Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

27.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kadife ayrılık ya da müzakere edilmiş ayrılık!!!

Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik ama galiba olmadı...

Efendim, Kıbrıs sorunu, görüntü itibarıyla istendiği şekilde sonuçlanmayacak.

Nedir istendiği şekil?

Yani daha doğrusu uluslararası anlamda ve alanda da destek gören, BM şemsiyesi ya da çerçevesi içerisindeki çözüm şekli, "iki toplumlu, iki bölgeli, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı federasyondur"...

Siyasi eşitliğe takıldı sanırım.

Öyle görünüyor.

Peki alternatif nedir?

Alternatif yok, alternatifler var!

Bu alternatiflerden biri, "Kıbrıs Cumhuriyeti'ne dönüş"tür...

Çok sayıda savunanı var mı bunun?

Evet vardır.

Kişisel anlamda ütopyam, hayalim, arzum budur...

14 Temmuz 1974'e dönmek...

Peki mümkün mü?

Elbette mümkündür ama çok zordur...

Ayrı ve bağımsız bir KKTC mümkün mü peki?

Bu da alternatifler arasında gösteriliyor...

Elbette bu da mümkündür?

Nasıl mı?

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin onayı ile...

Peki bu onay nasıl olacak?

Satın alabilirsiniz mesela... Rumlara ciddi para ödeyeceksiniz...

Toprakları demedim; ayrı devlet hakkından bahsediyorum.

Referanduma gitmeyi kabul edecekler, kadife ayrılık gerçekleşecek... Ama toprak, mülkiyet, kişilerindir. Onlara tazminatlarını siz ödeyeceksiniz veya satın alacaksınız.

-*-*-

Müzakere edilmiş ayrılık...

Şu anda bu konu da konuşuluyor.

Rumlar artık evlerine geri dönmekten çok, "dönme hakkı" üzerinde yoğunlaşmış durumda!

Yani mülkiyet onların ama dönmeyecekler.

Ne yapacaklar?

Yukarıda söyledik ya; parasını alacaklar.

Belki bir miktar da iade ederiz... Mesela kapalı Maraş gibi...

-*-*-

Yani ayrılacak mıyız?

Zaten 43 senedir ayrıyız.

Yan yana, mülkiyet sorununu büyük oranda çözmüş halde idare edeceğiz...

Peki, bu mümkün mü?

Bilmiyorum.

Ama anladığım kadarıyla, müzakere edilmiş ayrılık meselesini gündeme getirmek isteyen Türk tarafı değil...

Yani diyorum, öleceğim aklıma gelirdi ama "bu durumda Rauf Denktaş haklı mıydı yani?" sorusunu soracağım aklıma gelmezdi.

-*-*-

Zorladık zorladık olmadı noktasındayız...

Şahsım, ideolojik mantığım veya kimilerine göre saplantım nedeniyle hala "Kıbrıs Cumhuriyeti" noktasında olsam da; ortada görülen, bundan çok uzak olduğumuzdur.

Haaa, gidip Kıbrıs Cumhuriyeti'nde yaşar mıyım?

Bilemem...

Ama gidebilirim...

Da herkes gidebilir mi?

Bu da yaşam kalitesine bağlı...

Yani Güneyde daha insan gibi yaşayacaksam, neden olmasın?

Peki güveniyor muyum?

Güvendiğim çok insan var...

Güvenmediklerim beş ya da on veya bilemediniz 300 ya da 500 kişi...

Ama yine de o maksimum 500 faşist yüzünden, sanki yapamazmışım gibi geliyor.

-*-*-

Kısacası dostlar; çooook büyük bir mucize olmazsa, federal çözüm amaçlı müzakereler, galiba 43 sene sonra bitiyor...

1977 - 1979 mu?

Şubat 2014 belgesi mi?

Söylediğim gibi, gidişat o yönde değil.

Kadife ayrılık ya da müzakere edilmiş ayrılık olur mu?

Onu da bilmiyorum.

Sadece çoğunluğun sanki buna hazır olduğu gibi bir izlenim var içimde...

Bekleyelim, görelim.

Kimseye kızmadan, kimseyle kavga etmeden...

Severek, sayarak...

-*-*-

Bunca yıl boşa mı gitti yani?

Bunca yıl boşa gitti; bir o kadar daha boşa mı gidecek?

Peki, Rumlar kadife ayrılık veya müzakere edilmiş ayrılığı kabul etmezse!!!

Şap gibi ya da sap gibi ortada kalmaz mıyız?

"Türkiye var canım" diyenleri duyar gibiyim...

Aslında alttan alan, Avrupa ve Dünya ile didişmeyen ve uzlaşmaya çalışan bir Türkiye umudum hala var ama tereddütler de yok değil...

-*-*-

Sonuç mu?

Sonuç bunalım!

Kafalar yine karıştı.

Bunca yıldır kendimizi alıştırdığımız kavramlar film şeridi gibi önümüzden geçiyor ama tutacak ya da tutunacak yeri kalmamış!

