Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

18.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs meselesi saçmalamaları!

Bu yazı, kafama takılan saçmalıklardır, saçmalamalardır... En baştan, “okumak zorunda değilsiniz” uyarısını yapıyorum...

Fazla anlamaya çalışmayın... Makineyi zorlamayın, benim gibi yakarsınız!

Masadan önce kim kalktı?

Bu mudur yani önemli olan?

Farzedin ki önce Anastasiadis kalktı!

Ne olacak?

Müzakereleri Anastasiadis bozdu diye, KKTC’nin tanınması ihtimali mi ortaya çıkacak? Yoksa, Kıbrıs Cumhuriyeti iptal mi edilecek?

Hayal kurmayın!

Ancak, “masadan biz kalktık, sebebi de şudur”u net bir şekilde söylememiz, söyleyebilmemiz gerekiyor... Yüzde yüz haklıyız...

Evet, kesinlikle gereksiz bir karar alındı ve bu kararı aldırtan da neo nazilerdir... Aynı masaya oturulmaması gereken faşistler...

Olay budur!

Anastasiadis’in dile getirdiği “siz de bazı kışkırtmalar yaptınız” veya “neden daha önce 1 Nisan kutlamalarına ses çıkarmadınız?” iddiası ve sorusu mantıklı değildir.

Gereksiz bir Meclis kararı alınmıştır ve bundan geri adım atılmalıdır.

ELAM denen pislikler çetesini, “demokrasi” diyerek karşımıza düz bir siyasi parti diye koymak da kabul edilmemelidir, edilmeyecektir...

Haaa müzakereler koptu mu?

Öyle görünüyor!

Mahvolacak mıyız?

Evet, iyi işler yapılmayacaksa, mahvolacağız!

Bu nedenle, hükümete çok ciddi iş düşüyor...

Hükümete düşen görev, yatırımları artırmak için afedersiniz ama “kıçı yırtıp başa giymek” olmalıdır.

-*-*-

Karşılaşacağımız zorluklar çok olacak.

Avrupa mahkemelerinde mülklerle ilgili davalar artacak. Bu da Türkiye’ye ciddi sıkıntı verir mi bilemiyorum...

Rumlar mahkemeleri kazanacak ama para – tazminat alacaklar mı bilemem!

Bildiğim tek şey, topraklarını geri almak isterlerse, savaş açmak zorunda kalacak olmalarıdır...

Bu da mümkün mü?

Değil! (ELAM var ama bronoz eneşi!.. Bilmem anlatabildim mi?)

-*-*-

Mesela kimlik pasaport alımlarımız daha da zorlaştırılacak ama sanırım zaten almayan da kalmadı... Belki yenilemeye gittiğimizde, sıkıntı olabilecek...

Kesinlikle Kuzey’de yatırımlar akıllı şekilde organize edilmezse, yoksulluğumuz artacak.

Göçler başlayacak... Artacak...

Giden gelmeyecek...

Borçlu sayısı artacak. Bankalara borç ödemeleri sıkıntısı çok artacak... İflaslar çoğalacak...

-*-*-

Şu iddiayı da yazmam lazım...

Bu bir komploydu bence...

ELAM kullanıldı...

DİSİ oylamada çekimser kaldı, Anastasiadis Akıncı’nın köpüreceğini biliyordu.

Kesinlikle alttan almadı ve “Elen” ruhunu ispat etti...

Milliyetçi oyların kaybolma ihtimali azaltıldı... 2018 seçimlerinde sıkıntı yaşamayacak...

-*-*-

ELAM ne olacak?

ELAM güçlenecek...

Çünkü Güney’de siyaset arenası, Kuzey’dekinden farklı değil...

Milliyetçilik hâlâ erdem olarak görülüyor.

Zekaya, akla, mantığa, insanlığa bakan yok!

Milliyetçi misiniz?

Evet!

O zaman siz kahramansınız!

ELAM varsa, güvenlik ve garantiler de olmalı! Yani, “Türkiye de kazandı” demek yanlış değil...

-*-*-

Kapılar açılacak mı?

Bence hayır!

İki kapının açılması mümkün olmayacak...

Çünkü, bu iki kapının açılması için Rumların ekonomik kazanımı olmalı...

Var mı?

Hayır!

Aplıç ve Derinya, Türklerin faydasınadır.

Bakın, Limnidi – Pirgo kapısını hemen açmıştık...

Neden?

Çünkü ekonomik olarak Rumların çok işine gelen bir kapıydı.

Piyenya, Pirgo, Pomo, Paşiambo hatta Poli – Hirsofu köyleri ve bölgeleri, Lefkoşa’ya yakınlaştırıldı... 4 saatlik yol bir saate indi.

Rum hükümetinin de vatandaşlarının da kısalan mesafeden dolayı ciddi ekonomik kazancı söz konusudur.

-*-*-

Kim kaçtı masadan önce?

Ne fark eder ki!

Bir fırsat daha tepildi ama zaten tepilecekti...

Çünkü Rum kesimi, gidişattan mutlu değildi...

Türkiye hiç değildi...

Kıbrıs Türk tarafı mı?

Kıbrıs Türk tarafı masada değildi... Varmış gibiydi sadece!

-*-*-

Sonuç mu?

Haklı bir sebeple masadan kaçmak bizi üzmemeli.

Ama, değneğin iki ucu da “b...lu” afedersiniz...

Aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsek bıyık!

Rumların kısa dönemde kaybedecek hiç bir şeyi olmaz.

Veya yok olma riskleri bulunmuyor.

Devletleri, AB’nin de korumasındadır.

Ama, bizim kişisel varlığımız sıkıntılı olmasa da toplumsal varlık bitmiştir.

KKTC veya Kuzey Kıbrıs’ta, ekonomik yapı çok iyiye çekilebilir... Hükümet bunu yatırımlarla başarabilir... Akıllı – ciddi yatırım olur mu? Az da olsa olur zaten az da yetebilir...

Ama, toplumsal yapı, Kıbrıslı Türk varlığı ciddi krizdedir... Yok olma riski çok yükselmiştir.

Hep birlikte çözüm üretmek zorundayız.

-*-*-

Eide mi?

Espen Barth kardeşimiz, müzakerelerin devam edeceğini duyurdu...

Yeniden masaya gelmek demek, okkaynan tükürük yalamaktır; ki çok zordur...

Eide’nın de devri kapanmıştır anlayacağınız...

Teşekkürler...

Uğraştın, olmadı!

-*-*-

Çok bilinmeyenli bir dönemdeyiz; lütfen kimse benim gibi saçmalamasın...

Yazacak bir şey de kalmadı!

Canımız cehenneme! Evet, bizim canımız!

Kıbrıslıların canı cehenneme!

-*-*-

İki kuruşluk milliyetçiliğe yenildik!

Yazıklar olsun!

Olan budur!

***

En güzel İngiliz

İngiliz top model Erin O’Connor... Muhteşem ve çok güzel bir kadın... 38 yaşında... Geçtiğimiz perşembe akşamı “Oxfam” yardım kuruluşunun defilesinde görev aldı... Bu arada London Fashion Week de başladı... Hatırlatalım... Defile, Londra Moda Haftası bünyesinde gerçekleştirildi.

Fotoğraf: REUTERS/Neil Hall

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.