sırada, Nam'ı, iki Vietnamlı kadın ajanın öldürdüğü iddia ediliyordu.

***

Elam!

Güney Kıbrıs'taki neo nazi Elam son günlerin en popüler politik figürü... Bu fotoğraftaki Elam ise başka bir Elam... Fotoğraftaki kadın, Playboy dergisinin artık yeniden çıplak kadın fotoğrafı kullanmaya başladığı Mart 2017 sayısının kapağındaki Elizabeth Elam... Bu Elam'a can feda!

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.