KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

04.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hükümet Pazartesi düşer mi?

Hükümette sorun var mı?

Var!

Peki bu sorun, hükümeti bozmayı gerektirecek bir sorun mu?

Olaya nasıl baktığınıza bağlı! Bence ortada hükümeti bozmayı gerektirecek bir sıkıntı olmamalı!

Neden?

Çünkü iki parti, “çok önemli” kabul ettiğim Kıbrıs meselesinde mutlak çözümsüzlüğe oynuyor.

Şimdiye kadar ikisinin de Kıbrıs sorunu ile ilgili “kışkırtmak ve masayı yıkmak” dışında hiç bir çabası olmadı.

Tek bir mantıklı çözüm önerileri bulunmayan iki siyasi parti söz konusu... Tabii ki bu masayı sürekli yıkma çabasını da “izin” almaksızın yaşama geçirdikleri söylenemez.

Neyse girmeyelim bu konuya daha fazla!

-*-*-

Peki Elektrik Kurumu meselesi?

İsterlerse çok kolay çözülür, Yönetim Kurulu toplanır.

Nedir oradaki sıkıntı?

Partililere kıyaktır en basit ifadeyle... Paylaşın gitsin!

Yıllardır aynısını yapmıyor muyuz?

Bunu CTP de eleştiremez çünkü dik alasını yapmıştır!

Kısacası, yıkmak istiyorsanız, konu bulursunuz, yıkmak istemiyorsanız, konuları kapatırsınız...

Sayıştay Üyeliği veya DP’den gelen vatandaşlıklara, UBP’nin ılımlı yaklaşmaması hatta onları vatandaş yapmadığı iddiası da koalisyonu bozmak için istenildiği gibi kullanılabilir. Yıkacaklarsa DP’lileri vatandaş yapmazlar. Değilse, onlara da kıyak geçerler...

Görünen odur ki, UBP ve DP anlaşamıyor. Anlaşmak istemiyor... Buna göre, demek ki yıkmak istiyorlar.

Bir iddiaya göre DP yıkmak istemiyor; öteki iddiaya göre UBP yıkmaktan yana değil...

Demek ki önce ne istediklerine karar vermeleri gerekiyor.

Yürütecekseniz, oturur anlaşırsınız, değilse, haydi dağılın!

-*-*-

Erken seçim mi?

Temmuz’a yapalım!

Ne olacak ki?

Yani, bizi bekleyen çok önemli kararlar vardı da almadık mı?

Maliye politikamızı düzenleyeceğiz, Merkez Bankası Başkanı’nı belirleyeceğiz, GKK’ya komutan atayacağız, Sivil Savunma Başkanı seçeceğiz, para basacağız falan değil mi?

Erken seçim neyi değiştirecek?

Sıfır!

Erken seçim hiç bir şeyi değiştirmez... Bir kaç oyuncu gider, bir kaç oyuncu gelir... Taktik de aynı, saha da aynı, top da aynı, skor bile aynı kalır!

Oynayın çocuklar!

Oynarız!

-*-*-

Peki dedikodular?

Dedikodu çok!

Seçim Hükümeti kurulacak... Ve bu hükümeti, “DP – CTP – TDP kuracak” diyenler var mesela...

Bağımsızlarla söyleşi yapan arkadaşlarımız da bir hayli komik geliyor bana...

Gören duyan da sanacak ki hepsi cidden bağımsız...

Kardeşim, dört bağımsız milletvekilinin UBP’den kaçıncı sıradan ve nereden vekil adayı olacakları bile pazarlık edildi... Şaka mısınız siz?

Dört bağımsız vekil de sapına kadar bağımlıdır...

Hesaplarınızı ona göre yapın...

MOK meselesi!

Efendim, KKTC’de en gıcık kaptığım şey, “Milli Olimpiyat Komitesi” şeyisidir!

Kişileri lütfen karıştırmayın...

Meselem kişilerle değil...

Yıllardır bu komite ile ilgili bir iktidar kavgası verilir...

Gören duyan da sanacak ki, KKTC önümüzdeki olimpiyat oyunlarını organize ediyor!

Yapmayın, etmeyin, eylemeyin...

MOK kısa adıyla bilinen komitemiz, DAÜ’de bir sporcuya ödül – plaket verecekmiş...

Spor Dairesi devreye girmiş...

Mesele iptal olmuş!

Neyle uğraşıyoruz farkında mısınız?

Sonra bana kızıyorlar; “oyun oynuyoruz” dediğimde...

Oyun!

Devletçilik oyunu!

Çocukken oynadığımız doktorculuk, evcilik gibi!

Müzakereler başlar mı?

Müzakereler başlar mı?

Görünüre göre, “başlamaz”...

Afedersiniz ama Akıncı’nın bunca ağzından çıkan sözler sonrası başlama olasılığı yoktur...

Nasıl o sözleri geri alacak ki?

Eminim söylemeden önce, söylediklerinin ne anlama gelebileceğini hesap etmişti!

Peki, yani ne olacak?

Bence, hiç bir şey olmayacak.

Güneydeki Meclis aldığı kararı değiştirmeyecek... Anastasiadis, “masaya dönmeye hazırım” demeyi sürdürecek... Seçime girecek...

Akıncı da bize resmen hava atacak... Pakistan’da şunu yaptım, bunu yaptım diye...

Sonuç mu?

Laf ötesine geçiş imkansız!

Laf!

43 yıldır olduğu gibi!

Yolumuz tamamdır!

Devam!

Erken seçim de yapalım falan... İçimizi temizleyelim... Yes b’annem!

Çok mu güç?

KKTC insan kaçakçılığının merkezlerinden biridir...

Bu utancın adreslerinden biri olan KKTC’de, ne yazık ki mültecilerle ilgili ne bir yasa, ne bir mekan, ne bir düzen vardır...

Zavallı insanları, tacirlerin insafına bırakmış durumdayız...

Hiç mi vicdanımız sızlamıyor?

Paralarını soyarak, o kadınları, o bebekleri teknelere koyup KKTC’ye getirip atanları yakalamak çok mu zor?

Bir yasa çıkarmak, bir mülteci kabul mekanı ayarlamak, bir merkez kurup bu insanlara, insanlık yapmak çok mu güç?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.