Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

05.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Gereksiz zaman ve para harcanıyor!

Bütün Dünya artık yaşamını internet üzerinden kolaylaştırmış durumda...

Banka ödemeleri, sigorta ödemeleri, vize - vatandaşlık başvuruları, seyrüsefer veya ne bileyim benzeri uygulamalar internet üzerinden yapılabilir.

Ne bileyim, eleştirmek için yazmıyorum; Allah kendilerinden razı olsun, çok iyi çalışıyorlar ama askerlik şubesi ve Eğitim Bakanlığı'nın Yüksek Öğrenim birimine gerek olmaması lazım diye düşünüyorum.

Bu çağda, hala askerlik ertelemesi, yoklaması, seferberlik ertelemesi, yoklaması, bakaya olduydun, kaçak düştüydün, çıkış alamadıydın derken; çok ama çok ciddi zaman kaybediyoruz.

İngiltere'deki üniversite, oğluma belgeyi geç verdi. Heyecandan stresten gebereceğim. Al belgeyi, git bakanlığa. Oradan git askerlik şubesine. Park yeri yok. Trafik çok...

E haliyle ben devlet memuru da değilim ki, kaytarma rahatlığım olsun...

Gerçekten sıkıntı.

Bankalar da aynı...

Sıra numarası alıyorsunuz; buna rağmen bazı "tanıdık"lar sırayı bozabiliyor.

Efendim bu bizim bozuk kültürümüzün bir parçasıdır. Evet doğrudur ama ayıptır.

Her gittiğim bankada ben de bir tanıdık bulabilirim. Vardır da... Ama asla sırayı bozmaya yeltenmem... Şahitlerim de var, "Serhat Bey buyurun" dese de biri, kesinlikle reddederim...

Oysa alıştı herkes sıraya girmemeye...

Dün bir bankaya gittim. Genç bir memur, yanında tuttuğu düşük numaralı sırayı, benden en az 20 dakika sonra içeriye giren bir genç kadına verdi. Genç kadın, hiç çekinmeden, iki dakika beklemeyle işlemini yaptırdı...

Tam bana sıra gelecekti ki, benden bir numara küçük kağıtçık tutan biri belirdi. Sırada değildi. Salonda beklemiyordu.

Neyse...

Sonra öğrendim, biri öğretmen oluyormuş.

Sekiz doktordan imza, polisten temiz kağıdı ve daha neler neler istiyorlar.

Ve biz kalkıyoruz, müşavirlere boşuna para harcıyoruz diye kızıyoruz.

Her yerde boşuna zaman harcıyoruz ve bu büyük bir servete bedeldir.

Bu sorun, çok kolay çözülebilirdir...

İhracatta böyle, ithalatta böyle.

İnşaatta böyle, yıkımda böyle.

Kuyu kazmada böyle, temel atmada böyle...

Bürokrasi diz boyu.

Bırakın yatırımcının bezmesi gibi önemli bir ekonomik olayı; vatandaşın canı çıkıyor.

Mülk meselesi beni ürkütüyor

"Özlü toprak düzenlemeleri olmadan ve mülkler iade edilmeden çözüm olmaz"...

Kim diyor bunu?

AKEL Politbüro Üyesi Tumazos Çelebis...

Nedir özlü toprak düzenlemesi?

Verilecek yerlerdir...

"İade edilecek mülkler" ifadesi gayet anlaşılır... Yeniden tarif etmeye gerek yok...

Bu bir taktika ya da blöf değildir.

Ve çözümün önündeki belki de en büyük engeldir.

Bu konuda iki taraftan birinin geri adım atması gerekmektedir.

Çelebis, "ikinci hatta üçüncü kez göç etmek zorunda kalacak Kıbrıslı Türklerin" varlığını da kabul ediyor ama ekliyor:

"... Çözüm istiyorsak, bu, ödenmesi gereken bedeldir!"...

Yani Çelebis'e göre, çözümün bedelini Kıbrıslı Türkler ödemeli.

