HUNKAR SAG GIYDIRME
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

10.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kendinize zaman ayırın

Ülkede dertler bitmiyor...

Stresini çekiyorsunuz...

Okullar açılacak, sorunlar var, grevler falan...

Stres oluyorsunuz...

Özel sorunlarınız var...

İçiniz eriyor...

Dağlar oyuluyor; siz yine stres...

Yollar bozuk; yine stres...

Hayvancı dertli, domates pahalı, çocuklar okumaya gidiyor, stres, stres, stres...

Kıbrıs sorunu artık çözülmeli; usandık ve gerçekten stres...

Oysa buna hiç gerek yok...

Rahmetlik Hüseyin dedemin dediği gibi, “göyvert gitsin re moromu!”...

Yani içinde tutma!

İçine atma!

Maraz etme!

Üzülme!

Stres olma!

Mümkün mü?

Mümkündür!

Azacık bencil olacaksınız, azacık kendinizi düşüneceksiniz, kavgadan şamatandan, gerginlikten uzak olacaksınız ve doğaya açılacaksınız...

Vakit buldukça doğanın kucağına düşeceksiniz...

Bırakacaksınız kendinizi Limnidi’de denize...

Bırakacaksınız kendinizi Sea Front’ın sahiline... Zafer ve Niko’nun ortaklığına... Rum – Türk ortaklığı... Apostolos Andreas yolunda...

Akdeniz’den, Karpaz’ın Güney’inden esecek rüzgar yüzünüze...

E lütfen, gonyaklayacaksınız hafiften...

Görün siz keyfi!

Stresmiş, kavgaymış, kalabaymış, hükümetmiş, su bedeliymiş, fonlarmış, emirnameymiş, kumarhaneymiş...

Geçiniz...

Havalar da şimdi çok güzel...

Tatil de var... Basın, gidin...

Paranız mı yok?

Kredi kartından kullanın, bankalar kapalı olmasa, varsın azacık borçlanın da diyecektim.

Göyverdin gitsin...

Sevdiklerinizle, belki yalınız...

Ama tutmayın içinizde.

En azından bayramda tutmayın...

Rahatlayın, keyiflenin...

Gezin, dolaşın...

İster Limnidi’ye gidin, ister Karpaz’a...

Ama o streslerden, o dertlerden uzak durun...

Ohhh be... Bu satırları yazarken ben öyle yaptım; çok faydasını görmesem yazmazdım.

Tavsiyemdir.

 

***

Bir meydanın adı ve Kıbrıs meselesi!

Kıbrıs sorununda çözümün temeli veya çözümü en iyi kabullenebilmenin ilk şartı, empati yapmaktır... Kendimiz, “karşı taraf” dediklerimizin yerine koymaktır...

Haaa aynı şeyi onların da yapması gerekir tabii ki...

Değerlerimize saygı göstermeleri, değerlerine saygı göstermemiz kaçınılmazdır.

Ama gözümüze gözümüze sokarak da değil...

Size bir soru sormak istiyorum:

“Diyelim ki Bayram’da yine Larnaka’da Hala Sultan Camisi’ni ziyarete gittiniz... Çoğu Türkiye kökenli inançlı vatandaşlarımız adını pek bilmeyebilir ama caminin yanındaki meydana ‘Digenis Grivas Meydanı’ adı verilirse ne yaparsınız?”

Ben söyleyeyim!

Önce Tahsin Ertuğruloğlu, ardından Ergün Olgun, Osman Ertuğ, Beşparmaklar Derneği, Ersin Tatar, Zorlu Töre ve benzer ‘inançlı’ kardeşlerimiz, “Bunlarla asla bir arada yaşayamayız! Bunların hepsi EOKA’cı! Bunlar bizim haklarımızı da yerler, bizi de bir gecede keserler” temelinde yazılı ve oldukça da uzun açıklamalarını yaparlar...

Ardından Grivas’ın iğrenç bir katil olduğunu falan anlatırlar...

