KTV
  • 05 Eylül 2016, Pazartesi 8:35
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

İskele – Boğaz – başkan – otel ve kirlenen ülkem!

KKTC’de en büyük sıkıntılardan bir tanesi, siyasetin ciddi anlamda kirlenmiş olmasıdır...

Torpil mekanizmasından tutun, rüşvet mekanizmasına kadar her türlü kirli ve gizli “mekanizmalar”, siyaseti o kadar kötü bir noktaya getirdi ki; bırakın halkın güvenini, inancını veya sempatisini; tüm umudunu da yok etti...

Kıbrıs Türk halkı, kendisini yöneten ister yerel, ister merkezi yöneticilere hiç güvenmiyor...

Bu gayet açık...

Çok iyi işler yapsa da bazı siyasetçiler veya iyi niyetle yapmak istese de, onların da şansı yok... Çünkü “genelleme” yapılıyor ve tümü aynı sepet içinde değerlendiriliyor... Tıpkı ısgarta kontrolü gibi... Müfettiş gelir, bir gemi portakal arasından beş kutu seçer, içlerinden iki portakalı alır, onlar erimişse, tüm gemideki portakal erimiş sayılır...

Siyasi kirliliğin ve bozulmanın en belirgin göstergelerinden biri, siyasilerin vatandaşa kin gütmesi veya bazı vatandaşlarla özellikle didişmesidir...

Bu, bozulmanın en çarpıcı yanlarından biridir...

Son dönemlerde İskele Belediyesi çok önemli işler yapıyor... Bu belediyenin bir önceki başkanı da şimdiki başkanı da bana göre başarılı işler yaptılar...

Ancak, belediye başkanının son günlerde; suçlu veya suçsuz, günahlı veya günahsız, bazı işadamları ya da şöyle söyleyelim, bir iş insanı ile didişiyor gibi görünmesi, doğru değildir.

O iş insanının dünyanın suçunu da işlemiş olduğuna inansanız; o iş insanını kişisel olarak hiç sevmiyor olsanız; o iş insanından kelimenin tam anlamıyla “gıcık” kapıyor durumda bulunsanız da; bu kadar bariz bir şekilde uğraşmak doğru değildir.

Mahkemeler, yargı, adalet vardır bu memlekette...

Boğaz’da bir otelin kaçak inşaatları ile ilgili 2004 yılında yargı bir karar vermiştir... O karar, o dönemde yerine getirildi veya getirilmedi; 12 sene sonra, hangi sebeple olursa olsun; o iş insanı ile uğraşmak, o iş insanının açık bir şekilde üzerine gitmek, siyasi hatadır.

Efendim o iş insanı kurallara uymuyor. Efendim o iş insanı şunu yaptıydı, bunu ettiydi...

Vatandaş, kanuna aykırı iş yaparsa, mahkemeye verirsiniz... Ama “işinize geldiği” anda değil... Bunu, herkese, her zaman aynen uygularsınız...

Boğaz’daki otelin işletmecisi, 2004’teki mahkeme kararının yerine getirildiğini söylüyor... Aksi bir durum varsa, gider mahkemeden, belediyenin o yıllardaki defterlerinden, belgelerinden olayı araştırısınız... Ama “canımı sıktı bu iş adamı” diyerek, kişisel hırs veya intikam almak gibi hedeflere asılmazsınız...

Siyasetçinin, belediye başkanının, vekilin, bakanın, başbakanın, cumhurbaşkanının kişilere şahsi garez gütme hakları yoktur...

Yargıya güveneceksiniz, kararı neyse uygulayacaksınız...

İskele Belediye Başkanı, Boğaz’daki otelin mühürlenmesi olayında, “... Efendim, beni falan partinin başkanı, filan bakan, feşmikan kişi aradıydı ama ne için aradıklarını bildiğimden dolayı, telefonumu açmadım” demek; başlı başına bu ülkede siyasetin her taraftan nasıl kirli olduğunun ispatıdır...

Ağustos bitti, Eylül’e girdik...

Ayrıca şunu da eklemek lazım, tıpkı Karpaz’daki bungalov mühürlemesinde olduğu gibi, en çok iş yapılacak dönemde otel mühürlemek de siyasetin en cani yanları arasındadır...

Ve son bir not: İskele Belediye Başkanı, kendisini arayan kişilere yanıt vermemiş; peki yarın çok sevdiği kendi partisinden büyükleri aynı konuda ararsa ne yapacak?

Kirlendi bu memleket!

Çok kirlendi!

Kıbrıs’a bir şey olmasın, aman!

Son günlerde duygularım coşmuş durumda... Dalgalanıyor... “Coştum yine dalgalanıyorum ben...” diye başlayan şarkıdaki gibi...

Coşan duyguların köpürmesi ve dalgalanması durumunda, kendimi şiire ve şarkıya veririm...

Bol bol yalınız kalırım... Karanlığı çok severim. Karanlıkta müzik dinlemeyi veya sessizlikte şiir okumayı...

Saatlerce okuyabilirim...

Bazen yazılanları hiç anlamam; bazen anladığımı sanırım ama o anladığım anlamın içinden nice başka anlamlar çıkar...

Ne bulursam okurum şiir adına...

Daha önce okuduğum şiirler dahil...

