• 28 Mart 2017, Salı 9:00
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Kıbrıs meselesi ne zaman çözülecek?

Oturuyoruz, yatıyoruz, kalkıyoruz, tıraş oluyoruz, affedersiniz büyük abdest ediyoruz, küçük abdest daha sık falan derken, ne yazık ki hep Kıbrıs meselesini düşünüyoruz...

Saf saf, hatta ayıptır söylemesi hıyar hıyar inişlere çıkışlara bakıyoruz...

Belki biraz eğleniyoruz, belki biraz kederleniyoruz...

Hayat akıp gidiyor ve mesela ben, bu düşünmeler sırasında yazdığım yazılar, yaptığım yorumlarla, ekmek parası da kazanıyorum...

Neyse!

-*-*-

Saf saf ve hıyar hıyar dedim, alınmayalım lütfen...

Kandırılıyoruz anlamında laf etmeye çalıştım.

Mesela ne demiştik; Elam Plebisit 1950...

Yumruk masaya, "hassasız Nikos biz bu konuda" demişti Mustafa Bey...

"Ben kapıyı vurur çıkarım" diyordu Nikos Bey...

Üstelik,  "Mustafa, sigaraya gidiyorum" de dememişti...

Ve ne olmuştu?

Müzakereler kopmuştu.

Şimdi ne oldu?

Hükümette tek görevi, "çözümsüzlükten sorumlu, bakarak olmacı" olan, eski adıyla Hariciye Nazırlığı, şimdiki adı Dışişleri Bakanlığı olan bakanlığın mümessili, "Özür dilesinler" diyor...

Kim, kimden özür dilesin?

Nikos Bey, Mustafa Bey’den!

Buna siyasette, "hoppala yarim yaz geldi, çarşıya kiraz geldi, aldım beş okka kiraz, o da bize az geldi" denir...

Her hangi bir anlam veya ağırlık vermeye çalışmayın demek istiyorum...

-*-*-

Bu arada belirtmek istiyorum, çok iftihar ettim...

Sayın Hariciye Nazırı (daha havalı bir unvan diye bunu kullanıyorum), ne dedi bir mülakatında?

Efendim, "biz gizli diplomasi yürütüyoruz" dedi.

Bayıldım!

Hayran kaldım!

Gizli diplomasi?

Peki kimle?

Gizli dedik ya!

Söyleyemeyiz!

Gizli diplomasi yapıyoruz... KKTC, dünya ile dış ilişki yani hariciye meselelerinde ne yapıyormuş

Gizli diplomasi!

Yaaaa, siz de sanıyordunuz ki, bizim Hariciye Nazırı, sadece kendi partisinin mahalle ve örgüt ağaları ile görüşüyor!

Kim bilir belki de gizli gizli, Rusya, Amerika, Almanya falan dışişleri bakanlarını KKTC'ye gönderiyordur...

Veya belki de whatsaaap ya da face üzerinden gizli görüşüyorlardır...

Hatta, tüm büyük ülkelerin dışişleri ile kırmızı telefon bağlantısı bulunmaktadır...

-*-*-

Neyse, müzakereler kopmuş, Hariciye Nazırı mutlu olmuştu; şimdi yeniden başlıyor, çok üzgün olmalı...    Siyasi literatüre ve hatta gizli diplomasi lugatına kesin girecek sözler de sarf ediyor...

"Masaya dönmeyelim sevdalısı değilim..." diyor...

Nasıl yani?

"Üzüm, Ferdi Sabit Soyer'e baka baka, kararır?"

Olmaz!

O zaman, böyle cümleler kurmayacaksınız!

"Masaya dönmeme sevdası" diye bir sevda çeşidi mi var?

Gizli Diplomasi'den dolayı belki de overtime rekoru kıran Hariciye Nazırımız sizce ne demek istiyor?

"Mustafa Bey dönme masaya..."