Neyse; biraz daha bekleyip, daha rahat ve daha sağlıklı karar verelim...

Seçim heyecanı

Güneyde, "Yurtsever Cephe" adını kullanan, çözüm karşıtı beşli bir grup var...

DİKO, EDEK, Dayanışma Hareketi, Çevreciler ve Vatandaşlar İttifakı'ndan oluşan bu beşli cephenin üçü, Şubat 2018'de DİKO Genel Başkanı Nicolas Papadopoulos'u destekleme kararı aldı.

DİKO, EDEK ve Dayanışma Hareketi'nin ortak adayı Nicolas Papadopoulos...

Çevreciler henüz karar vermedi ama herkes, kesinlikle onların da adayının Papadopoulos olacağından emin...

Peki Vatandaşlar İttifakı?

Bu oluşumun Lideri Giorgos Lillikas, daha önce adaylığını açıklamıştı.

Giorgos Lillikas'a, AKEL'in destek verme olasılığından hâlâ söz ediliyor...

Ancak kesinleşmiş değil...

Giorgos Lillikas, yukarıda adını saydıklarımızın ya da AKEL'in desteğini almazsa, ikinci tura kalma şansı sıfıra iner...

Bu beş parti dışında, Başkan Nicos Anastasiades kesin aday...

ELAM da kendi adayını çıkarır diye düşünenler çoğunlukta... Yüzde 2 bile oy almaz ama o yüzde 2, ikinci tur için "hayati öneme sahip" olabilir.

Peki AKEL ne yapacak?

AKEL neden önemli?

Çünkü mevcut durumda, AKEL'in destekleyeceği adayın kazanma şansı çok yüksek...

Mevcut durum derken, AKEL'in Papadopoulos veya Anastasiades'ten birini tercih etmesinden söz ediyoruz...

İlk turda bu imkânsız gibi duruyor.

Peki AKEL ne yapacak?

Aynı soruyu sorduk...

Çözüm yanlısı bir aday, ama iyi bir aday bulursa, ikinci turu zorlayacak...

İkinci turda şansı olur mu?

Olabilir...

Çünkü, Anastasiadis, Papadopoulous ve AKEL'in adayı, minimum yüzde 25'er oy civarındadır...

Anastasiades öne çıkıp 30 alırsa, öteki ikisi ikincilik için çarpışır. ,

Pazarlıklar da ikinci turdaki galibi belirler...

Bana sorarsanız, AKEL kendi adayını mutlaka çıkaracak.

Rum toplumu çözümden yanaysa, bu adaya oy verir.

Değilse, Anastasiades ikinci turda az farkla da olsa kazanır...

Kıbrıs sorununun çözümü mü?

O ne?

Ne demek istiyorsunuz?

Hangi çözüm?

Anlaşma başka bireysel dostluklar başka!

Üç milliyetçi Türk meyhanede içiyormuş...

Yan masada da bir milliyetçi Rum...

Türkler Rum'a sözde hakaret edecek...

Tabii hepsi aynı köyden ve birbirlerini de tanıyorlar...

Türklerden biri, "... Sizin papaz çocuk sevicisidir" demiş...

Rum gülümsemiş!

Öteki Türk, "... Sizin papaz geçmişte cinayet işledi ve kadın tacizcisiydi" demiş...

Rum yine gülümsemiş!

Üçüncü Türk, "... Sizin papazın babası Türk’tür" deyince, Rum, "öteki iki arkadaşın bana bunu anlatmaya çalışıyordu" demiş...

-*-*-

Demek istediğim, kafalar değişmediği sürece, anlaşma manlaşma sadece bireysel dostluklarda kalacak...

Kıbrıslı Rumlarla Türkler kardeştir...

Kıbrıs meselesi dışında...

Olay budur...

Anlaşamıyorsanız ayrılın!

Kadına şiddeti değil, şiddetin her türünü lanetlerim...

Hele hangi sebeple olursa olsun, bir insanı öldürmeyi asla kabul etmem...

Anlaşamıyor musunuz?

Ayrılın...

Sevmiyor musunuz?

Ayrılın...

Niye aldatıp, aldatılıp öldüresiniz ki?

-*-*-

Temel ile Fadime hiç geçinemezmiş...

Bir gün Fadime açmış ağzını yummuş gözünü...

Küfrediyor, bağırıyor, çağırıyor...

Temel'de ses yok...

Fadime daha da kızıyor, bir kova suyu Temel'in başından aşağı dökmüş...

Temel "Bunca gök gürültüsünden sonra yağmur bekliyordum" demiş...

-*-*-

Kavgaya gerek yok!

Dünya'nın tarihinde kavgayla sorun çözüldüğüne rastlayan gelsin bize de anlatsın!

Kavga etmeye gerek yok.

Anlaşamıyorsanız ayrılacaksınız...

-*-*-

Mesajım hem insanlaradır hem de devletlere

Yaaaaa...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.