Mehmet Yaşın’ın hazırladığı ve çevirilerini yaptığı “Eski Kıbrıs Şiiri Antolojisi” çok keyif aldığım bir çalışmadır...

Yapı Kredi Yayınları’nın bastığı bu kitabın, “Lüzinyan ve Venedik Katolik Şiiri” başlıklı bölümünde, “Balo” adlı bir dörtlük var...

O dörtlüğe kafam takılmıştır... Takılıdır...

Orijinali “Fransızca” olan dörtlük şöyledir:

“Kıyamet kopsa da bütün Dünya’da / Kıbrıs’a bir şey olmasın, aman! / Çünkü toprağına basıyor ayaklarım / Ve onun suyunu içiyorum ben!”

Lüzinyanlar, neredeyse bin yıl önce bu Ada’yı yönetiyordu...

Fransız ya da Galyalılar...

Bu şiiri okuduğumda, kim bilir, onlardan da bir miktar kan ve hücre ya da DNA karışmıştır bizlere de elbette diye düşünürüm...

Çünkü Dünya’da kıyamet kopsa, Kıbrıslıların hâlâ hiç umurunda değildir...

Kıbrıslılar hâlâ Dünya’nın merkezinin burası olduğuna inanır, Kıbrıs meselesi mesela, Dünya’nın en önemli meselesidir... Şaka yaparız ama Dünya’yı ikiye ayırır Kıbrıslı; “Kıbrıslılar ve diğerleri” diye... Kıbrıs da ikiye ayrılır, “Baflılar ve diğerleri” ki bu da ayrı bir meseledir ve gerçektir... Hatta, Baf da ikiye ayrılır, “Teralılar ve diğerleri” falan...

Neyse, “Aman, Kıbrıs’a bir şey olmasın da...”

Neden olmasın?

Çünkü o bizim ülkemizdir...

Ayağımız basıyor üzerine...

Herhalde o yıllarda çok da suyu varmış ki, “Ve onun suyunu içiyorum ben” diyor şair...

Şimdilerde bizim en ciddi sıkıntımız da galiba bu!

Kendi suyumuzu pek içmiyoruz... Şişelerle yabancı sular geliyor, ayrıca borularla da su gelmiş durumda...

Acaba diyorum bu şiirden de yola çıkarak ve şunu merak ettiğimi ekliyorum:

“... Rumlar, hâlâ kendi sularını daha çok kullandıkları için mi bu ülkeye bizden daha çok bağlılar?”...

Evlerine dönmek istiyorlar mesela... 1974’te terk ettikleri ya da terk etmek zorunda kaldıkları Kuzey’deki evlerine... Acaba, dönerler ve Türkiye’den gelen suyu onlar da kullanmaya başlarsa, şiir tam etkisini yitirmiş mi olur?

Kıbrıs sorunu ve Kürt sorunu çözülür mü?

Kıbrıs sorununun veya Türkiye’de Kürt sorununun çözülememesinin en önemli sebeplerinden biri, hâlâ her iki coğrafyada milliyetçiliğin çok acı bir şekilde varlığını sürdürüyor olmasıdır. Hem acı hem de bayağı etkili bir biçimde üstelik...

Mesela Kıbrıs’ta gerek güneyde gerekse kuzeyde Elen ve Türk milliyetçiliği, en basit şekliyle, hep kendi isteklerinin kabulünü talep etmektedir... Ya da, vermeden almayı arzulamaktadır...

Türkiye’de de Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin ülkeye zarar verdiği bence kaçınılmaz bir gerçektir...

Aklıma Kenan Evren’le ilgili bir fıkra geldi bu konuda... Yıllar öncesinden...

Fıkra şöyle:

“... Evren, bir gün Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu’nun tüm üyelerini huzuruna çağırmış... Cumhurbaşkanlığı ya da diktatörlük yıllarından bahsediyorum... 12 Eylül’ün bir kaç yıl sonrası...

Evren, tüm üyelere çok sinirli bir şekilde, elindeki kitabı göstermiş ve “bunu siz mi hazırladınız?” demiş...

Kitap, Türkçe Sözlük...

“Evet” demiş üyeler...

Evren hiddetli bir şekilde, “Gözünüzden kaçmış olmalı, bu sözlükte ‘Kürtaj’ kelimesi var” demiş.

Üyeler şaşkın şaşkın birbirilerine bakıyorlar...

Evren devam etmiş; “Derhal, yeni bir sözlük basılacak ve ‘Kürtaj’ın yerine ‘Türkaj’ yazılacak...”

Bu fıkranın ana fikri mi?

Bu fıkranın ana fikri, hâlâ kafalar Evren kafasıysa, Kıbrıs’ta da Türkiye’de de çözüm zordur...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 2 2 0 4 8
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 4 8
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 3 8
4 BİNATLI YSK 4 2 2 0 3 8
5 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 3 7
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 4 2 0 2 0 6
7 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 2 0 2 -1 6
8 LEFKE TSK 4 1 2 1 -1 5
9 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 4 1 2 1 -1 5
10 YALOVA SK 4 1 1 2 1 4
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 0 4 0 0 4
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 1 1 2 -2 4
13 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 1 2 -2 4
14 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 0 3 1 -1 3
15 OZANKÖY SK 4 0 2 2 -5 2
16 BAF ÜLKÜ YURDU 4 0 1 3 -5 1

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup