Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

03.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kimlikle giriş uygulaması!

KKTC'nin kendi kimlik kartı ve pasaportu ile "dümdüz" girebildiği tek ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir...

Kıbrıs Cumhuriyeti yani "Urum tarafı" dediğimiz devlet de, "KKTC Kimlik Kartı"nı bir şekilde kabul etmektedir... Ancak o kimlik kartı bilgilerini kendi bilgisayarlarında, kendi sistemlerinde kontrol edip, giriş izni vermektedirler...

Yani her KKTC Kimlik Kartı hamili, Güney Kıbrıs'a giremiyor...

Kimlik veya nüfus belgeleri ile bir ülkeden diğer ülkeye girmekle ilgili başka coğrafyalarda da uygulamalar söz konusudur...

Mesela "Kıbrıs Cumhuriyeti Kimlik Kartı" ile AB ülkelerine girebilirsiniz falan ve de filan...

KKTC'ye, Türkiye'den kimlikle girmek de mümkündür... Nüfus Cüzdanı da denir Türkiye'de...

Türkiye'nin 80 milyonluk nüfusunun sadece 10 milyonunda "pasaport" olduğu söylenir...

Dolayısıyla 70 milyona da KKTC'ye giriş kolaylığı sağlanır...

Ve KKTC'nin en önemli turist potansiyeli, TC Nüfus Cüzdanı hamilleridir...

Burada esas hedef, giriş - çıkış kolaylığı olmakla birlikte; "elini kolunu sallayanın da girebilmesi" şansı doğar...

Ve mesele bir tartışma konusu haline gelir!

En basit şekliyle anlatacak olursak, "Herkes dilediği gibi gelmeli" diyenler ve "herkes dilediği gibi gelememeli" diyenler.

Bir yanda "kumar turizmi" vardır...

Adam veya kadın, cuma öğleden sonra iş çıkışı çantacığını alır, içine iki don iki fanella koyar, havaalanına gider ve Ercan'a iner... Ercan'da O'nu kumarhanenin taksisi, arabası, minibüsü her neyiyse alır, doğru Casino'nun kapısına indirir...

Duş bile almadan kumara inen kişi, orada yer, orada içer, orada sızar, oradan da tekrar aynı araçla pazar akşamı Ercan'dan geldiği yere gider...

Eğer "pasaport" istenirse bu kişiden, sıkıntı olur... Çünkü Türkiye'de her sekiz vatandaştan yedisinde pasaport yoktur... Ama kimlik işi kolay... 15 Temmuz'da giriş çıkış zorlaştırması olmuştu ya; herkes şikayet ediyordu...

Kısacası kimlikle giriş uygulaması, en kaba tabirle veya en genel anlamıyla "turizm" için kolaylıktır...

Ancak, eline kimliğini alan, aynı eli ve öteki eli sallaya sallaya, dilediği anda, dilediği gibi, dilediği şekilde, dilediği limandan girebilmeli mi?

"Hayır girememeli" diyenler, sanırım çoğunluktadır!

Peki neden?

Ülkede işlenen birçok suçta, ne yazık ki "elini kolunu sallaya sallaya gelenlerin" ağırlığı çok fazladır...

Peki ne yapmak lazım?

Kardeşim, kimlikle de gelse, pasaportla da gelse, bazı kişiler mutlaka "kapıda sorgulanmalı"...

Hatta daha önce de yazdık; 89 adet sabıkası olan adama; değil ülkeye rahatça girme hakkı; KKTC vatandaşlığı da vermişiz yani...

KIBRIS'ın dünkü manşeti dehşetti...

Adamın biri, beş parasız, kuruşsuz ülkeye gelmiş...

Önce bir kadının çantasını çalmış... Sonra bir kadına saldırıp, hem çantasını hem telefonunu gasp etmiş...

KKTC'ye ilk kez gelmiş...

Geldiği akşam saldırıyı gerçekleştirmiş...

Yok!

O kadar da değil yani!

Bu ülke, Dingo'nun Ahırı ya da Dingo'nun Hanı da olsa; dileyen dilediği gibi girememeli...

Çok büyük kayıp çok büyük acı

Cuma günü sabah televizyon programı sonrası izinliydim...

İzin sırasında "Dünya" ile ilişkimi koparmayı hedeflerim... Ve öyle yaptım...

Akşama, Cyprus XP Travel'in bir tanıtım etkinliği vardı... Güzel bir sunum gerçekleştirildi...

Cyprus XP, dünyaca ünlü Emirates Havayolları ile işbirliği yapıyor...

Emirates'in Türkiye ve Balkanlar'daki müdürü, temsilcileri geceye katıldı...

Gerek dev şirket gerekse bu şirketin özel kullanımındaki Dubai Havaalanı'nın iki numaralı terminalini tanıdık...

Emirates'in Türkiye'deki en önemli pazarlama temsilcilerinden biri olan bookingagora.com internet sitesinin temsilcileri de "Emirates" ile nasıl uçabileceğimizi anlattı...

Sevgili Rasıh Reşat ile sadece meslektaş değiliz...

Lefke bölgesindeniz... Londra'da uzun yıllar birlikte çalıştık ve çok ortak arkadaşımız var... Bu ortak arkadaşlarımızdan biri de Uğur Umar'dı...

Uğur benden bir yaş, Rasıh'tan dört yaş büyüktü...

Lefke Gazi Lisesi'nde bir yıl okudum, bir sınıf büyüğümdü...

Yaşamını yitirdiğini Cyprus XP'nin yeni işbirliklerinin tanıtım gecesinde Rasıh'tan öğrendim...

Cenaze töreni ile ilgili haberleri de dün gazetelerde okudum... Cenazeye gidemedim...

Başbakan'ın, öteki bakanların, müsteşarın Uğur için söyledikleri anlamış ve güzel şeyler...

Çok iyi bir diplomattı. Çok çalışkandı... Bunların tümünün doğru olduğundan eminim...

Ama hepsinden öteye çok iyi bir insandı...

Sürekli gülen bir yüzü vardı...

Son derece samimi bir ses tonu ve arkadaşlığı söz konusuydu...

Çok uzun zamandır görüşmemiştik ve rahatsız olduğundan da haberimi yoktu.

Ölümü, inanılmaz ve dayanılmaz bir acı...

Ailenin acısını paylaşıyorum...

Elbette diplomat olarak, devlet çalışanı olarak kaybımız büyük...

Ama en acısı, en dayanılmazı; asla "aramızdan ayrılma" sırası gelmemiş biri olmasıydı... Çok erken bir gidiş... Ve çok değerli, bir kayıp... Çok iyi, çok güler yüzlü bir insan, dibine kadar Kıbrıslı bir kardeşimiz...

Bir kişi daha eksiğiz şimdi...

Artık Uğur yok...

En başta ailesi olmak üzere; Esentepe'lilerin, Lefke'lilerin, Kıbrıslıların başı sağ olsun...

Cep telefonu meselesi!

KKTC kanadı, güven artırıcı önlem olarak ne talep ediyor?

KKTC'de mobil telefon görüşmesi sağlayan şirketlerle, güneyde aynı işi yapanlar arasında "roaming" anlaşması.

Rum tarafı bunu neden kabul etmiyor?

Birincisi, "bizim tarafı ve bizim taraftaki şirketleri yasadışı" sayıyorlar. Her hangi bir anlaşma yapamıyorlar...

Efendim, yasayı değişemezler mi?

Yasayı değişip, KKTC'yi "yasal" saymalarını mı bekliyoruz?

Yaaaa Rab'bim, bana piyangoyu kazandır gayrı!

Ne diyeyim ki!

İkincisi, AB, iletişim alanında çok hassas... Yasal şirketlerin, "yasal olmayanlarla" hukuki ilişki kurmasına izin vermiyor!

Peki, bizdeki mobil şirketleri yasadışı mı?

Elbette değil!

ama Rum Yönetimi, bizdeki şirketlerin Türkiye'deki ana şirketleri ile sözleşme yapmayı kabul etmiş; biz bunu da konuşmadan reddetmişiz...

Peki Rum tarafı ne diyor?

Rum Hükümet Sözcüsü'nün ağzından, ne dediklerini alalım:

".... 2015 yılında Dual International Mobile Subscriber Identity (Dual IMSI) çözümünün uygulanmasıyla ilgili bir öneri sunduk. Söz konusu eylem, adanın her iki tarafındaki bütün şirketlerin, aralarında doğrudan roaming anlaşmaları gerektirmeden, abonelerine, adanın tamamında kapsama alanı sağlayacak sim kart tedarik etme imkanı sağlayabileceği anlamına gelmektedir. Bu uygulama, uluslararası alanda yaygındır. Bu, halihazırda özgür bölgelerde en az bir şirket tarafından uygulanmaktadır"...

Bu ne demektir?

Bu demektir ki, şirketler abonelerine DUAL IMSI denen kartlardan verecek... Her vatandaş, her yerden konuşacak.

Tanınmaydı, siyasi kazanımdı yok.

Üzüm yemek var!

Bağcı dövmek yok!

Kimdi haklı olan!

Ayıptır söylemesi ama pek de haklı görünmüyoruz...

İlla ki, inatla ve ısrarla, tıpkı rahmetlik Rauf Bey gibi, tanınma filmleri vizyona sokmak istiyoruz...

Gibime geliyor!

hemen kızmayın canım!

Doktorlar birbirini çekiştiriyor mu?

Doktorların birbirilerini çekiştirmeleri, çok yaygın bir gelenektir...

Mesela bir hastanede size "x" hastalığı teşhisi koyarlar... Bir öteki hastanede bu hastalığınız olmadığı teşhis ve tespiti yapılırsa, vay o ilk hastanenin doktorları vay!

Neyse, bir Amerikalı iş adamı; Pakistan'a gezmeye gitmiş...

(Fıkradır bu ha!)

Efendim, ayıptır söylemesi, burada gizlisinden saklısından bir genelev bulmuş... İlişkisini yaşamış...

Sonra ayıptır söylemesi, cinsel organda bir hastalık belirtisi olmuş...

Amerikan tıbbı da ileri bir tıp...

Gitmiş adam Amerika'da bir hastaneye, şu test, bu test, o tahlil, bu tahlil, o tomografi, bu mamografi, şu penisografi derken, doktorlar "keseceğiz dipten" demişler...

Bre aman zaman!

Adam kahrından ölecek!

Bulmuş bir Pakistan göçmeni; anlatmış meseleyi... Pakistanlı göçmen, internet üzerinden bunu kendi ülkesinden bir doktorla tanıştırmış.

Adam dönmüş Pakistan'a geri uçmuş...

Doktoru bulmuş!

Pakistanlı doktor, evirmiş, çevirmiş, kendisine verilen raporlara bakmış, incelemiş, "sizin doktorlar hatalı, kesmeye gerek yok" demiş...

Adam bir sevinmiş bir sevinmiş ki tam havaya uçacakken Pakistanlı doktor, "Kendiliğinden düşer bu" demiş...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.