KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

27.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Güneş, kum, deniz ve dişinizi çekelim!

Sağlık turizmi!

Aklımın erdiği bir mesele değil...

Ama İngiltere'de bu turizm cinsine çift taraflı tanık olmuştum...

Çoook zengin Arap şeyhleri, prensleri, kralları ve birçok zengin ülkeden torpilli devlet ödenekli hastalar (KKTC gibi); İngiltere'den sağlık hizmeti alıyordu...

Mesela KKTC'de bir hastane doktoru, Londra'da bir Kıbrıslı Türk doktorla bağlantı kuruyordu; o doktor ünlü bir İngiliz doktorla temastaydı... Hasta geliyordu, ameliyatı yapılıyordu, parasını devlet öderken, aradaki doktorlar da "komisyonlarını" alıveriyordu...

Sonra bir turizmci; İngiltere'de memelerini veya dudaklarını büyültmek isteyen kadınlara Türkiye'de ucuz operasyon satmaya başlamıştı...

Sağlık turizmi bu muydu?

Bilmiyorum...

Hasta, yalınız gitmiyor... Ailesi de gidiyor... Para harcıyorlar falan... Peki kaç hasta? Hangi ameliyatlar?

Son zamanlarda dişlerini yaptırmak için Hatay'a giden Kıbrıslı Türkler de sağlık turisti mi?

Kısacası, bu işler, öylesine - çullisine yapılmaz diye düşünmekteyim.

"Sağlık turizmi teşvik edilecek" dendiğinde de bunun neyi kapsayacağını bilmek isterim!

Şimdi, bir İngiliz veya Danimarkalı "böbrek hastası" na, "gel canım seni Dr. Burhan Nalbantoğlu'nda ameliyat edelim" demeyeceğiz herhalde!

Çünkü, Dr. Burhan Nalbantoğlu'nu turistik tesis sınıflandırmasına sokarsak, yıldız almaz!

Şu anda, bir kaç özel hastane dışında, "sağlık turizmi" yapabilecek tesisimiz var da biz mi bilmiyoruz?

Gerçekten anlamadım...

Başbakan diyor ki, "ülke ekonomisine girdisi, diğer turizm türlerine göre oldukça yüksek olacak"...

Lütfen beni affedin!

Bağışlayın!

Kızmayın ne olur ama nasıl olacak bu?

Turist gelecek... Turist başına, o turisti getiren şirkete teşvik vereceğiz... Turist; diyelim ki özel bir hastanede sağlık hizmetini alacak... Peki, ekonomi nerede kazanacak?

O özel hastane, sağlık turistinden aldığı paradan çok fazla vergi mi verecek?

E vergiyi alma - teşviği de verme!

Yani teşviklendirme niye?

-*-*-

"Güneşimiz, denizimiz, kumumuz var; gelin sizi ameliyat edelim" mi?

Aklım ermiyor!

"Gelişmekte olan ülkelerde çevre sorunları var"... Başbakan öyle diyor...

Evet var!

Çevre sorunu ve sanayileşme olduğu için, bir hasta, deniz, kum, güneş mi görmek ister?

Neyse; gerçekten özür dilerim ama anlamadım. Okuyorum, okuyorum bazı arkadaşların bu konudaki yazdıklarını, yine anlamıyorum!

KKTC'de çok şahane özel sağlık yatırımları olabilir. Vardır da... Özel yatırım... Adı üstünde "özel"!

Devlet neden teşviklendirsin ki?

Devlet ne kazanacak?

Kumarcıdan kazandığı kadar mı?

Ne yapıyor kumarcı?

Cebinde kredi kartı ile geliyor... Oynuyor; kazandığı da kaybettiği de "KKTC dışında" ödeniyor veya tahsil ediliyor...

Neyse; girmeyelim o meseleye...

Liberal ekonomilerde, devlet teşvik vermez...

Kaç adet hasta turist gelecek ve niye gelecek?

Haftada yüz mü?

Ne için?

Meme büyütme, diş yaptırma, penis uzatma, kalp ebisgevisi, basur, mide küçültme, saç ektirme, burun düzeltme vesayre vesayre... Hatta beyin transplantı! Bizde çok var, yabancı turistlere de takalım!

Düşünün, Norveçli hasta geldi... O'na bizde çok fazla olan beyinlerden taktığımız anda; Dillirga'yı söylemeye başlasın!

Vallahi dalga geçmiyorum...

Yemin ederim, aklıma takıldığı ve aklım almadığı için yazıyorum...

Bu devlet, kendi vatandaşına sağlıklı bir sağlık hizmeti mi sundu ki sağlık turizmi de yapacak?

