HUNKAR SAG GIYDIRME
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

23.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Heyecanlı bir aday belirleme süreci yaşayacağız!

Seçim sistemi bayağı karışık...

Eğer bazı partiler birleşerek seçime girmezse en az 500 ismin yer aldığı çarşaf büyüklüğünde bir kağıttan "karma" veya "mühürle birlikte tercih" oy kullanmak sınav gibi olacak...

Önceden ders çalışmayı gerektirecek bir durum!

Gerçi seçim meçim yok ama olsun...

Mesela bir partiye mühür vurdunuz...

Ülke genelinde sanırım 25 tercih kullanabileceksiniz...

Veya karma oy vermek istiyorsanız, en az 25 en çok 50 adayı "tik"leyebileceksiniz...

Bu da demektir ki, en örgütlü, en kapı kapı gezen parti, şanslıdır.

Listeler basılacak, tercih ve karma seçenekler sıralanacak falan...

Zor iş...

Bu arada, bir çok partide şimdiden "adam kesmeler" başladı...

"Asla olmaz" dediklerimizde bile.

Ancak en büyük adaylık yarışı benim gördüğüm kadarıyla UBP ve CTP'de yaşanacak...

Özellikle de UBP!

Düşünün bu partinin şu anda Lefkoşa'da beş milletvekili var. Bir de bağımsız Hasan Taçoy; etti altı...

Yüzde 30 kadın kontenjanı gereği, zor topuz beş kadın aday bulunacak...

Etti 11...

Genel Başkan'ın 3 kontenjan aday hakkı var... Geriye kalıyor 2...

Bütün vekiller aday olacak diye bir şart yok...

Adayların nasıl belirleneceği de belli değil...

Genel Merkez yani aslında genel başkan kendisi belirleyebilir.

Üyeye gidilebilir.

Genel başkan adayları belirler, üye sıralamayı yapabilir.

Genel başkan, üç kontenjanının yerini de kendisi belirleyebilir. İsterse kontenjan kullanmaz.

Hüseyin Özgürgün kesin bir numaradan aday...

Sanırım Dursun Oğuz da genel sekreter sıfatıyla Mağusa'dan bir numara...

Gerisi büyük yarış...

Güzelyurt!!!

Aman Allahım!

Orada 6 olan vekil sayısı 4'e indi... Kavga büyük olacak...

Oysa demokrasi nedir?

Yarışa girip kazanmak veya kaybetmek ama sonuçta "kabullenmek"... Bizde öyle olmuyor... Küsmeler yaşanacak...

Ve Hüseyin Özgürgün'ün yerinde de olmak istemezdim doğrusu...

Çok zor bir iş.

Ama bizim adımıza heyecanlı...

CTP'nin Mağusa kanadı rahatladı mı?

Bir grup istifa etti ayrıldı ama asıl zıt kardeşler hala ayakta...

Girne CTP?

Aman da hırslar sürüyorsa, Allah bu partinin vekil sıralamasını acısın!

Sanırım, UBP ve CTP'de, hatta TDP'de bu konuda ciddi kavgalar yaşanacak.

DP sanki daha rahat gibi duruyor ama belli de olmaz...

Kolay gelsin!

Tümüne!

Heyecanlı bir aday belirleme süreci yaşayacağız!

Kıbrıslıların boyu, çözüme yeterli değildir!

Sayın Mevlüt Çavuşoğlu geldi, görüştü, konuştu ve gitti...

Bence çok önemli mesajlar verdi... Önemli ama "yeni" değil... Bilinen mesajlar...

Mesela bir tanesi şu: "... İki tarafın garanti ve güvenlik taleplerinin değerlendirilmesi ve bugünkü şartlara adapte edilmesi..."

Bu, şu demektir; "Abi, güvenlik ve garantilere biz karar veririz"...

Bugünkü şartlara adapte etmek demek, "garantiye gerek yok" anlamına gelmemeli...

Rum tarafının son tavrının, (ki Sayın Bakan bunu "Enosis kararı" olarak dillendirdi ve kimse "hayır öyle bir karar yok" da demedi), Kıbrıslı Türklerin güvenlik konusundaki hassasiyetini netleştirdiğini dile getirdi.