Rumların kendi mülklerinden feragat etmesi de bir bedel değil mi?

O zaman neden Rumlar bedel ödemesin?

Aklım karıştı, paylaşmak istedim.

Ya da anladığım şudur; ya Rumlar mülklerinden vazgeçecek; ya da biz, 1974'te ele geçirdiğimiz mülklerin bir bölümünü iade edeceğiz!

Zor bir durum.

Alttan alınması gereken bir konu!

İlk söz hakkının kime ait olduğuyla da alakalı değil... Ki bu da ayrı bir mesele...

Karışık bir iş!

Girne Kalesi'ni bana versinler!

Kıbrıs Tv'de sabahları yaptığım en sıkıcı şakalardan biri herhalde "Girne Kalesi" şakasıdır. Hükümetten bu kaleyi talep ediyorum. Yılda 4 TL kira ödemeyi taahhüt ediyorum ancak bu 4 TL'yi de Kalkınma Bankası'ndan istiyorum...

Aslında yurdun peşkeş çekilmesini eleştirmek maksadıyla söylediğim bir "saçmalık"... Girne Kalesi'nin bana kiralanması mümkün mü?

Asla değil!

Ancak ya anlattığımı tam dinlemeyen ya da dinlediği halde şaka olduğunu fark etmeyen bir grup insan, "hayırlı olsun" diyor.

Ben şaka yapıyorum, karşı şaka yapanlar da var... "Gardaş ot ekelim!" diyen oldu dün mesela...

"Ot" nedir?

KKTC'de "Ot Festivali" düzenleniyor... Ama "Ot", argoda en yaygın, en bilinen "uyuşturucu" ifadesidir...

Neyse; ciddiye alıp da Girne Kalesi'nin gerçekten bana verildiğine inananlar var dedim; abartmıyorum.

Neden inanıyor insanlar?

Çünkü bazı peşkeş çekmelerin büyüklüğü öyle korkunç ki; vatandaş haklı olarak "neden Girne Kalesi de İncirli'ye verilmesin?" sorusunu sorabiliyor.

Yani alıştık artık.

Çok normal bir şey bu!

Ülkenin her yanı, takır takır dağıtılıyor, Girne Kalesi neden dağıtılmasın ki?

Tarihi değeri olan Vakıf malı halılar kayboluyor, tarihi eserler çalınabiliyor; yıllarca çok ünlü profesörlerin evinde tutuluyor, kimse hesap sormuyor...

İkonlar hediye ediliyor. Hediye ettiğimiz kişiler bizi aşağılayıp ikonları Rum Ortodoks Kilisesi'ne iade ediyor.

Yıllardır, Rumlardan kalan mallar üzerinde yaşıyoruz, yüzümüz kızarmıyor.

Alıştık ganimete...

Girne Kalesi benim olmuş, ne çıkar ki?

Siz bütün ülkeyi paylaşmışsınız!

Şaka maka, yarın "al senindir" derler, ortada kalırız!

Ciddiye almayın ha!

Salih Abi

Biz O'nu "Salih Abi" olarak bildik. Ya da "Boyacı Salih"...

Dünya daha güler yüzlüsünü, daha çalışkanını yaratmadı diyebilirim.

Gaziveren'de herkes çok iyi insandır ama O, en iyinin iyisiydi... Çok iyi babaydı, çok iyi dayıydı...

Güren Tilki arkadaşım aradı dün...

Haberi verdi...

Gaziverenli Salih Hergüner'i kaybettik...

Karnı ağrımış, sıcaklığı varmış. Hastaneye gitmiş... Eve dönmüş... Kendisi kalmak istememiş... Şu olmuş, bu olmuş...

Çok yazık...

Çok iyi bir insanı, çok erken kaybettik...

Bu ülkede, durduk yere sapasağlam insanlar gidiyor...

Nur içinde uyu Salih Abi...

Seni çok sevdik, hep hatırlayacağız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.