Deniz, kum, güneş tamam da, sağlık tesisi?

Özel kliniklerde mi vereceğiz bu hizmeti?

Her doktor, her diş hekimi kendi kliniğini aynı zamanda turistik tesis kapsamına mı sokacak?

-*-*-

Neyse!

İspanya'ya geçen sene 68 milyon turist gelmiş...

Bu sene ise 75 milyon...

Ancak bu artışa rağmen, turistlerin İspanya'da harcadıkları para yüzde 2,2 düşmüş!

Şimdi İspanya, kendi turizmini tartışmaya başladı... Ülkede, bazı bölgelerde vatandaşlar fazla turistten bıktı, protesto edenler bile varmış!

The Guardian gazetesi yazdı...

Türkiye, Tunus, Mısır ve Fransa'da terör artınca, Avrupa genelinde de sayısı yükselen turistlerin en çok gittiği ülke İspanya olmuş.

İspanya!

"Sol y playa" yani "Güneş ve plaj" ülkesi...

İspanya'ya 2015'te giden turist sayısı 2016'da tam 7 milyon arttı... 68 milyondan 75 milyona çıktı... Bu planlı bir programın eseri değil... Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, sadece terör nedeniyle bazı ülkelerden kaçanların tercihleri İspanya olmuş...

Ancak İspanya'da örneğin Ibiza'ya 3 günlüğüne giden, akşamları plaj sandalyelerinde uyuyup, içebildiği kadar içen, sevişebildiği kadar da sevişen turistler bir şey bırakmıyor!

İspanya bunu gördü...

Ernst & Young diye uluslararası bir şirkete araştırma yaptırmışlar... "Hiç para harcamayanlar yerine, çok para harcayanları tercih etmek daha doğru olur" sonucu çıkmış...

"Premium Turist" deniyormuş bu turistlere...

Ve İspanya'nın, onlara sunabileceği kaliteli "her şeyi" de varmış falan...

-*-*-

Ne yapıyor insanlar?

Bol bol araştırma...

Bol bol plan...

Tesisleriniz yeterli mi?

Siyaseten tanınmamışlık, ulaşım zorluğu, hele sağlık turizminde hasta adamı Türkiye'ye indir, kaldır falan... Mesafe uzak değil ama süre uzun durumları!

En önemlisi sağlık sigortaları...

"KKTC kapsama alanında mı?"...

Otomobil sigortaları kapsamıyor da!

Haaa, evet, bizde de uzmanlar geçtiğimiz hafta sonu oturmuş, konuşmuş, plan yapmış, uygun olduğuna da hükmetmiş ama ben hala cehalet noktasındayım...

KKTC'de sağlık turizmi?

Pek aklıma yatmıyor...

Lefkoşa'da biri büyük, biri daha küçük ölçekli iki özel hastane dışında, Avrupa'dan getirilecek bir "hasta"yı "ağırlayabileceğimiz" sağlık tesisimiz var da biz mi görmedik?

Yoksa, Omorfo'ya yapılması planlanan hastane de bu kapsama alanına mı girecek?

Slogan mı?

Güneş, kum, deniz işte Kuzey Kıbrıs!

Gelin dişinizi çekelim!

Ağrısız!

Kuzey Kıbrıs!

-*-*-

Bakın tekrar ediyorum...

Aklıma yatmadı bu iş. Sadece onun için yazdım...

Elbette bu işin uzmanları vardır, sağlık turizmi ile ilgili konseyler kurdular, örgütlendiler falan.

Eminim benim aklımın kesmediği bir yığın sağlık turizmi yöntemleri bulunmaktadır...

Ama kesmiyor işte; benim aklım kesmiyor...

"Kuzey Kıbrıs'ta güneş, kum, deniz; sizin ülkeniz sanayileşmiş; gelin bizde haydi basur ameliyatına!"

KKTC bol para kazanacak!

Peki nasıl?

Ameliyat olmak için gelen kişi, her gece bir yerde yiyip içecek mi?

Ameliyat olacak kişi veya yakınları otelleri mi dolduracak?

Neyse!

Değerli büyüklerimizin, manşetlerde yayınlanan sözleri var; mutlaka bildikleri de vardır; sağlık turizmi hayırlı olsun!

Gerçekten ciddiyim, ülkeme kazandıracaksa, (cahilliğimden bu yazıyı yazdım), tüm iddialarımı geri çekerim...

Aklım ermiyor işte!

Ermiyor...

Ermediğini de kabul ediyorum zaten! En baştan beri!

"Senin aklın ermez" demenize gerek yok yani!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.