Haklı olup olmadıkları değil derdim!

Grivas’ı sevdiğim veya kayırdığım anlamını çıkarmaya çalışmayın!

Ama bilin ki; Digenis Grivas ismi, Türkler ya da Kıbrıslı Türkler için çok kutsal olan bir mekana konulmamalı!

Uygun olmadığı bir yana; kesinlikle provakatif olur!

Haaa şunu da bilin; Grivas, birçok Rum’un saygı duyduğu biridir aynı zamanda...

Son zamanlarda Dipkarpaz’ın ilerisindeki Apostolos Andreas Manastırı’na gittiniz mi?

Dipkarpaz köyünü çıkarken, sol tarafta bir tabela belirir... Resmi yol ya da sokak veya cadde tabelası değil... Büyük bir tabela... Bu tabelada, “Profesör Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı” yazılı...

Küçümsemek için söylemiyorum ama Dipkarpaz’da “Bulvar” azacık eğreti kaçmadı mı?

Ne bulvarı yani bu bulvar?

Nedir bulvar?

Bulvar, (Fransızca: Boulevard), birkaç trafik şeridinden ve yaya kaldırımından oluşan, yeşillendirilmiş geniş cadde”dir...

Hadi bunu yedik, yuttuk, ismi de es geçtik...

Gidin Apostolos Andreas’a, biraz daha büyük bir beyaz tabela çıkar karşınıza... Ve manastırın yanındaki meydanın adı yazılıdır bu tabelada...

Ne midir meydanın adı?

“Bülent Ecevit Meydanı!”

Evet, saygım ve sevgim sonsuz...

İdeolojisini hiç anlamadım ve hiç tutmadım ama Ecevit’i çok sevdim...

Ancak mesele sevmek değil...

Ecevit’in adını çocuklarımıza da verdik...

Ecevit’in adını okullarımıza, caddelerimize koyduk...

Yerden göğe hatta arşa kadar saygım sonsuz...

Ama Apostolos Andreas’a gitmedi bu isim...

Bu ismi koyanın kafası “temiz” değil...

Bu isim, meydana uymadığı gibi, ciddi provokasyon sebebidir.

Efendim, küçük bir mesele gibi görünebilir... Ama değildir...

Bu gibi şeylere çok dikkat etmek zorundayız.

Patates ihracatına tahammül edemeyen ELAM’cı zihniyetin, bundan pek farkı yoktur.

 

***

Sarkastik Kuzey’ler!

Sarkastik ne demektir?

En basit ifadeyle “alaycı, iğneleyici, ironik” diyebiliriz...

Dalgacılık da olabilir...

Kuzey Kore’de lider Kim Jong Un “sarkazm”ı illagal ilan etti... Yani, örnek verecek olursak, ülkede herhangi bir sorunu gündeme getirip de, “bu da Amerika’nın suçu!” demek, suç sayılacak...

Çünkü burada asıl verilmek istenen anlam, ülkenin iyi yönetilmediği ve her hatanın sorumluluğunun yönetenler tarafından Amerika’ya yüklenmesiyle dalga geçilmesi...

KKTC’de mi?

KKTC, bir “sarkazm” cennetidir...

Nasıl yani?

Fazla karıştırmayın! Yoksa Türk Ordusu’nun Ada’daki varlığına karşı mısınız?”

Bayılıyorum Kuzey Kore ile Kuzey Kıbrıs’a!

Bizde demokrasi var canım... Var tabii!

Hatta bizde hükümet de var!

 

***

Çok iyi bir oyuncu ve çok güzel biri!

Amerikalı aktris Rooney Mara... New York’un Manhattan bölgesinde bir geceye katıldı ve burada görüntülendi... 2015’te Cannes Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” seçilmişti... Çok güzel bir kadın... Çok iyi bir oyuncu...

 

 

Fotoğraf: REUTERS/Andrew Kelly

 

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.