-*-*-

Efendim, bizim kendi iç siyasetimizdeki aktörlerin sevdaları veya benzer şeylerinin önemi yoktur.

Yani bizim Hariciye Nazırı, partisinin örgüt ağaları ile sürdürdüğü gizli diplomasiyle ilgili olarak ne isterse hayal etsin; mesele, Anavatan'da biter...

Şu şekilde:

Eğer, bizim nazır, Anavatan ağzı ile konuşuyorsa, demek ki ortada bazı sıkıntılar vardır.

Yok eğer söyledikleri, gizli diplomasi ettikleri ile ilgiliyse, yani UBP örgüt temsilcilerine kadar konuşuyorsa, hükm-i garaguşi... Hiç bir değeri yoktur söylediklerinin.

Sadece O'nun değil, mesela Maliye Nazırı'nın söylediklerinin de bir değeri yoktur.

"İki devletli çözüme geçelim..."

Bu cümlenin tam anlamı, "... Ab-ı zurnakka in the kaffess"tir!

Hatta, "why isin't black men get loosing!"

Ve şu da var o cümlede:

"... Kimsin sen BM? Çık dışarı!"

Cem Yılmaz esprisi gibi!

Neyse!

Kıbrıs meselesi, Plebisit Eoka - Enosis 1950, Meclis - masa meselesi değildir.

-*-*-

Ortada dört özgürlükle alakalı Nikos Bey’in sıkıntıları vardır.

Dimitris Bey ve Mehmet Ali Bey zamanında bu meselede uyuşmuştu aslında...

Dört Yunan vatandaşına karşılık bir TC vatandaşı ve TC vatandaşlarına dört özgürlük verilecekti...

Şimdi, Nikos Bey cırlamak istiyor.

Mustafa Bey, çaktırmıyor ama aslında O da Nikos Bey gibi düşünüyor olsa bile, buna karşı laf edebilecek siyasi gücü asla elde edemeyeceğini de çok iyi biliyor.

Kısacası, müzakerelerin kopma nedenleri, abidik - gubidik plebisitik meseleler değildir.

Paylaşımlardır...

Doğal gazlardır...

Dolaşımlardır...

Falan...

Birileri bir gün bu gibi konularda uzlaşırsa, uzlaştırılırsa mesele de kapanacaktır.

Gerisi hep laftır.

Bizim nazırların açıklamaları laf bile değildir.

Ama iyi yer tutuyor ha açıklamalar!

Dışişleri Nazırımızın geçtiğimiz günkü açıklamaları, sayfalar dolusuydu...

Fiziken sayfalar dolusu...

Ruhen, iki satır.

Anlam ağırlığı açısından mı?

"Anavatan bilir" saygıdeğer din kardeşlerim!

***

Tanrı ile sohbet!

Serhat: Tanrım, bir kuruş Cennet'te kaç dolar eder?

Tanrı:  Bir milyon dolar sayın kulum!

Serhat: Tanrım, peki bir dakika Cennet'te ne kadar süredir?

Tanrı:  Bir milyon yıl...

Serhat: Tanrım, bana bir kuruş verir misiniz?

Tanrı:  Bir dakika lütfen!

***

Güzelyurt - Lefke yolu ile Lefkoşa Çevre Yolu!

Ne oldu Güzelyurt - Lefke yolu?

Şirket iflas etti...

Evet, şirket battı, yol kaldı...

Peki, bitecek mi?

Evet, büyük olasılıkla yeniden ihaleye falan çıkılacak ve bittiğinde bitecek...

Ama bittiğinde, her tarafı dökülür halde olmaz inşallah!

Peki, Lefkoşa Çevre Yolu ne oldu?

Kamulaştırma fiyaskosu mu?

Şirket batı mı?

Sanırım öyle!

Peki başka?

O da bitmedi?

Ne zaman bitecek?

Bittiğinde efendim, bittiğinde!