Bu da şu demektir?

Türkiye, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini korumak maksadıyla, dilediği kadar buradadır...

İkinci mesaj, "doğal gazla" alakalıydı...

"Geçmişte tepkimizi gösterdik, yine gösteririz" diyen Bakan, "Bölgede savaş gemileri dolaşıyor... Sabrediyorsak burada bir çözüm umuduyla sabrediyoruz. Biz de gerekli adımları atarız” diye konuştu...

Bu da gayet açık bir mesaj: Doğal gaz işinde biz de varız... Yok sayarsanız da savaş gemilerimizi göndeririz!

Net!

Çok net!

Ve bir net mesaj da TC vatandaşlarının olası bir çözümdeki serbest dolaşım hakkı...

Rum Yönetimi bu konuda Juncker'e bir mektup göndermiş...

"80 milyon Türk AB'ye girecek" gibi bir endişe dile getirmiş.

"Yersiz bir endişe" dedi Sayın Bakan ve bu konuda da mesajı netti:

"... Türk vatandaşları serbest dolaşım hakkı alacak!"...

Kıbrıs sorununun çözülmesi için, önce Anastasiadis'in, sonra da Rum halkının bunları kabul etmesi lazım.

Anastasiadis'in bunları kabul etmesi ve halkını ikna etmesi mümkün mü?

Bence imkansız!

Kaldı ki, Anastasiadis'in bu üç net şartı kabul edip müzakereleri sürdürmesi ya da kabul etmeden bile sürdürmesi; 2018'deki başkanlık hayalini bitirir...

Çözüm mü?

Başka bahara kaldı.

Akıncı da yapamadı...

Sorarsanız, eminim tıpkı Talat gibi, "... Bunlarla çözüm olmaz, siyasi eşitliğimizi kabul etmiyorlar" diyeceğinden de eminim...

Oysa öyle bir şey yok...

Rumların kabul etmediği en temel konular, yukarıdaki "Türk şartları"dır...

Haklı - haksız bilemem...

Karışmıyorum.

Vazgeçtim!

Ama bildiğim bir şey var, Kıbrıslılar çözüm bulma hakkına ya da şansına sahip değildir.

Boyları yetmiyor!

Yerim dar sendromu!

Oynamak istemeyen, oynamaya gönlü olmayan ve hatta oyun bilmeyen gelin ne dermiş?

"Yerim dar!"...

"Oynayamam yerim dar" tavrı, bir sendromdur!

"Yerim dar sendromu"...

Kıbrıs sorununda şu anda Anastasiadis de, Akıncı da, Türkiye de bu sendromu açık ve de seçik bir şekilde sergiliyor.

Anastasiadis, çıkıp oynarsa, seçim kaybedecek... "Yerim dar" diyor...

Akıncı, bilmiyorum... Fazla bir yetkili olduğu inancında değilim, çok üzgünüm...

Türkiye, çıkıp oynarsa, örneğin Ada ile tek organik bağı olan "Garantörlük" hakkını kaybedebilir, doğal gaz iddiası suya düşebilir, Türkiye'de referandumdan "evet" isteyen yönetim, milliyetçilerden "sattınız Ada'yı" diye tepki görebilir... Yani Türkiye'nin de yeri dar...

Yani, rahat ve oynak gelinler lazım... Değil yerin dar olması, küçük bir masa üzerine sandalye koyup, üzerinde oynayabilen gelinler...

Bilmem anlatabildim mi?

Bizimkilerin hepsi "kibirli - havalı"...

Olmuyor... Olmayacak yani!

Odunu yontmaya çalışmayın

Kadın, kocasının "odun" olduğundan şikayetçiymiş. "Odunsun işte, odunsun... Kazma sapısın, gusbo sapısın"...

Adam oralı bile değilmiş...

Kadın, "... Bak, görüyor musun, deniz kenarındaki şu çifti... Adam, tam bir saattir kadının elini tutmuş bırakmıyor. Sürekli öpücük konduruyor. Ne romantikler. Sen niye yapmıyorsun?"

Adam karısına kızgın bir suratla bakmış ve "Sen manyak mısın? Kadını tanımıyorum bile!" demiş!

(Kütük, kütüktür yani)

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.