HUNKAR SAG GIYDIRME
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

17.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs sorunu çözülecek mi? Organize olalım!

Kıbrıs sorununda öyle bir yere geldik ki; Halep konusundan daha fazla kafam karışıyor...

Halep mi?

Taaa başından beri, Halep'te ya da Suriye'de, kimin, kimi vurduğunu, kimin kimle birlikte hareket ettiğini pek anlamış değilim.

Mesela Halep, IŞİD'in kontrolünde değil miydi?

Öyleydi!

Ve tüm taraflar gidip Halep'i IŞİD'in katliamlarından kurtaracaktı!

Amerika, Rusya, Türkiye, İran, Özgür Suriye Ordusu, Resmi Suriye Ordusu ve PYD, hep birlikte IŞİD'i vurmuyor muydu?

Ama bu arada, Özgür ve Resmi Suriye orduları birbirilerini vuruyordu!

Türkiye ve Amerika, bir yerlere bomba atıyordu ama aynı Türkiye, PYD hedeflerini de vurmaktaydı! Amerika ise PYD'ye silah vermekteydi...

Bayağı karışık bir durum.

"Organize olalım" fıkrasına benziyor!

Hani Temel, bir "grup sevişme partisi"ne katılmış... Işıkları söndürüyorlar, kim kime bomba yağdıracaksa yağdıracak falan...

Temel bağırarak ışıkları yakıyor ve "organize olalım, organize olalım lütfen" diyor...

Hoop ışıklar yine sönüyor... Tutan tuttuğu ile sevişiyor falan... Daha pornografik ifadelerle anlatmak daha "güldürücü" olabilir ama anlamışsınızdır...

Neyse, Temel yine "organize olalım, organize olalım lütfen" diye bağırıyor, ışıkları yakıyor...

Sonunda dayanamıyor ve kaçıyor... "Amma hal ha, iki göğse temas edeceğiz diye, biz şeyimizden olduk" diye de olayı açıklıyor...

Halep resmen bu şekilde...

Kimin kime bomba attığı belli değil.

İki hafta önce IŞİD Halep'teyken, sıkıntı yoktu; şimdi ne oldu?

Esad yanlıları Halep 'i ele geçirdi. Rusya ve İran memnun... Amerika ve Türkiye değil...

PYD bilmem... IŞİD teslim oldu falan...

-*-*-

Kıbrıs sorununda da "organize olalım" demeyi gerektiren bir durum söz konusu.

Olası bir anlaşmayı BM'nin garanti etmesini isteyecek miyiz?

Evet!

Peki, o zaman BM Güvenlik Konseyi üyeleri orda olmalı mı olmamalı mı?

Olmamalı!

Hayır olmalı!

Olacak mı peki?

Bilmiyoruz...

Olası bir çözüm, AB'nin birincil hukuku olacak mı?

Olacak!

O zaman AB masada olmalı mı?

"Yan odada" dedi Sayın Akıncı!

-*-*-

Garantiler konusu ne alemde?

İngiltere, bu anlaşma ortadan kaldırılırsa olaydan en çok etkilenecek ülke olmayacak mı?

Hadeee, organize olalım lütfen!

Yunanistan, 15 Temmuz 1974'te darbe yaparak, garantörlüğü resmen ihmal ve iğfal etmemiş midir?

Türkiye, müdahalesinde haklıdır da sonrasında, "Anayasal düzeni tesis etmemekle" aynı şekilde, garantörlüğünü ihmal etmemiş midir?

Organize olalım mı?

Peki şimdi, garantör olması gerekirken, Yunanistan'ın darbesine de, Türkiye'nin müdahalesine de ses çıkarmayan İngiltere ne kadar garantördür?

Bir de dördüncü garantör vardır; Kıbrıs Cumhuriyeti!

Bu cumhuriyet adına Dr. Küçük ve Makarios imza atmamış mıdır?

Peki, şimdi dördüncü garantör masada olursa, kim, nasıl oturacaktır?

Garanti sistemi kalkarsa, İngiltere'nin üslerinin garantisi ortadan kaybolmayacak mıdır?

O zaman Kıbrıslı Türk ve Rumlar ortak bir yürüyüş yapar ve üsleri söküp atarsa, kim müdahale edecektir?

-*-*-*-

Lütfen organize olalım...

İngiltere burada Temel olur mu?

"Yani iki göğüs elleyeceğiz diye, üslerden olma durumu"...

Brexit de var!

Brexit; Kıbrıs meselesini nasıl etkileyecektir?

Yoksa hiç mi etkisi olmayacaktır?

-*-*-*-

Peki Trump?

Donald Trump!

Amerika işin neresindedir?

Trump ve yeni Dışişleri Bakanı ki petrolcü kökenlidir (Rex Tillerson), gazcı kökenlidir; bu tarafın gazıyla doğrudan ilgileniyor mudur?

-*-*-*-

Türkiye tarihinin tartışmasız en güçlü lideri olan Recep Tayyip Erdoğan'ın masada olacak olması; "evetçi Kıbrıslı Türklerin" mi, yoksa "hayırcı Kıbrıslı Türklerin" mi faydasına olacaktır?

Erdoğan, şu anda sahip olduğu güçle, olası bir anlaşmayı tamamen yok edecek; ama aynı anda, imkânsız gibi görünen bir taslağı da imzalatıp anlaşmaya çevirebilecek güçtedir...

Yani fifty fifty!

Koparabilir de, bağlayabilir de!

Ama belli değil!

-*-*-*-

Gelelim ülkemize...

Ülkemizde, 2004'te "hayır" diyen cephe, yine "hayır" demeye hazırdır...

Ancak çok ciddi dezavantajlar söz konusudur.

Bu dezavantajlara ve tabii ki avantajlara geleceğiz...

Ancak şunu belirtelim; "hayırcı kesim" ortamı ekonomik silahla vurmaya çalışacak... Öyle çok hamasetten giremeyecek... "Çözüm olursa, Rum gelip malımızı, dükkânımızı alacak biz aç kalacağız!"... Buradan giriş deneyecek "hayırcı" kesim...

Ama, anlaşma yanlısı ekonomi çevreleri, buna fırsat vermeyecek gibi duruyor... Mesela bugün anlaşma yanlısı ve "evet" taraftarı gibi görünen üç büyük patron örgütü saat 10.00'da Sanayi Odası'nda bir konferans veriyor... Olası bir çözümün ekonomik yanlarını anlatacaklar. Ticaret Odası, Sanayi Odası ve İşadamları Derneği, bu tarafın güçlü ekipleri... Onlar da, "çözüm ekonomiyi mahvetmez aksine ayağa kaldırır" argümanına asılacaklar.

İki tarafa da saygımız sonsuz, kolay gelsin.

Şimdi, "hayırcı" kesimin avantajları hanesine, eğer avantajsa tabii ki, Türkiye'deki CHP ve MHP'yi yazabiliriz...

Ama dezavantajlar çok büyük...

Bir kere, bu hayırcı grup, 2004'te Sayın Erdoğan ile ciddi çatışmıştı... O zaman, bu grup, resmen Erdoğan ile zıt kutuptaydı... Şimdi, KKTC'de veya TC'de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a değil laf söylemek, yan gözle bakmak, ciddi güç gerektiren bir iş. O güç, o yetenek sanırım yok... Bu grubun Erdoğan'ı etkileme şansı da sıfıra yakın... CHP ve MHP'yi etkiliyorlar... MHP, gayet doğal bir şekilde milliyetçi çizgisinde destek verir ve mutlaka etkili olur ama CHP, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi, ters yönde oy kullanımına sebep olabilir... (Yani CHP'nin varlığı nasıl ki AK Parti'nin iktidar garantisiyse, olası bir referandumda "hayır" diyecek CHP, "evete" katkı yapar)...

İkinci dezavantaj, derin devlet dediğimiz oluşumun da "ortadan kalkması" veya "şekil değiştirmesi"dir...

Üçüncü dezavantaj, "milliyetçi Kemalist militarist" çevrenin, eski gücünün yüzde 100'e yakınını kaybetmesidir...

-*-*-

Peki çözüm olacak mı?

Çok net bir görüşüm var:

Çözüm, kesinlikle Recep Tayyip Erdoğan'ın kontrolündedir...

Sayın Erdoğan eğer "bu iş olacak" deme noktasında kendisini hissederse; yani Türkiye, olası bir anlaşmadan memnun kalacaksa, Cumhurbaşkanı, şu anda "büyük taviz" dediğimiz her şeyi rahatlıkla yapabilir...

Ama Erdoğan "mutlu" değilse, kimse çözüm beklemesin...

***

Güzel, seksi ve sempatik

Amerikalı Aktris ve Model Karrueche Tran geçtiğimiz günlerde, California'nın Hollywood kentinde, "GQ Men of the Year Party" (GQ Yılın Erkeği Partisi) etkinliğinde görüntülendi.

28 yaşındaki güzel kadın, sempatik tavırları ve seksi kostümü ile dikkat çekti...

Fotoğraf: REUTERS/Danny Moloshok

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Öz
    17.12.2016

    Kıbrıs sorunu çözülmesi, Rumların öncelikli olarak, Türklerin de, adada, 0 oranında söz sahibi olduklarını kabul etmesinden geçer. Sonra geriye garantörler konusu kalır. İngiltere'ye ayrılan yüzde oranı kadar, Türkiye ve Yunanistan'a da toprak ayrıldıktan sonra, geriye kalan toprak 0- 70 oranında bölünür. Sonra Çekoslavakya örneğinde olduğu gibi, Türk ve Rum devletçikleri AB çatısı altında federasyon veya konfederasyon kurabilirler.Türk tarafındaki Rum malları mı? Artık onları elinde tutanlar, paralarını da öderler.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.