***

Hamile kalamayan koyun

Adamın birinin çok sevdiği bir koyunu varmış. Bu koyun hiç gebe kalamıyormuş. Adam, komşu köyde birinin koçu olduğunu ve hangi koyunla çiftleşirse hamile bıraktığını duymuş. Bunun üzerine koyununu el arabasına koymuş, çıkmışlar yola, köye vardıklarında selam verip adamın yanına yaklaşmış.
-Yahu gardaş senin koçun methini duydum koştum geldim. Hele bizim koyuna da bir çare.
-Aman gardaş lafımı olur. Amma 30 liranı alırım.
-Tamam.
Neyse çiftleşme gerçekleşiyor ve adam koyunu tekrar el arabasına koyup giderken koçun sahibine soruyor:
-Hamile kalıp kalmadığını nereden anlayacağız?
-Yarım sabah ahıra girince bak. Koyun eğer yatıyorsaaa hamiledir. Yok ayaktaysa hamile değildir.
Neyse sabah oluyor adam bir heyecanla ahıra koşuyor. Bakıyor ki koyun ayakta.
Ulan diyor yine tutmadı.
Karısı demiş ki bi daha götür.
Adamınki de bir ümit koyunu tekrar el arabasına bindirip gitmiş.
Bu sefer 40 lira alıyor koç sahibi.
Ertesi sabah adam koşa koşa ahıra gidiyor ki bi de ne görsün koyun yine ayakta.
Adam iyice sinirleniyor. Neredeyse koyunu kesecek.
Karısı adamı sakinleştirip koyunu tekrar götürmesi için adamı ikna ediyor.
Adam koyunu götürüyor ama koç sahibi adam bu sefer 50 lira alıyor. Adam daha da sinirleniyor söylene söylene eve geliyor.
Koyunu ahıra atıp gidiyor.
Sabah ise yatağına uzanmış umutsuz ve sinirli bir şekilde karısına:
-Hele git şu koyuna bak. Oturuyor mu ayakta mı?
Kadın gidip bakıp geliyor ve diyor ki:
-Koyun ne oturmuş ne de ayakta bey. Arabaya binmiş seni bekliyor...
***

Ders çıkaralım lütfen!

Soğuk bir kış günü kuşun biri havada salak salak uçuyormuş. Hava çok soğuk olduğundan dayanamamış ve karın üstüne sere serpe düşmüş.

Kanatları ve vücudu donmak üzere olan kuşumuz ölümü çaresizce beklemeye başlamış. Tam o esnada oradan geçen bir inek gelip üzerine pislemiş.

Kafasına kadar inek pisliğine bulanmış. Kuş buna çok sinirlenmiş ama kalkıp da ineği dövecek hali yok ya. O anda ilginç bir şey olmuş. Pisliğin sıcaklığıyla vücudu ısınmış ve kanatları çözülmüş. Acayip sevinmiş kuşumuz ve pisliğin içinde mutlu mutlu ötmeye başlamış.

Bu mutlu ötüşleri duyan bir kedi gelip inek pisliğini eşeleyip kuşu çıkarmış. Kuş kendisini pisliğin içerisinden kurtaran kediye tam teşekkürlerini sunacakken kedi tutmuş bunu yemiş. Bu olaydan çıkaracağımız sonuçlar aşağıdadır :
Ders 1-) Her üstüne pisleyeni düşmanın sanma!
Ders 2-) Her pislikten seni kurtaranı dostun sanma!
Ders 3-) Bokun içinde mutluysan ses çıkarma! :)

***

Müdür seçimi

Penélope Cruz Sánchez... 42 yaşındaki İspanyol aktris... İnanılmaz bir güzellik, dayanılmaz bir çekicilik... Bugün bu fotoğrafı, Yazı İşleri Müdürümüz Ali Baturay seçti...

"Bir gün de ben seçeyim, favorim yıldızı koyalım" diyen Ali Baturay'ı kıramadık...

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup