• 28 Kasım 2016, Pazartesi 7:25
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

KKTC mamur edilseydi, kimse çözüm istemezdi?

KIBRIS’ta dün yayınlanan yazımı okuyanlar bilecek, “bir daha Kıbrıs meselesi yazmayacağım” diye bir kez daha söz vermiştim!

Tutamadım!

Sorry ve pardon yani!

Efendim neden tutamadım?

Birincisi, çözümsüzlük stresinden!

Bazı bakanlarımız bu konuda konuştukça ve “peki çözümsüzlük devam ederse ne yapacağız?” sorusuna kimse yanıt vermedikçe; minimum 8 bin TL emekli maaşı alan emeklilerden oluşan bilmem ne grubu uzun uzun açıklamalar yaptıkça, strese giriyorum!

Çünkü onların gelecek endişesi yok!

Kendilerine kurmuşlar bir düzen!

Çoluk çocuk maşaallah nemalan da nemalan yani!

İkincisi, okur ısrarından!

İki okurum, mektup yazmış!

“Mesele ekonomiktir” diyorlar...

Ve birinci stresime sebep olan “çözümsüzlük güruhu”nun 1974’ten beri yönettiği bu ülkede, her şey kötüye gittiği ve insanlar ve tabii ki ben de mutsuz olduğumuz için, “çözümden medet umuyormuşuz!”...

Haklı olabilir iki okurum!

İsimlerini yazmıyorum, izin almadığım için ama ikisi de sanki anlaşarak yazmışlar...

Ve özetle diyorlar ki; “gelecek korkumuz olmasa, endişe etmemiş olsak çocuklarımızdan, neden bunca Rum kaprisi çekelim ki!”...

Peki bize geleceğimizi doğru dürüst kuramayanlar kimler?

Bugün, çözüme karşı duruş sergileyenlerin tümü!

UBP ve DP...

Bakın, Tahsin bakanımın, Serdar bakanımın, Sunat bakanım hayatlarından memnunlar!

Neden memnunlar?

E memnunlar işte...

“Herkes memnun olsaydı, kimse çözüm istemeyecekti!”

Okurlarım bunu söylüyor!

Haksız değiller!

Benim için geçerli olmayabilir bu durum ama ilgili okurlarım gibi düşünenlerin çok fazla olduğu inancındayım.

İnsanları mutlu ve refah içinde bir ülkede yaşatabilseydik; mevcut tartışılan şartlarda olası bir referandumda “evet”, belki de yüzde 30’ları zor geçerdi.

Bilmem anlatabildim mi?

Ama kendileri cukkayı doldurmuş, her türlü “şüpheli” işten de “şüpheli” gelirleri ayarlamışların “hayır”cı ısrarı, benim gibi bir çok kişiyi gaza getirebiliyor ayrıca... Yani yürekten istiyorum çözümü ve barış içinde bir Ada’yı... ama ayrıca, “inattan” da istiyorum, bu “çözümsüzlükçü güruhu” iyi bildiğimden!

Tekrar ediyorum; bilmem anlatabildim mi?

KKTC mamur edilseydi, kimse çözüm istemezdi?

“Kıbrıslı sorusu”...

Ve iki okurumun yanıtı: Büyük çoğunluk istemeyecekti!

Maksimalist Tellioğlu – Seferoğlu aileleri, Leyla, Tosun Paşa ve Kıbrıs sorunu!

Yöneten Kartal Tibet... Yapımcı Ertem Eğilmez... Yapım yılı: 1974’ten iki yıl sonrası, yani 1976!

Bir film... Türk komedisi... Otur, izle, hiç düşünmeden gülümse...

Neden hiç düşünme?

Çünkü, “gerçek”le karıştırmaya çalışacak ve çuvallayacaksınız...

Mesela: Müjde Ar!

Filimde, Daver Bey’in 18 yaşındaki kızı Leyla’yı oynuyor...

Leyla, bölgenin en güzel kızı ama “mal”... Kim istese gidecek! “Babacığım siz bilirsiniz!”...

Neyse...

Filmin adı: Tosun Paşa...

Vikipedi kardeşim filmi şöyle anlatıyor:

“... Olay 19. yüzyıl Mısır'ında geçer. Tellioğlu ve Seferoğlu Aileleri, İskenderiye'nin en değerli yeri olan Yeşil Vadi için birbirleriyle kıyasıya bir mücadeleye girerler. Vadinin kime ait olduğuna devlet görevlileri de karar veremezler. Tellioğlu ve Seferoğlu aileleri Yeşil Vadi'yi ele geçirmek için İskenderiye'nin en büyük devlet memuru olan Daver Bey'in kızı Leyla'yı (Müjde Ar) almak için kıyasıya bir mücadeleye girerler. Daver Bey, Leyla'yı Seferoğullarına vermeye karar verir. Bu durumda Tellioğulları daha büyük bir torpil için evin uşağı olan Şaban'ı (Kemal Sunal) Kahire sarayının en hatırı sayılır ve heybetli paşası olan Tosun Paşa olarak tanıtırlar. Tosun Paşa kılığındaki Şaban Tellioğlu Ailesinin en büyük oğlu Lütfü'nün (Şener Şen) yakın arkadaşı gibi davranıp, Yeşil Vadi ve Daver Bey'in kızı Leyla'yı Tellioğullarına kazandıracağına Leyla'ya kendisi aşık olur ve her şeyi eline yüzüne bulaştırır. Sonuçta işler Arap saçına döner ve en sonunda gerçek Tosun Paşa, Kahire sarayından çıkar, gelir. Gerçek Tosun Paşa, Yeşil Vadiye el koyar ve Daver Bey'in kızını da alır. Neticede bu olaydan ötürü kellelerini bile zor kurtaran Tellioğulları hayatta kaldıklarına bile şükreder bir hale gelirler. Herkesin gözünde suçlu Şaban olur. Halbuki Lütfü kendi kazdığı kuyuya düşmüş, esas Tosun Paşa'nın varlığını bir an için unutmuştur...”

-*-*-*-

Youtube’ta film tam boyda var... İzleyebilirsiniz...

Vaktiniz varsa tabii ki...

Tellioğlu ve Seferoğlu ailelerini “Kıbrıs’ta iki taraf” olarak düşünün...

Güvenlik ve garantileri, “Leyla” veya “geleceğimiz”...

Yeşil Vadi zaten bizde de malum:

Omorfo! Yani Güzelyurt canım... Veya toprağın tümü! Geleceğimiz, geleceğimiz, geleceğimiz!

Tellioğlu ve Seferoğlu aileleri oturup anlaşabilse, kin gütmese, idrar yarıştırmasa, uzlaşsa, sevse, saysa; ne Leyla ne de Vadi elden gidecekti!

Keşke Elence alt yazılı bir kopyası olsa da, müzakere heyetleri birlikte oturup, kapkaranlık bir odada, ful konsantre sadece bu filmi izlese...

Ciddiyim vallahi!

Seferoğlu ve Tellioğlu aileleri, son derece maksimalist davrandıkları için, her ikisi de filmin sonunda ortada kalıyor!

Ve hem Yeşil Vadi’yi hem de Leyla’yı Tosun Paşa götürüyor.

Siyasi yapısızlığımız!

Bakın, DP’nin UBP’den ayrılmasının sebebi de, Çakıcı - Emiroğluları grubunun TDP’den ayrılmasının sebebi de ideolojik değildir.

Kesinlikle kişisel çıkardır.

Bugün, TDP’den ayrılanların, daha solda veya daha sağda ideolojik duruşları olsa, ayrılmalarını ayakta alkışlardım ama bu ayrılığın sebebi, kesinlikle kişiseldir.

Ve ahlaklı – dürüst siyasette doğru bir davranış değildir.

İdeolojik ayrılık yoksa, parti içinde kalınır ve mücadeleye devam edilir.

Haaa bu konuda “yüzde yüz” haklı olduğum iddiasında değilim.

Sadece görüşümü paylaşmak istedim; kızmanıza gerek yok yani demek istiyorum.

YDP’nin DP’den ayrılması da ideolojik değildir. Hatta orada, “etnik” ayrılık sebebi olması, ayrı bir meseledir.

CTP’den ayrılmalar bekleyenler de varmış.

Hatta, “Türkiye yeni bir siyasi parti kurdurtacak” falan diyenler bile var.

Ülkede; BKP ve YKP dışında kalan mevcut siyasi partilerin her hangi bir ideolojik yapısı yoktur. Olmalı mı?

İddialı değilim ama ideolojik tabanı olmayan bir partinin kişisel çıkarlar nedeniyle sürekli zayıflaması, kaçınılmazdır. (Halkın Partisi mesela...)

Efendim, Halkın Partisi’nin dağılma tehlikesi mi var demek istiyorum?

Evet vardır!

Çünkü arkadaşlık veya “düzenden hoşnut olmamak” gibi benzeri heyecanlarla kurulan siyasi parti örneği yoktur...

Tabii ki kendi görüşlerim... Başkası adına yazmıyorum ki!

Neyse...

CTP, yeni bir heyecan ve hareketlilik içerisindedir. Ama yakın geçmişinde, DP ile UBP’den farksız, ideolojisiz bir düzen partisinden öteye geçememiştir. İçine düştüğü acı durumun sebebi de ideolojisinden uzaklaşmış olmaktır!

Siyaset mi?

Bu ülkede siyaset, kişisel hırslara bağlı, siyasetsiz bir yapıdır!

Kadınlar mı erkekler mi daha akıllı?

Bu tür sorulardan nefret ederim... Aklın cinsiyetle ne alakası var!

Yine de bu fıkraya bayıldım...

“... Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından çıkarlar ve kadın adama bakıp:
- Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, sevişmemizi, birlikte olmamızı, huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir,' der.
İnanılmaz bir şekilde heyecanlanan adam:
- Evet, galiba haklısın,' diye cevap verir şaşkınlıkla.

Kadın:
- Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız,' diye devam eder ve şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:
- Sen içmeyecek misin? Kadın cevap verir:

- Hayır, ben polisi bekleyeceğim!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup